PALADYUM KAPLAMA NEDİR, PALADYUM KAPLAMA NASIL YAPILIR,PALADYUMUN KAPLAMA METALİ OLARAK KULLANIM YERLERİ,PALADYUMUN GERİ KAZANILMASI NASIL YAPILIR?


PALADYUM KAPLAMA

PALADYUMUN ÖZELLİKLERİ: Paladyumun atom ağırlığı 106,4 Sembolü Pd olup çelik beyazı bir metaldir. Normal sıcaklıklarda havada kararmaz. Özgül ağırlığı 12.1 dir. İşlenebilir ve yumuşak bir metaldir. Tavlanmış durumda oldukça yumuşak bir metal türüdür. Kaplandığında nikel kaplama ile karşılaştırılabilecek bir sertliğe sahiptir. Elektriksel direnci gümüşünkinden kabaca 7 kat daha büyüktür. Diğer platin ailesi metalleri ile birlikte bulunur. 2 ya da 4 değerliklidir.

PALADYUMUN KAPLAMA METALİ OLARAK KULLANIMI: İkinci Dünya Savaşı öncesinde paladyum, kaplama olarak çok yaygın kullanılmıyordu. Çünkü beyaz metal olmasına rağmen bu beyazlık gümüşün ya da rodyumunkine yakın bile değildir. Dahası, havada kararmamasına rağmen bazı asitler tarafından bozulmaya karşı hassastır. Savaş boyunca, nikel ve rodyum çok az bulunur olduğundan, paladyum kaplama yeni bir dal olarak kuyumculukta altın kaplama öncesinde ve bazı durumlarda rodyum kaplama öncesinde astar olarak kullanıma girdi. Savaştan sonra nikel ve rodyumun tekrar iyi derecede mevcut olması sonucu paladyum kaplama sahneden çekildi. Son yıllarda, baskı devre kartlarında lehimin gerekli olduğu yerlerde üstteki altın kaplama ile alttaki ana metal (genellikle bakır) arasındaki difüzyonu engellemek için ara tabaka olarak denenmiştir. Nikel kaplamanın ara tabaka olarak daha uygun ve ucuz olduğu görülmüştür. Buna göre, yeni kullanım alanları geliştirilmedikçe ya da keşfedilmedikçe paladyum kaplama silik kalmaya mahkum görünüyor. Bu hiç de doğru görünmemektedir! Örneğin, kaplanmış paladyumun ince poröz (gözenekli) zarı otomobillerin emisyon temizliğini arttırmak için mükemmel bir katalizör olabilir. Buna benzer bir fikir paladyum kaplamanın gözde olmasını sağlayabilir. Belki de bunu yapacak kişi sizsiniz!
PALADYUMUN ELEKTROKİMYASAL ÖZELLİKLERİ: Paladyum, paladik durumdan (paladyum içeren bileşikli durumdan) çökertilir (2 değerlikli). %100 katot veriminde 1 dm2 yüzey üzerine 10 mikron kaplanması 1,1 amper-saat gerektirir. 1 amper-saat 1.99 gram metal kaplayacaktır. Katot verimi, kullanılan kaplama çözeltisine ve şartlarına bağlı olarak %40 ila %100 arasında değişebilir.
PALADYUM KAPLAMA BANYOLARI
Paladyum çoğunlukla asit tipi banyolarda, özel durumlarda ise alaşım formunda alkali çözeltilerde kaplanır. Daldırma (yer değiştirme ya da çimentolama) ve kimyasal azaltma (elektriksiz kaplama) vasıtası ile de tortu bırakabilir. Şimdi ticari olarak kullanılan birkaç elektrokaplama banyosu tarif edilecektir.
Bu banyo kalın kaplamalar ve elektrikli şekil verme işlerinde kullanılır.
ASİTLİ KLORÜR BANYOSU

Reçete

Paladyum klorür (PdCl2.2H2O) ................... 340 gr
Amonyum klorür ................................ 170 gr
Tartarik asit ................................. 85 gr
Hidroklorik asit .............................. 28,4 gr
Su .......................................... 3,785 lt
Uygulama Verileri

Çalışma sıcaklığı ......................... 60°C
pH (elektrometrik) ......................... 0,5’ten az
Katot akım yoğunluğu ...............karıştırmasız 1,08 A/dm2
karıştırmalı 1,6-2,15 A/dm2
Katot akım verimliliği ....................... %100
Anot akım yoğunluğu ....................... 1,08 A/dm2
Anot akım verimliliği ....................... %100
ANOTLAR: Oksitleme şartları altında eritilmiş, soğuk çekilmiş saf paladyum.
TANK: Kauçuk veya teflon kaplamalı çelik, ısıya dayanıklı cam veya kırılmaya karşı polipropilen ya da polietilen bir kap içerisinde korumalı vicor kullanın.
ISITMA: Az miktardaki çözeltileri ısıtmak için su banyosudan yararlanmanız tavsiye edilir. Daha büyük miktardaki çözeltiler için vicor, ısıya dayanıklı cam bobinler ya da teflon bobinler tavsiye edilir.
BANYONUN HAZIRLANMASI: Amonyum klorür ve tartarik asidi ihtiyaç duyulan suyun 2/3’ünde eritin ve ardından hidroklorik asit ekleyin. Ardından paladik klorürde eritip işarete kadar tamamlayın. Çözelti dönüşümlü olarak, paladyum anotları ile geçirgen kap metodu kullanılarak ve 1:1 hidroklorik asit çözeltisi içeren geçirgen (poröz) bir kabın içindeki bakır bir katot ile hazırlanabilir.
ŞEKİL 15
PALADYUM ÇÖZELTİSİNİN HAZIRLANIŞI


KONTROL: Bu banyoyu çalıştırırken dikkatle izlenmesi gereken önemli nokta, daima 0,5 ya da altında tutulması gereken pH’ tır. Bu seviyenin üzerinde, çözülemeyen paladyum bileşikleri çökelmesi ile birlikte hidroliz başlar. Verimi artıracağı ve ve sprey kayıplarına neden olacağından izin verilen akım yoğunluğunun aşılmaması da önemlidir. Ayrıca banyo, bakırı direkt olarak kaplamak için kullanılabilmekle birlikte, önce çok kısa bir süre nikel ve/veya gümüş kaplanması akıllıca olur. Çinko, pirinç ve daha az asil metaller durumunda ise kalın bir nikel kaplama gereklidir. Bu paladyum kaplamanın koyu ve kırılgan (gevrek) olmasına yol açan, diğer metaller tarafından batırma vasıtası ile kaplanmasını ve kirletilmesini önler.

MALZEMENİN ÜZERİNDE KALAN SIZINTI: Tıpkı altın kaplamada olduğu gibi platin ailesinden tüm metalleri kaplarken, malzeme kaplandıktan sonra üzerinde kalmış olan banyo sızıntısını geri kazanmak için, kaplama tankından sonra bir sızıntı tankı üzerinde biraz bekleterek süzülmesi sağlamak çok önemlidir. Burada biriken banyo çözeltisi kaplama banyosunun buharlaşma kayıplarını önlemek için kullanılabileceği gibi, konsantre hale getirilip arıtıcıya geri gönderilerek bir gelir elde edilebilir.
PALADYUM İYODÜR BANYOSU

REÇETE:
Paladyum İyodür (PdI2)------------------ 56,7 gr
Sodyum İyodür -------------------------- 453,6 gr
Tartarik Asit -------------------------- 113 gr
Su ------------------------------------- 3,785 lt

UYGULAMA VERİLERİ:

Uygulama sıcaklığı---------- Oda sıcaklığından 60°C’ye
pH derecesi------------------------ 1 – 3 (kolorimetrik)
Katot Akım Yoğunluğu------------------- 1,08 A/dm2
Anot Akım Yoğunluğu-------------------- 1,08 A/dm2
Katot Verimi--------------------------- yaklaşık %90

ANOTLAR: Paladyum
TANK : Klorür banyosundakiyle aynı.

Bu çözelti uzun bir süre boyunca oldukça parlak bir kaplama yapılmasını sağlar. En iyi yapılma biçimi içinde güçlü bir sodyum iyodür çözeltisi bulunan geçirgen kap yöntemiyle elde edilir.

Kalın kaplamalar için karıştırma tavsiye edilir.

SODYUM PALADYUM NİTRAT BANYOSU

REÇETE:

Sodyum Paladyum Klorür (Na2PdCl4.2H2O)--- 38 gr
Sodyum nitrat---------------------------- 38 gr
Sodyum klorür---------------------------- 199 gr
Su--------------------------------------- 3,785 lt

UYGULAMA VERİLERİ:

Çalışma sıcaklığı----------------------- 60°C
pH--------------------------------------- 4 – 5
Katot Akım Yoğunluğu--------------------- 1,08 A/dm2
Katot Verimi----------------------------- %99
Anot Akım Yoğunluğu---------------------- 1,08 A/dm2
Anot Verimi------------------------------ %99

ANOTLAR: Paladyum

TANK: Klorür banyosundakiyle aynı.

KONTROL: pH hidroklorik asitle düşürülerek ve sodyum karbonatla yükseltilerek ayarlanmalı, verilmiş olan değerlerde tutulmalıdır. Uzun bir süre boyunca oldukça parlak bir kaplama yapılmasını sağlar. Dumanlanma meydana gelirse yumuşak bir şeyle kolayca parlatılabilir. Bu reçete çok ince ve parlak kaplama için iyidir.

En iyi sonuç için parçaların iyi bir gümüş astar kaplamaya sahip olması gerekir.

Askıların kaplanması işlemini olabildiğince çabuk tamamlayabilmek için normal akım yoğunluğunun 2-3 katında çok kısa süre kaplamanız akıllıca olacaktır. Ardından akım yoğunluğunu normal çalışma değerine düşürün. Bu kaplama banyosunun kirlenmesini önlemeye yardımcı olur.

Paladyum güçlü bir hidrojen gazı emicisidir, bu yüzden paladyumla kaplama yapılırken hidrojen gazı açığa çıkaran akım yoğunluklarını kullanmaktan kaçınılmalıdır. Hidrojen gazının daha sonra salınması çekme gerilmesinin artması gibi bazı zorluklara sebep olabilir.

Paladyum banyolarında karşılaşılan başlıca sorun, dikkatsiz uygulama sonucunda temel metallerden kaynaklanan kirlenmedir. Bu banyoların arıtılması çok zordur (rodyum kaplama başlığı altında anlatılmış olanlara bakın), bu yüzden malzemenin her yerinin nikel ve/veya gümüşle yeterince kaplandığından emin olmadan onu paladyum banyosuna koymayın! Çözeltinin içine kirlenmeye neden olacak bir madde taşınmamasına dikkat edin. Banyolar dikkatle kullanılırsa arıtıcıya geri gönderilmeden önce uzun süre çalışabilir.

DOLAPTA PALADYUM KAPLAMA

İngiltere’de telefon ve elektronik parçalar için hatırı sayılır boyutta kullanılan banyo türü sülfamat banyosudur. Bu banyo P tuzu olarak da adlandırılan, paladlı diamino dinitrit ile, yani paladyum tuzu ile hazırlanır.

REÇETE:

P tuzu olarak Paladyum------------ litre başına 10-25 gr.
Amonyum sülfamat------------------ litre başına 420 gr.
pH’ı 8.0’ a getirmek için amonyum hidroksit

UYGULAMA VERİLERİ:

Sıcaklık----------------------------------- 26,7-32°C
Dolap akım yoğunluğu----------------------- 0,2 A/dm2
Katot verimi------------------------------- %70
2,5 mikron kalınlığında kaplamak için gerekli süre yaklaşık 60 dakikadır.

Bu banyonun İngiliz kullanıcıları 5 mikron kalınlığın şiddetli atmosferik ve nem testlerini geçmek için yeterli olduğunu bulmuşlardır.

ANALİTİK KONTROL: Platin ailesinden metallerin analizleri oldukça karmaşık yöntemlerle yapılır ve bu yüzden, eğer sağlam bir kimya bilgisi altyapınız yoksa buna teşebbüs etmemenizi öneririm. Hidrometreden elde ettiğiniz verileri kullanarak kabataslak bir kontrol sistemi düzenleyebilir ya da daha yakın bir kontrol için kitabın sonunda referanslar bölümünde verilmiş olan tedarikçilerin bazıları tarafından sağlanan test kitlerini kullanabilirsiniz. Eğer kimyasal analiz yapmakta kararlıysanız analitik referanslara başvurun. pH kontrolü dersin başka yerlerinde de bahsedilen pH test kâğıdıyla usulünce yapılabilir.
Yüzeyişlemleri.com dan alıntır

ÇİNKO KAPLAMA NEDİR, ÇİNKO KAPLAMA NASIL YAPILIR,ÇİNKONUN KAPLAMA METALİ OLARAK KULLANIM YERLERİ,ÇİNKONUN GERİ KAZANILMASI NASIL YAPILIR?


ÇİNKO KAPLAMA

ÇİNKONUN ÖZELLİKLERİ: Çinkonun atom ağırlığı 65,38 sembolü Zn olup mat dökümlü mavimsi bir metaldir. Değerliği 2, özgül ağırlığı 7,14 tür. Normal sıcaklıklarda kırılgandır ama 100 °C ve üstüne ısıtıldığında dövülebilir hale gelir. Fakat oda sıcaklığına soğutulduğunda yeniden kırılgan hal alır. Aktif bir metaldir ve nerdeyse her şeyle tepkimeye girer. Birçok kimyasal içerisinde oldukça çözülebilir olduğu için kendini sonraki etkilerden koruyacak çözülemeyen temel bileşimler oluşturur.

ÇİNKONUN KAPLAMA METALİ OLARAK KULLANIM ALANLARI: Çinkonun öncelikli kullanım alanı, demirli metalleri paslanmaya karşı koruma amaçlı kaplamadır. Kadmiyum kaplamada açıklandığı gibi, fedakârca hareket ederek demir veya çelik ile bir ÇİFT oluşturur ve daha sonra kaplama banyosunda bir anot gibi davranır. Demirli metal katot halini alırken çözülerek ayrılır ve indirgenmiş durumunu koruduğundan dolayı oksitlenemez. Şu an için kadmiyumun mu yoksa çinkonun mu daha iyi bir koruyucu tabaka oluşturduğu bilinmemekle beraber, deniz atmosferinde (tuzlu) kadmiyumun çinkodan daha iyi olduğu, çinkonun da endüstri ortamında kadmiyumdan belli oranda daha iyi olduğu anlaşılmıştır. Fakat kadmiyum nispeten daha az kullanılmaktadır ve bazı zorunlu uygulamalar dışında ekonomik açıdan çinkonun yerini almak için çok pahalıdır. BUNA EK OLARAK yakın zamanda kadmiyumun ve bileşiklerinin zehirliliği üzerine çekilen ilgi bu maddeye bir dezavantaj sağlamıştır. Çinko her türdeki demir ve çelik tellere, demir plakalara ve demirli metal parçalara kaplanmaktadır. Çelik ve demirin eriyik çinkoya daldırmak suretiyle kaplanmasına GALVANİZLEME, çinkonun elektro kaplanmasına da bazen ELEKTRO GALVANİZLEME denmektedir.

ÇİNKONUN ELEKTROKİMYASAL ÖZELLİKLERİ: %100 katot veriminde 1 amper- saatlik elektrik enerjisi 1,18 gram çinko kaplayacaktır. Ayrıca, % 100 verimde 1,54 amper- saat elektrik enerjisi 1 dm² yüzey üzerine 25 mikron çinko kaplayacaktır. Asit tipi banyoların çoğunda gerçek katot verimi %95-99, özellikle siyanür tipi alkali banyolarda ise %60-95’tir.


Eşik Gerilimi ve Çinko Kaplama

Çinko, elektromotor dizisinde hidrojenin üzerindedir. Buna göre, bütün kaplama banyolarının hidrojen iyonu içerdiğini düşünürsek çinko kaplama çözeltisindeki hidrojen gazı katot üzerine çinkodan daha kolay bir şekilde kaplanacaktır. Bu durum şunlara bağlı olarak oluşmaz:

1. Çözeltideki çinko iyonlarının derişimi hidrojen iyonlarına nazaran oldukça fazladır.

2. Çinko üzerindeki hidrojen eşik gerilimi oldukça fazladır.


Önceden açıklanmış olan, bakırın çözeltiden çıkarıldığı ve asla tazelenmediği bakır banyosu örneğine bakarsanız, derişimin etkisi kolayca anlaşılacaktır. Sonunda bakır iyonu derişimi öyle bir seviyeye düşer ki katot ile temas halindeki hidrojen iyonları nötralize olur ve gaz olarak kaplanır.

Eşik gerilimin etkisi nispeten daha karmaşıktır. Açıklanmasına birkaç paragraf ayırmaya değecek bir ilgi alanıdır.

Örneğin bir çözelti içindeki iki platin elektrot üzerinden bir akım geçirirseniz, platin katot üzerinde hidrojen baloncukları oluşmadan (su ayrışmaya başlar) önce 1,7 Volt cıvarında bir sürücü kuvvet uygulamanız gerektiğini göreceksiniz. Eğer platin yerine çinko katot kullanırsanız, elektriksel sürücü kuvveti 2,4 Volt’a çıkarana kadar hidrojen baloncuğu oluşumunun başlamayacağını göreceksiniz. Başka bir deyişle, diğer bütün şartlar aynıyken çinko bir katot üzerine hidrojen gazı kaplanmasını başlatmak için platin katottakinden 2,4 – 1,7 veya 0,7 Volt daha fazla gerilime ihtiyaç duyulacaktır! HİDROJEN EŞİK GERİLİMLERİNİN 0 (paladyum) ile 0,75 (cıva) Volt arasında değiştiği diğer metal katotlar ile benzer sonuçlar alınabilir. Bu olay katot yüzeyinin tabiatı ve bileşimiyle alakalıdır. Başka bir deyişle bazı yüzeyler hidrojen gazı çıkışına diğer yüzeylerden daha fazla direnç göstermektedir. Bu ekstra dirençten dolayı, sürecin devam edebilmesi için daha yüksek bir sürücü kuvvete (elektriksel baskı) ihtiyaç duyulacaktır. Söz konusu olan şey enerji olduğundan dolayı, en az miktarda emek gerektiren süreç en iyisi olacaktır. Çinko kaplamada, diğer etkenler aynı tutulup çinko anot ve katotlar kullanıldığında, çinkonun kaplanmaya başlaması için teorik olarak yaklaşık 0,76 Volt gerekmektedir. Çinko katot üzerindeki hidrojen eşik geriliminin 0,7 Volt olmasından dolayı hidrojen kaplanmasının başlaması için 1,46 Volt gerekecektir. İkinci işlem daha fazla emek gerektirdiğinden çinko kaplama işlemi tercih edilmektedir.

Tabiî ki çinko kaplama yaparken, işleme genellikle demir veya çelik katotla başlarsınız, bu tip katotta hidrojen eşik gerilimi çok daha düşüktür (kabaca 0,08 Volt cıvarında). Bu yüzden başlangıçta bir miktar hidrojen gazı kaplanır, ama birkaç saniye içinde katot cıvarındaki bütün hidrojen iyonları tükenecek ve bu da çinko iyonlarının deşarjına izin verecektir. Çinko ön kaplamasını elde ettikten sonra artık çözelti içinde demir veya çelik katotlar olmayacaktır. Bu aşamadan sonra, daha yüksek hidrojen eşik gerilimine sahip çinko katotla çalışacaksınız ve bundan sonra vuku bulacak olan şey de çinko kaplama olacaktır, çünkü daha az enerji sarfiyatı gerektirmektedir.

Kaplama işindeki tek eşik gerilim, HİDROJEN EŞİK GERİLİMİ değildir. İsimden de anlaşılacağı gibi OKSİJEN EŞİK GERİLİMİ, verilen bir anotta oksijenin deşarj olması için aşılması gereken ekstra gerilimdir.

OKSİJEN EŞİK GERİLİMİ etkisinin görüldüğü tipik durumlardan biri nikel kaplamadır. Nikel anotta OKSİJEN EŞİK GERİLİMİ oldukça düşüktür (0,06 Volt cıvarı). Yani saf bir nikel sülfat çözeltisinde sülfat iyonlarının nikelle bileşik oluşturmasından ya da nikeli çözmesindense oksijenin nikel anot üzerinde oksijen kaplanması eğilimi daha yüksektir. Bu olunca anot PASİFLEŞİR (nikel anot üzerindeki oksijen tabakasından dolayı daha fazla çözülmez). Fakat nikel anottaki KLOR EŞİK GERİLİMİ, OKSİJEN EŞİK GERİLİMİNE göre çok daha düşüktür, bu yüzden eğer kaplama çözeltisinde klor iyonları mevcutsa anot üzerinde klor üretmek daha az enerji ya da emek gerektirir. Son derece aktif olan klor, nikelle birleşerek çözülebilir nikel klorür oluşturmak suretiyle nikel anodu çözer ve böylece nikel anot pasif veya polarize olma durumundan çıkar. Bu son derece basitleştirilmiş fakat doğru bir anlatımdır.

Başka bir EŞİK GERİLİM biçimi KAPLAMA EŞİK GERİLİMİ ya da METAL KAPLAMA EŞİK GERİLİMİdir. Basitçe ifade edersek, verilen bir metalin başka bir metal üzerine kaplanması için teorik olarak ihtiyaç duyulan ekstra sürücü kuvvettir (elektriksel baskı ya da potansiyel). Apaçık bir örnek pirinç üzerine krom kaplamadır. Belli tipteki pirinç yüzeyleri üzerine krom kaplamak nikel üzerine kaplamak kadar kolay değildir. Direkt olarak kabul edilebilecek başka bir örnek, çinkonun kendisi üzerine kaplanmasıdır. Belli tipteki dökme demirler siyanür banyosunda çinkoyla kaplanamaz. Yüzeyin öyle bir tabiatı vardır ki (muhtemelen grafit içerdiğinden kaynaklanır), HİDROJEN EŞİK GERİLİMİ ÇİNKO EŞİK GERİLİMİNDEN oldukça düşüktür ve bu yüzden çinko kaplamadan daha az enerji gerektirdiği için dökme demir yüzeyinde hidrojen çıkışı olur, bundan dolayı da dökme demir yüzeyinde sürekli bir çinko kaplama elde edilemez.

EŞİK GERİLİME neyin sebep olduğuna dair birkaç teori mevcuttur, fakat hiçbiri bütün gerçekleri tam olarak açıklayamamaktadır, ayrıca çok kapsamlı ve karışıktırlar. Kendimizi şöyle basit bir açıklamayla tatmin edebiliriz: Farklı yüzeyler farklı enerjiler gerektiren farklı dirençlere sahiptir ve söz konusu enerji olduğunda seçim en az direnç gösteren yol olacaktır (yani en az emek gerektiren yol).


Çinko Kaplama Banyoları

Çinko çok aktif bir metal olduğu için, diğer elementler ve bileşikler ile birleştirilerek, çinkonun kaplanacağı birçok elektrolit ve banyo mevcuttur. Fakat pratikte sadece 4 veya 5 tip banyo kullanılmaktadır ve bunlar bakırlı asit ve alkalik banyolara ayrılır. Asit banyoları sıkça şerit çeliğin kaplanmasında kullanılır. Genelde daha yüksek katot verimlilikleri vardır ve daha beyaz kaplamalar üretirler. Fakat düşük dağılma gücüne sahiptirler ve kaplamanın diğer metallerin beraber kaplanmasıyla kaplamanın kirlenmesine izin verme eğilimindedirler. Bu da daha düşük korozyon direncine sebep olur.


İlk olarak asit tipi banyoları göreceğiz:

Çinko Sülfat Kaplama Banyosu

Reçete

Çinko sülfat (ZnSO4.7H2O) ................... 907 gram
Sodyum asetat .............................. 113,4 gram
Aluminyum sülfat (Al2(SO4)3.18H2O) ........... 113,4 gram
Meyan kökü.................................... 2,83 gram
Su ......................................... 3,79 lt

Çalışma Koşulları

Çalışma sıcaklığı: 24 ila 29,5 °C
pH: 3,5–4,5 (sülfürik asit ile kontrol edin)
Katot akım yoğunluğu: 1,07 ila 4,3 A/dm2, karıştırma kullanılıyorsa daha yüksek akım yoğunlukları
Anot / Katot Oranı: 1:1
Anotlar: Dökme bara ya da küre anotlar, %99,8 veya üstü.


DOLAPTA KAPLAMA için 450 – 600 gr/lt çinko sülfat olacak şekilde metal içeriğini yükseltin.

TANKLAR: Kauçuk, Teflon veya polietilen astarlı çelik, sertleştirilmiş (temperlenmiş) cam veya seramik, polipropilen, yüksek yoğunluklu polietilen.


Çinko Klorür – Asetat Kaplama Banyosu

Reçete

Çinko klorür .............................. 1133 gr
Sodyum asetat .............................. 283,5 gr
Borik asit ................................... 56,7 gr
Meyan kökü ................................... 28,4 gr
Su ........................................ 3,79 lt

Çalışma Koşulları

Çalışma Sıcaklığı: Oda sıcaklığı ile 49 °C arası. Daha düşük sıcaklıklarda elde edilen kaplamaların şekillendirilebilme özellikleri daha azdır.
pH: 3,5 ila 4,5 kolorimetrik. pH’ı ayarlamak için hidroklorik asit ve çinko karbonat kullanın.
Akım yoğunluğu: 3,23 ila 10,76 A/dm2.
Anot / Katot Oranı: 1:1

ANOTLAR: Yukarıdaki gibi. Vinyon veya dynel kumaş ile torbalayın. Kullanılmayan süreler boyunca oluşacak zararları azaltmak için çinko alüminyum alaşımları kullanılabilir.

TANKLAR: Çözelti oldukça aşındırıcıdır. Kauçuk astarlı veya Teflon astarlı çelik, sertleştirilmiş cam veya seramik veya polipropilen ya da polietilen tanklar kullanın.

ISITMA: Karbate, payreks, teflon veya tantal ısıtma serpantini kullanın.


Çinko Fluoborat Banyosu

Bu, çinkonun oldukça yüksek akım yoğunluklarında kaplanmasına izin verdiği ve son derece ince grenli kaplamaların makul renklerinde yüksek verimliliğe sahip olduğu için hatırı sayılır bir banyodur. Eriyebilir ve dökme demir üzerine direk olarak kaplanacaktır ve yüksek dağılma gücünün gerekmediği yüksek hızlı kablo ve şerit kaplamalarında çok iyidir. Çok düşük seviyede bir kontrole ihtiyacı vardır.

Reçete

Çinko fluoborat ............................... 1139 gr
Amonyum fluoborat .......................... 136 gr
Amonyum klorür ............................... 102 gr
Meyan kökü .................................... 3,54 gr

Çalışma Koşulları

Çalışma sıcaklığı: 26,7 ila 49 °C
Katot akım yoğunluğu: 2,7 ila 86 A/dm2
Anot / Katot Oranı: 1:1 veya 1,5:1
Anotlar: Saf dökme çinko anotlar kullanın.


İsteğe bağlı karıştırma yapılabilir. Daha yüksek akım yoğunluklarının kullanılabilmesini sağlayacaktır. Havalı ya da mekanik karıştırma yapılabilir.

TANKLAR: Kauçuk astarlı, Teflon astarlı çelik. Cam tanklar kullanmayın. Polipropilen ve polietilen ile iyi tanklar elde edilecektir.

FİLTRELEME: Çözelti en iyi sonuçları almak için filtrelenmelidir. Selülozik filtreleme vasıtasıyla birlikte kauçuk veya teflon astarlı filtre pompaları kullanın. Anotlar vinyon kumaş ile torbalayın.

ISITMA SARGILARI: İsteğe bağlı sıcak kullanılmak üzere, Karbate veya Teflon ısıtma sargıları kullanılabilir. Çözeltinin dağılma gücü düşük sıcaklıklarda daha iyidir ve bu yüzden tanktan yüksek hacimde malzeme geçirilecekse soğutma bobinlerine ihtiyaç duyulabilir.

Bu asit banyolarının göze çarpan bir özelliği şudur: Bu tip banyolarda asit çözeltisi içindeki yüzeydeki hidrojen eşik geriliminin alkalik çözelti içindeki yüzeyden daha yüksek olmasından dolayı dökme demir yüzeylerinin kaplanmasında kullanılabilirler. Alkalik çözeltilerdeki daha düşük eşik geriliminin malzeme yüzeyinde (katot) aşırı hidrojen gazı oluşumuna yol açtığı yüksek karbonlu çelik kaplama işleminde de benzer bir avantaj vardır. Bu gaz oluşumu çeliğin, hidrojenin metal tarafından emilmesiyle metalin mekanik özelliklerini bozan hidrürlerin oluşumundan ibaret olan HİDROJEN GEVRETMESİNE maruz kalmasına sebep olabilir. Bol miktarda hidrojen oluşumuna izin verilen asit çözeltileriyle yapılmış uygunsuz sökme prosedürleri de benzer hidrojen gevretmesine sebep olabilir. Asit tipi çözeltinin ciddi bir dezavantajı şudur: Dağılma gücü çok yüksek değildir ve en iyi sonuçlar basit şekil ve yüzey hatlarına sahip kablo, şerit, çubuk ve plakalarda alınır.


Parlak Asit Klorür Çinko Kaplama Banyosu

Parlak asit klorür kaplama banyolarında amonyum, potasyum veya sodyum tuzları kullanımı temel alınmıştır. Çoğu tescilli banyonun kimyasal bileşimi aslında birbirine yakındır. Temel fark kullanılan parlatıcı sistemindedir.

Reçete

Amonyum klorür ............................... 135 gr/lt
Çinko klorür ............................... 22,5 gr/lt
Parlatıcı (taşıyıcı) .......................... hacmen %4
Parlatıcı (asıl)............................... hacmen %0,2

Not: Asit klorürlü kaplama banyolarında kullanılan parlatıcılar tescillidir. Kesin tavsiyeler için satıcınıza başvurun.

Çalışma Koşulları

Sıcaklık: 21– 26,7 °C.
pH: 5,0 – 6,0
Katot akım yoğunluğu: 0,54 – 5,4 A/dm2
Gerilim: 2 – 8 Volt.
Anot / Katot Oranı: 1:1
Anot torbaları: Önerilir. Dynel, polipropilen veya naylon kullanılabilir.
Anotlar: Titanyum anot sepetlerde saf çinko plak ya da saf çinko küre.
Filtreleme: Periyodik veya devamlı. 20 mikronluk filtre kullanın.
Tanklar: Polipropilen, Koroseal veya diğer aside dayanıklı madde astarlı tanklar.
Karıştırma: Katot çubuk veya mekanik pompa.


Bu banyo sürekli çalışma için kullanılacaksa soğutma yapılması önerilir. Soğutma sargıları titanyum plastik veya sert kauçuktan yapılabilir.

Bu kaplama banyosunun çok bilinen bir diğer çeşidinde sadece potasyum tuzları kullanılır. Bunun başlıca avantajı amonyum tuzlarının tesisin atıklarına karışmamasıdır.

Reçete

Potasyum klorür ............................... 225 gr/lt
Çinko klorür ............................... 67,5 gr/lt
Borik asit .................................... 37,5 gr/lt
Parlak taşıyıcı ............................... hacmen %4
Parlatıcı (asıl) .......................... hacmen %0,2


Not: Asit klorür kaplama banyolarında kullanılan parlatıcılar patentlidir. Kesin tavsiyeler için satıcınıza başvurun.

Çalışma Koşulları

Sıcaklık: 21 – 32°C.
pH: 5,0 – 6,0.
Katot akım yoğunluğu: 2,15 – 4,3 A/dm2
Gerilim: 1-5 Volt
Anot / Katot Oranı: 1:1
Anot torbaları: Önerilir. Dynel, polipropilen veya naylon kullanılabilir.
Anotlar: Titanyum anot sepetlerde saf çinko levha ya da saf çinko küre.
Filtreleme: Periyodik veya devamlı. 20 mikronluk filtre kullanın.
Tanklar: Polipropilen, Koroseal veya diğer aside dayanıklı madde astarlı tanklar.
Karıştırma: Katot çubuk hareketi veya mekanik pompa.


Bu tip banyonun çok kullanılan başka bir çeşidi de, potasyum klorür – amonyum klorür karışımlı banyodur. Çeşitli satıcılardan sağlayabilirsiniz.

Bu banyoların çoğu klasik çinko kaplama banyolarına nazaran birçok avantajı vardır.

1. Atık imha problemleri en aza indirilir. Genelde tek ihtiyaç duyulan pH ayarı ve çinko kirlenmesinin kontrolüdür.

2. Asitli çinko banyoları %95 ya da üstü akım verimi ile çalışır.

3. Asitli çinko banyoları güzel ve parlak kaplamalar verirler.

4. Yüksek katot veriminden dolayı, asit klorür banyoları diğer çinko kaplama banyolarına nazaran çok az hidrojen gevretmesine sebep olurlar.


Buna karşın, asit klorür banyolarının iki dezavantajını belirtmemiz gerekir:

1. Asit klorür banyoları, diğer çinko kaplama banyolarına göre çok daha aşındırıcıdır (koroziftir).

2. Özellikle, karmaşık şekilli malzemeler kaplanırken, kaplama çözeltisinin malzeme üzerinde kalan kısmının daha sonraki banyolara geçmesi ciddi sorunlara yol açar.


TABLO 1: ASİTLİ ÇİNKO KAPLAMA BANYOLARINDA HATA GİDERME


Belirti Muhtemel Sebebi



Kaplama mat. (1) Düşük parlatıcı
derişimi.

ÇÖZÜM: Satıcınızın belirlediği miktarda parlatıcı ekleyin.


* * * * * * * *


Kaplama kırılgan. (1) Çözelti dengesiz.
(2) Parlatıcı fazla.

ÇÖZÜM: Kaplama banyosunun kimyasını kontrol edin. Önerilen değerlere ayarlayın.


* * * * * * * *


Kaplama karıncalı. (1) Çözelti dengesiz.
(2) Nemlendirici yok.

ÇÖZÜM: Kaplama banyosunun kimyasını kontrol edin. Önerilen değerlere ayarlayın.

* * * * * * * *

Yüksek akım bölgelerinde mat ve (1) Metal konsantrasyonu
yanık kaplama. düşük.

ÇÖZÜM: Metal derişimini önerilen seviyeye kadar yükseltin.


* * * * * * * *


Kahverengi görünümlü kaplama. (1) Klorür fazla.
(2) Sıcaklık düşük.
(3) Parlatıcı dengesiz.

ÇÖZÜM: (1) Banyonun kimyasal dengesini kontrol edin. Önerilen seviyelere göre ayarlayın. (2) Sıcaklığı kontrol edin. Gerektiği gibi ayarlayın.


* * * * * * * *


Düşük dağılma gücü. (1) pH çok düşük.
(2) Çinko içeriği çok
fazla.

ÇÖZÜM: pH ve/veya çinko içeriğini ayarlayın.


* * * * * * * *


Kaplama süngerimsi ve koyu. (1) Asit derişimi düşük.

ÇÖZÜM: Asit derişimini ayarlayın.


* * * * * * * *


Banyonun verimi düşük. (1) Düşük sıcaklık.
(2) Düşük metal içeriği.
(3) Çözelti dengesiz.

ÇÖZÜM: Satıcı tarafından belirtildiği gibi sıcaklığı ve/veya çözelti dengesini ayarlayın.


* * * * * * * *


Kromatlama veya nitrik daldırmadan (1) Metalik kirlenme.
sonra kaplama kararıyor.

ÇÖZÜM: Metalik kirleticiyi belirleyin ve uygun metotlar kullanarak çıkarın.




Alkali Çinko Kaplama Çözeltileri

Alkali çinko kaplama çözeltileri, daha ince tanecikli, daha parlak ve nispeten yüksek dağılma güçlü çinko kaplamaları verirler ve bu sebeple pirinçte olduğu gibi, daha karmaşık demir ve çelik şekillerin kaplanmasında sıkça kullanılırlar.

Tescilli parlatıcıların kullanımını içeren birçok tescilli çinko siyanür kostik soda çözeltisi mevcuttur. Bunların detaylarını ürün sağlayıcınızdan elde edebilirsiniz. Yine de, açıklandığı gibi parlatıcılar ekleyebileceğiniz, standart bir siyanür – kostik çözeltisi vardır:

Reçete

Çinko siyanür .............................. 226,80 gram
Sodyum siyanür .............................. 141,75 gram
Sodyum hidroksit ............................. 283,50 gram
Sodyum sülfür .............................. 3,54 gram
Su ......................................... 3,79 lt

Çalışma Koşulları

Sıcaklık: Oda sıcaklığından 32 °C’ ye kadar.
Katot akım yoğunluğu: 1,08 ila 5,38 A/dm2
Toplam siyanürün çinkoya oranı: 12’ye 4,5 veya 2,66’ya 1.
Anotlar: Elektrolitik çinko veya çinko aluminyum anot alaşımı.

TANK: Kauçuk astarlı çelik, Teflon astarlı çelik, çıplak çelik veya paslanmaz çelik (bipolar etkileri en aza indirmek için sert polietilen panellerle astarlanmış) veya katı polipropilen.

ORTALAMA VERİM: %85 civarı.


Dolapta Siyanürlü - Kostik Çinko Kaplama Banyosu

Dolapta çinko kaplama için reçeteyi aşağıda gösterildiği şekilde değiştirin:

Reçete

Çinko siyanür .............................. 283,5 gram
Sodyum siyanür .............................. 177,2 gram
Sodyum hidroksit ............................. 354,4 gram
Sodyum sülfür .............................. 3,54 gram
Su ......................................... 3,79 lt

BU ÇÖZELTİNİN HAZIRLANIŞI: Tankınızın temizliğinden emin olduktan sonra yaklaşık 43,5 – 49 °C sıcaklıkta suyla 2/3’üne kadar doldurun. Sabit karıştırma yaparak (demir bir çubuk işinizi görür) sodyum hidroksidi çözün. Sodyum siyanürü ekleyip çözdükten sonra çinko siyanür ile devam edin. Hepsi çözülene kadar karıştırın ve sodyum sülfürü ekleyin (Not: Gerekli miktarda sülfürü önceden az miktarda sıcak suda çözün). Sülfürü eklerken kuvvetli şekilde karıştırın. Banyonun oturmasını bekleyin ve mümkünse önceki gibi filtreleyin.

Sülfür eklemenin amacı çözeltide bulunabilecek ağır metallerin çökeltilerek ayrılmasıdır. 220 mesh veya daha ince çinko tozu da kullanılabilir. Eğer çinko tozu kullanıyorsanız, 2,8 gr/lt çözelti kullanın. Aynı şekilde ekleyin ve oturması için bekledikten sonra kullanmadan önce filtreleyin. Bakır kirliliği istisnası dışında, sodyum sülfür tercih edilen bir arıtma metodudur.


Çinko Siyanür Banyoları İçin Parlatıcılar

Parlatıcı#1

Reçete

Molibden oksit (MoO3) ....................... 113,4 gram
Sodyum sülfür ............................. 28,4 gram
Sodyum hidroksit ............................ 85 gram
Vanilin .................................. 56,7 gram
Su ....................................... 3,79 lt

Hazırlanışı: İlk olarak sodyum hidroksidi sıcak suda çözün ve sodyum sülfür ile devam edin. Şimdi kuvvetli karıştırma eşliğinde molibdik oksidi ekleyin ve çözülene kadar karıştırın, daha sonra vanilini (sentetik) ekleyerek devam edin. Bu parlatıcıyı kullanmak için 8 fluid (227 ml) kaplama banyosu ekleyin. İçine karıştırın ve kaplamadan önce durulması için bekleyin.


Parlatıcı#2

Reçete

Üre ........................................ 453,6 gram
Molibdik oksit ............................. 113,4 gram
Sodyum tiyosülfat ........................ 226,8 gram
Su ........................................ 3,79 lt

Hazırlanışı: İlk olarak üreyi sıcak suda çözün ve sodyum tiyosülfat ve molibdik asit ile devam edin. Galon (3,79 lt) işaretine kadar su ekleyin. Önemsenmeyebilecek hafif bir çökelti oluşabilir. Kullanmadan önce çalkalayın ve kaplama çözeltisinin her litresi için 45 ila 60 ml parlatıcı kullanın. Kaplamadan önce karıştırın ve oturması için bekleyin.


Çinko Siyanür Banyoları İçin Genel Çalışma Prensipleri

SICAKLIK: Yukarıdaki banyolarla çalışılırken anlaşılacaktır ki oda sıcaklığına yakın sıcaklıklarda daha parlak kaplamalar elde edilir, dahası dağılma gücü de düşük sıcaklıklarda daha iyi olacaktır. Aynı zamanda düşük sıcaklıklarda katot verimi düşüktür ve akım yoğunluğu aralığı kısıtlıdır.

TOPLAM SİYANÜRÜN ÇİNKO METALİNE ORANI: Siyanürün çinkoya oranı yükseldikçe daha iyi dağılma gücü, fakat daha düşük verimlilik elde edilir. Oran düştükçe verimlilik yükselir ve dağılma gücü düşer, dolayısıyla parlak kaplama aralığı büyür.

KOSTİK SODA İÇERİĞİ: Sodyum hidroksit içeriği 60 gr/lt cıvarında tutulmalıdır. 45 gr/lt’den düşük değerlerde kaplama parlaklığını yitirir ve anotlar doğru şekilde çözülmeyebilir.

KİRLENME: Çinko kaplama banyoları özellikle kirlenmeye maruz kalırlar ve bu bakımdan kadmiyumdan bile daha hassastırlar. Bu nedenle, eğer mümkünse, herhangi bir kirlenmeyi önlemek ve kirlilik kaynağının farkına varır varmaz ortamdan uzaklaştırmak akıllıca olacaktır. Hata giderme bölümünde verilen arıtma işlemleri çok dikkatli bir şekilde kullanılabilir.

METAL İÇERİĞİ: Özellikle süzüntü kayıplarının düşük olduğu yerlerde, metal birikmesinin daha hızlı veya daha yavaş oluşumuna neden olan, anot verimliliğinin neredeyse her zaman katot verimliliğinden yüksek olduğu durumlarda, çinko banyosunun metal içeriğinin ayarlanması problem teşkil etmektedir.

Durum, çinko metal anotlarının kimyasal etkilerden dolayı üzerinden akım geçmese bile çözünmesiyle, ileride daha da kötüye gider. Bu zorluğun üstesinden gelmek için, düşük anot veriminde çalışarak durumu dengeleme eğiliminde olan çinko aluminyum alaşımı anotlar kullanabilirsiniz veya arzu ederseniz her zamanki çinko anotlarınızla birlikte paslanmaz çelikten, çözülmeyen anotlar kullanabilirsiniz. Bu bölümde asit bakır kaplama için verilmiş benzer bir çözüm burada kullanılamaz, çünkü çözülemeyen çelik yüksek hidrojen aşırı gerilimi gösterirler ve üzerlerine oldukça yüksek bir gerilim uygulanmadığı müddetçe tank üzerinden akım geçişine izin vermezler, bu da daha sonra çinko anotlardan aşırı akım geçmesine sebep olur. Bu yüzden aşağıda gösterilen gibi bir sistem kullanılmalıdır.



Çinko anotlar, kauçuk şeritlerle anot çubuğundan izole edilmiştir (bkz. bakır kaplama), zigzag çinko ve çelik anotlar kullanılmıştır. A1/A2 oranının doğru şekilde ayarlanması çinko derişiminin sabit tutulmasını sağlayacaktır.

Şekil 16. Değişmeyen Çinko Konsantrasyonu Düzenlemesi


Bu sistem ile çalışmak çinko alaşım anotları ile çalışmaktan daha karmaşık olduğu için, çinko alaşım anotlar ile çalışmak muhtemelen daha akıllıca olacaktır, ama yukarıdaki sistem uygun bir şekilde çalıştırılabilirse banyodaki çinko metali üzerine mükemmel bir kontrol sağlanacaktır. Fakat çözülemeyen anotlar karbonatların oluşumunu hızlandırma eğilimindedir ve demir elektromotor serisinde çinkonun altında olduğu için, çözeltinin kullanılmadığı zamanlarda üzerlerine çinko kaplanacaktır. Bu olay çinko anotların çözülmesini hızlandırmaktadır (Yaklaşık on kat daha fazla çinko çözülür — saatte 2,15 gr/cm²).

Eğer çinko anotlar, bakır kaplamada önerildiği gibi (diyagrama bakın) kauçuk izolatörler kullanılarak devre dışı bırakılırsa, kaplama olayı neredeyse tamamen engellenecektir.

Çelik sepetler içinde küre anotlar kullanıldığında, bu çelik sepetler yardımcı çelik anotlar olarak bu iş görürler. Bu tabi ki daha uygundur, ama ortada hala çinkonun çalışılmayan zamanlarda da kaplanması problemi vardır. Çelik sepetler üzerine bir kaplama elde etmeye yetecek sürede, hafif paslanmaz çelik katotlar ve ters akım kullanılarak, çelik sepetlerin ve çinko kürelerin üzerine hafif bir çinko tabakasının kaplanması önerilmektedir. Alternatif ve muhtemelen daha iyi bir öneri ise, sistemin kapalı olduğu zamanlarda, sisteme çok düşük bir ters potansiyel uygulanmasıdır (Çinkonun çözülmesini önlemeye yetecek kadar). Bu, sistemin kapalı olduğu süre boyunca istenen sonuçları elde etmeye yarar.

DOLAPTA KAPLAMA: Siyanür çözeltisiyle dolapta kaplama için, maksimum açıklığa sahip dolaplar kullanın ve dolap üzerine 9 ila 16 volt gerilim uygulayın. Eğer çözelti ısınırsa, çalışma sıcaklığını sabit tutmak için bir soğutma serpantini kullanın.

PARLAK DALDIRMA: Bu dersin ilerleyen bölümlerinde açıklanacak zinkat banyosu istisnası dışında, neredeyse bütün çinko kaplama çözeltileri, banyodan çıkarıldıktan sonra, şüphesiz oksit oluşumundan kaynaklanan, hafif kahverengimsi bir tabaka oluşturma eğilimindedirler. Bu tabakayı kaldırıp maksimum parlaklığı elde etmek için bir parlak daldırma yapılmalıdır. Kadmiyum kaplamada anlatılan parlak daldırmalar gibi daldırmalar bu amaca iyi hizmet edecektir. En çok kullanılanı %5’lik nitrik asit daldırma çözeltisidir.



TABLO 2. ÇİNKO SİYANÜR KAPLAMA BANYOLARINDA HATA GİDERME


Belirti Muhtemel Sebebi


Kaplama koyu renkte. Parlak (1) Bakır mevcudiyeti
daldırmadan sonra mat gri renkte
görünüyor.

ÇÖZÜM: Pratik olarak, 7,5 gr/lt çinko tozu çözeltisi, 1,65 gr/lt bakır metalini çıkaracaktır. Parlak tip bir çinko banyosunda 0,075 gr/lt’den fazla miktarda bakır bulunuyorsa kötü sonuçlar alınmaya başlanır. Eğer banyo içinde kazara çok fazla miktarda bakır karıştırmışsanız, bakırın çoğunu gidermek için çok fazla miktarda kullanmanız gerektiği için çinko tozu kullanmak çok pratik olmayacaktır. Bu nedenle, aşırı miktardaki bakır kirlenmesinden kurtulmanın en iyi yolu, kadmiyum nikel kaplama ders 6-B veya 8-B’de gösterilen şekilde taklit katotlar kullanarak 0,22 A/dm2 de banyodan temizlemektir.

Bu işlem bakır derişimini yaklaşık olarak 0,3 gr/lt’ye kadar indirecektir. Bu noktadan sonra, 15 gr/lt çinko tuzu ekleyip 15 dakika kuvvetli şekilde karıştırın ve oturması için 1 saat bekleyin, daha sonra çözeltiyi filtreleyin. Bir çözeltiyi çinko tuzuyla işledikten sonra, daldırma yoluyla çinko tozu üzerine kaplanan bakır, siyanür içerisinde tekrar çözüleceğinden, filtrelemeden önce çözeltiyi çok fazla bekletmemek gerekir.

Çinko banyonuzdaki ortalama bakır miktarını şu şekilde belirleyebilirsiniz:

(1) 15 santimetre x 7,5 santimetre katot test levhası üzerine çinko kaplayın.
(2) Yaklaşık 12 mikron çinko kaplama elde ettikten sonra iyice durulayın.
(3) Kaplamayı inceleyin ve görünümüne dikkat edin.
(4) Levhayı %5 lik nitrik asit çözeltisine daldırın. Durulayıp inceleyin ve tekrar kaplayın.
(5) Aşağıdaki tablo ile kontrol edin.


ÇİNKO KAPLAMA BANYOLARINDA BAKIR KONSANTRASYONU


BAKIR MİKTARI KAPLAMANIN GÖRÜNÜMÜ
(gr/lt) PARLAK DALDIRMADAN SONRA KAPLAMADAN SONRA


0,28’e kadar Koyu Kahverengi Hafif Bulanık

1,42’ye kadar Donuk Gri Mat

2,83’e kadar Mat Gri Koyu Mat

5,67’ye kadar Mat Gri Siyah
ve aşağısı

* * * * * * * *

Kaplama koyu görünümlü. Anotlar çamurlu (1) Kurşun varlığı

ÇÖZÜM: Kurşunu, kadmiyum ve nikel kaplamada anlatılmış olan kıvrımlı taklit katotları kullanarak bir gece boyunca 0,32 A/dm2 de elektroliz ederek çıkarın, ya da bir başka ve daha hızlı yöntemi kullanın; 0,94 gr/lt sodyum sülfür ekleyin, karıştırıp oturmasını bekleyin ve mümkünse filtre edin.

* * * * * * * *

Kaplama kabarıyor (1) Zayıf temizleme ve/veya
dağlama.
(2) Çok fazla siyanür içeriği.
(3) Antimon metali varlığı.

ÇÖZÜM: (1) Temizleme ve asitle dağlama prosedürünü kontrol edin. Asitle dağlama ya da temizleme sırasında, özellikle metal içeriğinin düşük olduğu durumlarda aşırı gaz çıkışından kaçının. (2) Eğer toplam siyanürün çinko metaline oranı yüksek ise, farklı olarak çinko siyanür kullanın. 1 kg çinko siyanür 0,84 kg siyanürü çıkaracaktır. (3) Antimon mevcut ise 054 A/dm2 kullanarak temizleyin.

* * * * * * * *

Kaplama süt kıvamında. Anotlar (1) Kromat formunda
kahverengi tabakayla kaplanmış. kromik asit varlığı.

ÇÖZÜM: Siyanürlü bakır kaplamada anlatıldığı gibi bir sodyum hidrosülfür işlemi uygulayın.

* * * * * * * *

Kaplama donuk (1) Siyanür/çinko oranı düşük.
(2) Sodyum hidroksit (kostik
soda) çok fazla.
(3) Metalik kirleticiler var.

ÇÖZÜM: (1) Siyanür ekleyerek veya çinko içeriğini düşürerek düzeltme yapın. (2) Bir kısım kostiğin sürekli olarak sodyum karbonata ayrıştığı ve ağırlıkça her 1,6 birim kostik ayrışımında 1 birim çinko kaplandığı göz önünde bulundurulursa, bu durum çok seyrek görülür. Ama bu durum ortaya çıkarsa, bir gece veya analizler daha düşük bir sodyum hidroksit derişimi verene kadar, bir miktar kaplama çözeltisi içeren gözenekli bir kapta bekletilmiş taklit katotlar üzerine kaplamak suretiyle kostik soda içeriğini düşürebilirsiniz.

Metot kostik soda içeriği başlığı altında açıklanmıştır ama hidrosiyanik gazı çıkışı olabileceğinden yüksek oranda dikkat gösterilmelidir. (3) Metalik kirliliğin üstesinden daha önce anlatıldığı gibi gelebilirsiniz.

* * * * * * * *

Katotta aşırı gaz çıkışı var. Katot (1) Metal içeriği çok
verimi çok düşük. düşük
(2) Sodyum siyanür/çinko
oranı çok düşük.

ÇÖZÜM: (1) Metal içeriğini kontrol edin; eğer çok düşükse siyanür/çinko oranının değerine bağlı olarak çinko siyanür veya çinko oksit formunda çinko ekleyin (bkz yukarıda (2)). (2) Çinko oksit formunda çinko ekleyerek siyanür içeriğini düşürün (bkz. (2) Kabarcıklı kaplama).

* * * * * * * *

Anotlar polarize olmuş. (1)Kostik soda miktarı az

ÇÖZÜM: Gereken miktarda ekleyin.

* * * * * * * *

Kaplama büyük kristalli yapıda (1) Çok yüksek kostik
soda içeriği.

ÇÖZÜM: Önceden açıklandığı gibi düşürün.

* * * * * * * *

Kaplama kaba (1) Katı çözülmeyen madde
içeriği.
(2) Kadmiyum içeriği.

ÇÖZÜM: Eğer kaplama kabaysa katı parçacıkların varlığı sözkonusu olabilir; çözelti silikat içeren ve yüksek kostik çözülmesi nedeniyle banyoya silisyum karışmasına neden olarak kaplamada hataya sebebiyet verebilecek Celite filtre yerine, bir selülozik filtre kullanılarak filtrelenmelidir. Eğer kadmiyum miktarı çok yüksekse, çinko anotlar üzerinde süngerimsi bir yapı oluşacaktır ve eğer sülfür kullanıldıysa, tankın dibinde sarımsı bir tortu oluşacaktır.

Bir dökme demir parçası üzerine kaplama elde etmek için, çinko siyanür çözeltisine az miktarda kadmiyum eklemek, kaplamacılıkta “meslek sırrıdır”, ama kaplamada muhtemelen pürüzlülüğe yol açacağından çok ta akıllıca bir uygulama değildir.

* * * * * * * *

Çinko küre anotlar kirli (1) Elektriksel bağlantı
iyi değil.

ÇÖZÜM: Anot askısını ve elektrik bağlantılarını kontrol edin. Temizleyin.




Çinko Siyanür Banyolarıyla Çalışırken Alınacak Bazı Pratik Önlemler

Parlak ve yarı-parlak siyanür çinko banyolarıyla çalışırken dikkat edilecek en önemli şey her türlü kirlenmeden kaçınmak olacaktır. Eğer banyo kirlenmeye karşı korunur ve toplam siyanürün çinkoya oranı yeterince sabit tutulursa, neredeyse hiçbir sorunla karşılaşılmaz. Aşağıda bu tür banyolarla çalışırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar belirtilmiştir:

1. Tanka giren bütün malzemenin doğru şekilde temizlendiğinden, asit ile dağlandığından ve durulandığından emin olun. İyi durulama en az temizleme kadar önemlidir. Eğer kum püskürtme dökümleriyle çalışıyorsanız, bütün kumun temizlenip temizlenmediğini kontrol edin. Yüzeydeki kum varlığı, bazen kötü kabarmaya neden olabilir.

2. Tanka kazara düşen nesnelerin tankta kalmasına izin vermeyin. Tankı düzenli olarak temizleyin.

3. Anot ve katot baralarını tankın üzerindeyken temizlemeyin. Eğer mümkünse bu baralar ağır nikel kaplanmalıdır.

4. Mümkünse bakır teller yerine tamamen izole edilmiş askılar kullanın.

5. Zaman zaman anot askılarını, kablo baralarını ve elektrik bağlantılarını temizleyin.

6. Çözelti seviyesini uygun noktada tutun.

7. Küre anotlar kullanıyorsanız askıların daima dolu olduğundan emin olun.

8. Az miktarda düzeltme gerektirmesi için çözeltiyi düzenli olarak kontrol edin. Çözeltiyi uzun süre bekletip, dengesinin, yüksek miktarda madde eklenmesini gerektirecek kadar bozulmasına izin vermeyin.

9. Çinko siyanür veya oksit gibi tuzları banyoya kuru halde eklemeyin. Önce az miktar su içeren çamur kıvamında bir karışım hazırlayın, bundan sonra tuzun hızlı bir şekilde çözülmesi ve çözeltide kalarak pürüzlü kaplamalara ve/veya karıncalanmaya yol açmaması için sürekli olarak karıştırın.

10. Çözelti üzerinde yüzen köpük veya bir tabaka mevcutsa, yüzeyde ince bir kâğıt mendil gezdirerek ve kâğıdı dikkatlice kaldırarak bu köpük veya tabakayı ortamdan uzaklaştırın. Bu, pratik gerektiren bir işlemdir ama yüzeydeki kiri yüksek oranda giderir.


Kaplamadan Önceki Temizleme Prosedürü

Birçok demir ve çelik üzerine, çinko kaplamadan önce uygulanacak mükemmel bir temizleme tekniği mevcuttur:

1. Buharlı yağ alma.

2. Kumlama veya otomatik kumlama (shot blasting). Bu önemlidir, çünkü birçok demir ve çelik malzeme, sadece aşındırıcı bir işlemle çıkarılabilecek oksitler, karbonlanmış yağ ve cüruf içeren, sert bir yüzeye sahiptir.

3. İyi bir temizleyicide daldırma ile temizleme.

4. Soğuk suyla durulama.

5. İçine %2 lik sodyum asetat eklenmiş %35 lik hidroklorik asit çözeltisi (muriatik) ile dağlama.

6. Soğuk suyla durulama.

7. Kaplama.


Tabi ki bu iş için kullanılabilecek başka teknikler de mevcuttur. Bunların bazılarını referans kısmından bulabilirsiniz.



Belirli Dökme Demir Tiplerinin Kaplanmasında Karşılaşılan Zorluklar

Belirli gri demir ve dövülebilir dökümlerin siyanür çözeltisi kullanarak çinko kaplanması, en az yüksek karbonlu çeliğin kaplanması kadar zordur. Daha önce bahsedilen bu duruma, demir veya çelik yüzeyindeki karbon varlığından kaynaklanan EŞİK GERİLİMİ ETKİSİ (Overvoltage Effect) sebep olmaktadır. Yüzey, tabiatından dolayı hidrojen ile kaplanırken çinkoyla kaplanırken olduğundan daha az enerji gerektirir, bunun sonucunda da hiç çinko kaplaması elde edemeyiz ya da çok zayıf bir ön kaplama elde ederiz. Bu yüzden bu zorluğun üstesinden gelmek için bazı yollar ve vasıtalar bulmak zorundasınız.

1. Muhtemelen en kolay metot, eğer malzemede belirgin hatlar yada çukurlar yoksa, malzemeyi siyanür banyosunda kaplamadan önce bir asit çinko banyosunda flaşlamak olacaktır.

2. Başka bir teknikte ise, malzeme kaplanmadan önce siyanürlü kadmiyum banyosunda kadmiyum kaplanır.

3. Bazen kullanılan üçüncü metotta banyoya kadmiyum tuzları eklenir. Elektromotor dizisinde aşağıda yer alan kadmiyum malzemenin üzerine ilk kaplanan madde olacaktır (daha kolay bir enerji akış yoludur) ve katot çevresindeki kadmiyum tükendiği andan itibaren, kadmiyum tabakası üzerine çinko kaplanmaya başlanır. Bu 2 no.lu metodun eşdeğeridir, tek fark burada iki yerine bir banyo kullanılmasıdır. Bu metodu kullanmanız önerilmez, çünkü kadmiyum daldırma yoluyla çinko anotlar üzerinde sünger formunda kaplanacaktır (Buna bazen sementaston da denir), bunun daha sonra ayrılmasıyla ortaya çıkan istenmeyen parçacıklar sebebiyle kaba görünümlü bir malzeme yüzeyi oluşacaktır. Dahası böyle olunca kadmiyum israf edilmektedir (Not: Kadmiyumun kullanımı çevreye zarar verebilir).

4. Alternatif bir metotta ise, banyoda %2’ye kadar oranlarda cıva oksit gibi cıva tuzları kullanılır. Prensip yukarıdakiyle aynıdır. İlk olarak kaplanan cıva daha sonra çinkonun kaplanmasına izin verir, fakat banyo çalıştırılmadığı zamanlarda cıva çinko anotlar üzerine kaplanır ve banyo tekrar kullanılmadan önce tekrar cıva tozu ilavesi gerekir. Fakat burada, çinko anotlar üzerine daldırılarak kaplanan cıva sünger formunda olmadığı için, durum o kadar kötü değildir. Cıva anottaki ağır metal kirleriyle birleşme eğilimindedir, ve bu metallerin çinko kaplamaya göre potansiyellerini değiştirerek zararlı etkilerini giderir. Fakat cıva kullanımı önerilmemektedir, çünkü yetersiz konrol, kaplamada şiddetli lekelenmeye ve bu tip çinko çözeltisi pirinçle temas ettirildiğinde “season craking”e yol açacabilmektedir. (Season cracking soğuk işlenmiş pirinçte, daha sonra kırılmayla sonuçlanacak çatlamalara sebep olan aşındırıcı kimyasalların —özellikle cıva tuzları- varlığından dolayı meydana gelen intergranüler bir korozyon biçimidir.) Dahası cıva pahalı ve tehlikeli bir maddedir.

5. Eriyik kostik sodaya ve/veya alkali tuzlarına daldırılarak yüzeydeki tabakanın çıkarılarak çinkonun kaplanabilmesinin sağlandığı, denenmekte olan, etkili temizleme metotları da vardır, ama normal kaplama banyoları için uygun görülmemektedirler. Yine denenmiş bazı elektrolitik asit dağlama tipleri de mevcuttur. Bu dağlama işlemleri belli tipteki dökümlerde başarılı olurken diğerlerinde hiçbir işe yaramamaktadır. Şu şekilde bir reçete denenebilir:

Reçete

Amonyum format ........................... 453,6 gram
Amonyum fluoborat ........................ 85 gram
Su ....................................... 3,79 lt

Paslanmaz çelik anotlar kullanın ve malzemeyi anot yapın, 5,38 A/dm² de bir ila beş dakika uygulayın. İyice durulayın, 10 saniyeliğine %10 luk sodyum siyanür çözeltisine daldırdıktan sonra kaplayın. Çözeltiyi bir çömlek ya da sert kauçuk astarlı bir tankta tutun ve burnunuza sprey kaçmaması için iyi bir havalandırma kullanın.

Zinkat Kaplama Banyosu- Düşük Siyanür

Aşağıda bir dökümün kaplanmasında flaş banyosu ya da kadmiyuma benzer oldukça beyaz bir kaplama elde etmek için sıradan kaplama banyosu olarak kullanılabilecek, İngiliz tavsiyesi bir alkali çinko kaplama banyosu verilmiştir:

Reçete

Çinko sülfat ............................. 202 gr/lt
Sodyum hidroksit ......................... 300 gr/lt
Sodyum karbonat .......................... 105 gr/lt
Roşel tuzu ............................... 75 gr/lt
Sodyum siyanür ........................... 30 gr/lt

Çalışma Koşulları

Çalışma Sıcaklığı: Oda sıcaklığı.
Anodun katoda oranı: 1:1
Akım yoğunluğu: 3,23 ila 6,45 A/dm².
Anotlar: Saf çinko (levha ya da küre).

Parlatıcı olarak litre başına 7,5 – 11 gram molibdik asit kullanılabilir, eğer bu yapılırsa, çözelti güzel beyaz kaplamalar verecektir. Çıplak demir ya da çelik tanklar kullanılabilir.

Tabi ki kauçuk astarlı veya katı plastik tankların kullanımı daha iyi olacaktır. Katot verimliliği %75 anot verimliliği %80 cıvarındadır.

ÇÖZELTİNİN HAZIRLANIŞI: Görüldüğü gibi çözelti oldukça derişiktir ve hazırlanışı zordur. En iyi sonuçları alabilmek için şu metodu kullanın.

1. Kostik sodayı, gereken hacmin yarısı kadar sıcak suda çözün (Dikkatli olun —kostik soda deriye temas ettiğinde tehlikeli yanıklara sebep olabilir— böyle bir durumda hemen bol suyla durulayın).

2. Sodyum karbonatı çözün.

3. Tartaratı (roşel tuzu) çözün.

4. Çinko sülfatı gereken hacmin 1/4'ü kadar sıcak suda çözün – şimdi, sürekli karıştırmak suretiyle, çok dikkatli ve son derece yavaşça bu derişik çinko sülfat çözeltisini ana çözeltiye ekleyin. Çok hızlı eklendiğinde hiçbir pratik yolla çözülemeyen çinko hidroksit oluşacağından, SON DERECE YAVAŞ İLAVE EDİN.

5. Doğru hacme ulaşana kadar su ekleyin.

TEORİ: Bu tip alkalik çözelti, bir sodyum zinkat çözeltisidir. Çinko sodyum zinkat olarak bilinen karmaşık çözeltiyi oluşturmak üzere kostik sodayla tepkimeye girer.

Formülü Na2ZnO2 dir ve çinko sülfat ve kostik sodanın aşağıdaki şekilde tepkimeye girmesiyle oluşur:

ZnSO4 + 4NaOH = Na2ZnO2 + Na2ZnO2 + Na2SO4

161 + 160 = 143 + 142 + 36

161 birim çinko sülfat ile 160 birim kostik tepkimeye girdiğinden, oran yaklaşık olarak 1’e 1 dir ve bu yüzden 1 gram çinko sülfat ile 1 gram kostik soda birleşir.

Sodyum zinkat, aşağıda gösterildiği şekilde bir çinko iyonu deposu gibi davranır:

Na2ZnO2 à 2Na+ + ZnO2-

İlk olarak böyle basit bir şekilde iyonize olur, daha sonra şöyle bir ikincil iyonizasyon meydana gelir:

ZnO2- + 2H2O ß à Zn++ + 4(OH)-

Önceden vermiş olduğumuz çinko siyanür çözeltisinde, içeriğin yaklaşık %80’inin zinkat geriye kalanının siyanür olduğu tahmin edilmektedir. Bu banyoda çinkonun büyük bir kısmı zinkat olarak mevcuttur, bu yüzden kesin miktar belirlenemez.

Buna göre, bu banyo ve siyanür banyosu arasındaki tek büyük fark, pH’ı 11 ile 11,5 arasında tutan bir tampon görevi gören roşel tuzlarının varlığı ve çinko sülfat ve kostik sodanın tepkimeye girmesinden dolayı ortaya çıkan aşırı sodyum sülfat içeriğidir.


UYGULAMA #1: 28,4 gram çinko sülfatı 200 ml suda çözün. 28,4 gram kostik sodayı 200 ml suda çözün.100 ml çinko sülfatı 50 ml kostik çözeltisine ekleyin. Ne olur? Beyaz çinko hidroksit çökeltisi oluşur. Bu çökelti, aşağıdaki şekilde, suyun ikili olarak tepkimeye katıldığı HİDROLİZ işlemi ile olur.

ZnSO4 + 2H2O ß à Zn(OH)2 + H2SO4

Çinko tuzu, su tepkimeye girer ve çinko hidroksit ile asit oluşur.


Bu tepkime iki yönde de oluşabilir. Örneğin ortam asit tabiatında ise pH düşüktür ve tepkime sola doğru oluşur, bu yüzden hiç hidroksit çökelmez. Çünkü üretilen sülfürik asit, çinko hidroksidi oluştuğu anda tekrar çözer. Çözeltinin pH’ı arttırılarak, artık hidrojen iyonu miktarının çözeltiyi asidik tutmaya yetmediği 7 cıvarında bir değere getirilirse çözelti alkalik olmaya başlar. Bu olduğunda tepkime sağa doğru oluşmaya başlar çünkü sülfürik asit üretildiği gibi nötralize olur, bu yüzden de çökelen çinko hidroksidi tekrar çözemez. Eğer ortamda asidi nötralize etmeye yetecek kadar hidroksil iyonu mevcutsa bütün çinko içeriği çökelene kadar çökelme işlemi devam edecektir.

Ortamda fazla miktarda hidroksil iyonu mevcutsa pH oldukça yüksek olacaktır, örneğin ortamda aşırı sodyum hidroksit varsa karmaşık bir çinko tuzunun oluştuğu yeni bir tepkime vuku bulur. Bu tuz sodyum zinkat olarak adlandırılır. Bu tuz çözülebilmekle beraber yukarıdaki iyonizasyonda gösterildiği gibi hidrolize olup hidroksit formuna dönüşme eğilimindedir. Eğer bir sebepten dolayı çözelti içinde bir miktar hidrojen iyonu mevcutsa, bu iyonlar 4 OH– iyonunun (hidroksil) iki birimiyle birleşerek su molekülleri oluşturacak ve bu sırada da çinko, geri kalan 2 birim OH ile tepkimeye girerek çinko hidroksit (Zn(OH)2) olarak çökelecektir.

Bu sebeple, bundan sonra hidrojen iyonları bastırılmalıdır ya da tekrar çinko hidroksit oluşturarak çökelmeleri önlenmelidir. Bu, ortamda aşırı kostik soda bulundurup, pH ı yüksek tutmak suretiyle hidrojen iyonlarını bastırarak yapılabilir. Eğer böyle yapılmazsa, çinko hidroksit çökelirken 2 birim hidroksili de beraberinde götürerek çözeltinin daha asidik olmasına sebep olur, böylece daha fazla hidrojenin, geriye kalan hidroksil iyonları ile birleşmesine izin verilmiş olur. Bu süreç, kostik soda oranında, geriye kalan zinkatı çözeltide tutmaya yetecek kadar bir artış olana dek çinko hidroksit çökelmesiyle devam eder. Bu yüzden bu tip çözeltide bol miktarda kostik soda bulundurulmalıdır.

Buna benzer bir başka ipucu da, çinko hidroksidin çökelmesini önleyen hidroksil iyonları için depo görevi gören bir tampon tuzu kullanmaktır. Roşel tuzu, sodyum potasyum tartarat, KNaC4H4O kullanılabilir. Bu bileşik tartarik asit olarak bilinen, üzüm suyunda bulunan bir asitten yapılabilir. Sodyum ve potasyum hidroksit kuvvetli bazlarken, bu, oldukça zayıf bir asittir. Böylece bu tuz suda çözüldüğünde aşağıdaki şekilde iyonize olur (iyonize olan miktar çözülen miktarın sadece ufak bir kısmıdır):

KNaC4H4O + 2H2O = NaOH + KOH + H2C4H4O6

Gördüğünüz gibi bu, aynı zamanda bir HİDROLİZDİR. Başka bir deyişle, çözülme sırasında roşel tuzları, kendisini oluşturan elementlere ayrışma veya geri dönme eğilimindedir. Fakat tartarik asit oldukça zayıf bir asittir ve güçlü bazlar olan sodyum-potasyum hidroksitler çözeltiye bol miktarda hidroksil iyonu (OH-) katarken, tartarik asit çözeltiye çok az miktarda hidrojen iyonu katmaktadır. Bundan dolayı su ile hazırlanmış roşel tuzu çözeltisinin pH’ı yüksektir.


UYGULAMA #2: Az miktarda roşel tuzunu suda çözün. pH’ı normal bir pH test kâğıdıyla ölçün. Sonuç?


Şimdi, eğer çözeltiye az miktarda asidik madde eklenirse, bu madde sodyum ve potasyum hidroksitle bileşik oluşturacaktır. Bu da yukarıdaki iyonizasyonu dengesiz kılacak ve ortamdan kaybolan sodyum ve potasyum hidroksitlerin (hidroksil) yerine yenilerini getirecektir. Böylece çözeltinin pH’ı hemen hemen sabit tutulacaktır.


UYGULAMA #3: Roşel tuzu çözeltisine bir damla hidroklorik asit ekleyip karıştırın. pH düştü mü? pH’ı düşürmek için oldukça fazla miktarda ilave etmeniz gerektiğini göreceksiniz. Tartarat GÜÇLÜ BİR pH TAMPONUDUR.

UYGULAMA #4: Daha önce açıklandığı gibi kostik soda dengesine sahip hale getirilmiş 100 ml suda 14,2 gram roşel tuzu çözün. Sürekli karıştırarak yavaşça 50 ml çinko sülfat çözeltisi ekleyin. Eğer doğru yapıldıysa çökelme olmayacak ve çözelti berrak kalacaktır!


Aynı uygulamayı, yukarıda verilen miktarları kullanarak roşel tuzu kullanmadan tekrar edin. Şimdi karışıma kostik ve çinko sülfat ekleyin. Çözelti oldukça seyrelene kadar eklemeye devam edin. Ne oluyor? Çinko hidroksit çökelir. Çözelti daha fazla seyreltildikçe, aşırı hidroksil iyonu derişimi, çinko hidroksit iyonlarının çökelmesini engelleyemeyecek kadar azalana değin düşecektir.

Umarız size verdiğimiz bu teori ve uygulama çok karmaşık gelmemiştir, ama bu konuya doğru zamanda değindiğimizi düşünüyoruz.

Yeniden çinko banyolarına dönecek olursak, görülüyor ki, 75 gr/lt roşel tuzu eklenmiş ve her litre için 225 gr sodyum sülfat ilave edilmiş sıradan bir sülfat banyosu, çok fazla problem çıkarmayarak İngiliz banyosuna eşdeğer sonuçlar verecektir. Şahsen denemiş değiliz ama arzu ederseniz 1 lt ya da 2 lt çözelti hazırlayarak, dökme demir üzerine kaplama karakteristiklerini test edebilirsiniz. Eğer bunu denerseniz lütfen sonuçları bize iletiniz.


Siyanürsüz Çinko Kaplama Banyoları

Siyanürsüz çinko kaplama banyoları çok popülerdir, çünkü siyanür kirliliği probleminin büyük oranda önüne geçmektedirler. Aşağıda tipik bir reçete verilmiştir. Kabul edilebilir bir kaplama elde etmek için bir katkı kimyasalı kullanılmalıdır. Öncesinde parlatıcı ve katkı kimyasalları kullanılmış bu banyolardan bazıları ile siyanür tipi banyolarda elde edilenlere denk kaplamalar elde edilebilir. Aşağıdaki banyo mükemmel bir şekilde kullanılmaktadır.

Reçete

Çinko oksit ............................. 0,35 mol/lt
Sodyum hidroksit ........................ 2 mol/lt
Monoetanolamin .......................... 1 mol/lt
Hidroksialdehit amin (parlatıcı) ........ 6 gram/lt

Çalışma Koşulları

Çalışma Sıcaklığı: 21,1 °C
Akım yoğunluğu: 1,1 – 1,6 A/dm²



Çinko Pirofosfat Kaplama Banyosu

Ticari kullanımda olan diğer siyanürsüz banyo çinko pirofosfat banyosudur. Bu tip banyo siyanür problemini de azaltmaktadır. Yüksek katot verimliliği olduğu için hidrojen gevretmesi en aza indirgenmiştir ve doğru katkı kimyasalları eklendiğinde, bu banyo ile parlak kaplamalar elde edilir. Reçetesi şöyledir:

Reçete

Pirofosfat olarak çinko ................... 30 gr/lt
Potasyum pirofosfat ....................... 300 gr/lt
Katkı kimyasalı (patentli bileşikler) ..... 3,75 gr/lt

Çalışma Koşulları

Katot akım yoğunluğu: 0,85 A/dm²
Anot akım yoğunluğu: 2,15 A/dm².
K4P2O7/Zn oranı: 12’ye 1



Çinko Kaplama Banyoları İçin Analitik Kontrol Metotları:


ASİT BANYOLARI:

Anot ve katot verimlilikleri %100’e yakın olduğu için metal içeriklerinin oldukça sabit olmasından dolayı, asit banyoları çok az kontrol gerektirir. Metal içeriğinin kabaca belirlenmesi için bome hidrometresi kullanılabilir. Banyoyu ilk hazırladığınızda bir ölçüm yapın ve bunu standart ölçü olarak kullanın. Eğer ölçülen değer düştüyse, gereken miktarda %10’luk çinko sülfat veya klorür ekleyin. Kesin sonuç için, alkalik banyolarda verilmiş olan çinko analizi metodunu kullanın. Eğer bir klorür kontrolü gerekliyse, nikel kaplamada verilmiş olan klorür titrasyon metodunu kullanın (8.Ders’te).



SİYANÜR VE ALKALİ ÇÖZELTİLERİ:


ÇİNKO METALİ:

1. Güvenli bir pipet filtresi kullanarak, 250 ml lik bir behere 5 ml numune alın.

2. 25 ml saf su ve 150 gr/lt’lik sodyum sülfür çözeltisinden 10 ml ekleyin.

3. Beş dakika süresince ya da kaynayana kadar ısıtın, daha sonra kaliteli bir filtre kâğıdıyla çökeltiyi filtre edin. Çökeltiyi sıcak su ile yıkayın.

4. Filtre kâğıdındaki çökeltiyi kaba geri koyun ve 10 ml derişik hidroklorik asit ekleyin. Çökelti çözülene kadar ısıtın (İyi bir havalandırma kullanarak, hidrojen sülfür gazını ortamdan uzaklaştırın). 1 dakika kaynatın, 10 gram amonyum klorür, 150 ml saf su ve 3 damla difenilbenzen indikatörü ekleyin. (1 damla demir klorür eklenmiş 100 ml derişik sülfürik aside 1 gram).

5. 0,1 N potasyum demir siyanür ile titre edin. Bu işlemin bitiş noktası, demir siyanürün eklenmesiyle oluşan menekşe rengin yeşile dönüşmesidir.

6. Çinko miktarını aşağıdaki gibi hesaplayın:

... ml (kullanılan demir siyanür miktarı) x 0,655 = ... ml (çinko miktarı)



Oldukça tatmin edici olan şöyle bir dahili indikatör metodu da mevcuttur:

1. 250 ml lik erlene 2 ml çinko çözeltisi numunesi alın.

2. Oluşabilecek herhangi bir çökeltiyi tekrar çözmesi için, bir miktar kuru sodyum siyanür kristali ekleyin.

3. 90 ml su ve 10 ml amonyum hidroksit (derişik) ekleyin.

4. Koyu bir renk elde etmek için yeterli miktarda indikatör (Eriokrom Siyah T bileşiği) katın.

5. 2 gr kloral hidrat ekleyin (bunun yerine formaldehit kullanılabilir).

6. Renk koyu kırmızıdan maviye dönüşünceye kadar, 0,06 Molar standart sodyum EDTA çözeltisiyle titre edin.

7. Çinko miktarını aşağıdaki şekilde hesaplayın:

Çinko Metali (gr/lt olarak) = ... ml (kullanılan 0,06 M EDTA) x 1,872



TOPLAM SODYUM SİYANÜR:

1. 250 ml’lik erlene pipetle 5 ml numune alın.

2. 100 ml saf su + 1 sodyum hidroksit taneciği + 5 ml %10’luk potasyum iyodür çözeltisi ekleyin. Kalıcı sarımsı bulanıklık oluşana kadar, çözeltiyi 1/10 N gümüş nitrat çözeltisiyle titre edin.

3. Sodyum siyanür miktarını aşağıdaki şekilde hesaplayın:

... ml (kullanılan gümüş nitrat) x 1,955 = Toplam sodyum siyanür (gr/lt olarak)



KOSTİK SODA:

1. 250 ml lik erlene, 5 ml lik örnek alın.

2. 50 ml saf su, 10 damla LaMotte Sülfo Orange indikatörü (diğer markalar da kullanılabilir) ve daha sonra %10’luk 10 ml sodyum siyanür çözeltisi ekleyin.

3. Renk turuncudan sarıya dönene kadar, 1 N hidroklorik asit çözeltisi ile titre edin.

4. Kostik içerik miktarını aşağıdaki şekilde hesaplayın:

... ml (Kullanılan asit) x 8,014 = kostik miktarı (gr/lt)



PARLATICI KONTROLÜ:

Parlatıcılar bir Hull Cell kabı kullanılarak kolayca kontrol edilebilir.



Hatalı Çinko Kaplamaların Sökülmesi

Çinko kaplamanın, demir ve çelikten sökülebilmesi için aşağıdaki banyo kullanılabilir:

Reçete

Sodyum siyanür ........................... 340,20 gram
Sodyum hidroksit ......................... 113,40 gram
Su ....................................... 3,79 lt

Demir katotlar kullanılan bu çözeltide, malzemeyi anodik olarak kullanın. 6 Volt gerilim uygulayın.

Çıkarıcı olarak daldırmayla kullanılan başka bir çözelti de derişik nitrik asittir. Malzemeyi gaz çıkışı görülene kadar daldırın. Havalandırma başlığı altında çalışmaya ve derinize asit değmemesine dikkat edin.


Bir başka sökme ise 240 gr/lt sıcak kostik çözeltisidir.



Çinko Parlak Daldırma

Reçete

Kromik Asit .............................. 262 gr/lt
Sodyum sülfat ............................ 22,5 gr/lt


10 ila 30 saniye süreyle daldırın ve soğuk su ile durulayın. Malzemeyi 7,5 gr/lt sülfürik asit çözeltisine daldırdığınızda, sarı film tabakası olduğu gibi kalmalıdır.

Ayrıca, %0,5 nitrik aside daldırma da iyi sonuçlar verecektir.

Konu unutulmasın diye, aşağıda dikkatimizi canlı tutacak bazı çinko kaplama tecrübeleri verilmiştir:


Çinko Kaplama Tecrübeleri

Tecrübe #1: Parlak çinko banyosundan elde edilen kaplama, bu tür parlak çinko banyolarıyla daha önceden de çalışmış olan, tanktan sorumlu yeni operatöre olması gerektiği kadar parlak görünmemişti. Tüm çalışma hattına baştan sona göz attıktan sonra, kendisine henüz tam güven duymayan ustabaşına, temizleme sürecindeki küçük bir değişiklikle banyonun daha parlak sonuçlar elde edilebilir hale getirilebileceğini söyledi. Ustabaşı onu yanlış bir şey yapmaması için uyardı. Operatör “Öyleyse, eğer haklı çıkarsam, bana yemek ısmarlamaya ne dersin?”. “Pekâlâ, görelim bakalım.” Biraz sonra kaplama operatörü, elektrolitik siyanür ön daldırmasındaki kurşunları ters çevirdi ve parça öncekinden daha parlak bir şekilde kaplandı.

Ne olmuştu? 30 gr/lt NaCN ve 15 gr/lt kostik soda içeren siyanür ön daldırması, anodik olarak oda sıcaklığında çalıştırılmıştı. Bu da kaplamanın parlaklığının azalmasına neden olan, neredeyse görünmez bir is tabakası oluşmasına neden olmuştu. Kurşunu tersine çevirip onu katodik hale getirerek is ortadan kaldırıldı ve daha parlak bir görüntü elde edildi!


Tecrübe #2: Bir gün operatör, dolapta çinko kaplanan parçaların bazı bölümlerinde beyazımsı lekeler olduğunu fark etti. Bu durumun hiçbir mantıklı açkılaması yoktu. Elektrolit kontrol edildi ve akım ile gerilimin doğru olduğu gözlendi. Bunun sebebini düşünerek kaplama çözeltisine dalgın dalgın bakıyordu. Birden uyanmıştı! Çözelti yüzeyinde gres yağı tabakaları vardı, bunun sebebi birisinin dolap mekanizmasını aşırı derecede greslemesiydi. Malzemenin yağ tabakasına temas ettiği her noktada bu lekeler oluşuyordu. Bu sorunu nasıl halledersiniz? Sınavda bunu açıklayın.


Tecrübe #3: Siyanür kaplama banyosunun çinko içeriği düşüktü ve operatör çinko metalinin elektrolitik olarak tazelenmesinin yeterli olup olmadığını merak ediyordu. Eğer gözenekli bir kap kullanırsa bunu yapabileceğini biliyordu ama kim gözenekli bir kap kullanmak isterdi ki? Sorunun dökme demir üzerine çinko kaplamada çıktığını hatırladı ve bir miktar dökme demiri bekletip kaplanmalarına izin verdi. Dökme demirin katot verimi neredeyse sıfır olduğundan fikir işe yaramıştı. Bu arada, kullanılacak başka bir uygulama da katodun içten soğutulmasıdır. Birçok kaplama banyosunda sıcaklık sıfır ya da altına düşürüldüğünde katot verimi çok hızlı bir şekilde düşmektedir.
Yüzeyişlemleri.com dan alıntır

KALAY KAPLAMA NEDİR, KALAY KAPLAMA NASIL YAPILIR,KALAYIN KAPLAMA METALİ OLARAK KULLANIM YERLERİ,KALAYIN GERİ KAZANILMASI NASIL YAPILIR?


KALAY KAPLAMA

KALAYIN ÖZELLİKLERİ: Kalayın atom ağırlığı 118,7 sembolü Sn, gümüşi beyaz renkli, işlenebilir ve oldukça bükülebilir bir metaldir. Özgül ağırlığı 7,31’dir. Elektriksel özgül direnci 11,5 x 10-6 (11,5 / 1.000.000) ohm-cm’dir. Değerliği çoğunlukla 2 dir ama 4 değerliği de alabilir. Düşük değerlikli bileşikler stannous bileşikler, yüksek değerliktekiler stanik bileşikler olarak bilinir. Korozyona yüksek direnç gösteren bir metaldir.

KALAYIN KAPLAMA METALİ OLARAK KULLANIMI: Kalayın kendisi aşınmaya karşı dirençli olduğundan ve havada bu özelliğini koruyarak hoş bir görünüm sergilediğinden, hem dekoratif hem de aşınmaya ve renk değiştirmeye eğilimli olan metaller üzerine koruyucu sonkat kaplama amaçlı olarak sık sık kullanılır. Muhtemelen şu anda en iyi uygulama alanı, saklama yapılan teneke konserve kutularının kaplanmasıdır. Kalay gıda asitlerine karşı dirençlidir ve İkinci Dünya Savaşı’ndan önce teneke konserve kutuları, çelik tabakalarına sıcak kalay daldırmalarıyla yapılırdı. Elektrometal kaplanmış kalayın bu tür mallar üzerine, daha az kalay kullanımı sağlayarak daha üniform ve daha az gözenekli bir kaplama verdiğinden, elektro-kalay kaplamanın daldırma kaplamanın çok büyük bir rakibi olduğu günümüze kadar, kalay elektro-kaplama kurulumları sıcak kalay daldırma kurulumlarının yerini almaya başlamıştır. Buzdolabı soğutma sargıları, mandıra malzemeleri ve bunun gibi yiyeceklerle temas edebilecek bütün parçalar kalay ile kaplanır. Kalay toka, broş ve benzeri --genellikle daldırarak-- küçük nesnelere de kaplanır. Kalayın aşağıda açıklandığı gibi kendisinin ve alaşımlarının geleceği parlak gözükmektedir.

KALAYIN ELEKTROKİMYASAL ÖZELLİKLERİ: Bir kaplama banyosunda kullanılan kalay 2 veya 4 değerlikli olabilir. Düşük olan bileşim değerinde, %100 katot veriminde 1 amper-saat elektrik akımıyla 2,214 gram kalay kaplanabilir. 2,5 mikron kalayı 9,29 dm² yüzeye kaplamak için 7,8 amper-saat gereklidir. Dört değerlikli aynı miktardaki kalayı aynı şekilde kaplamak için ise tam olarak iki katı elektrik kullanımı gereklidir. Yani 1 amper saat sadece 1,107 gram kalay kaplayacaktır (2,214 / 2) ve 2,5 mikron kalayı 9,29 dm² yüzeye kaplamak ta 15,6 amper-saat alacaktır. (1. ünitedeki bakır kaplama konusuna bakınız). Buna göre, diğer her şeyin aynı olduğu düşünülürse, bir kaplamacı olarak enerji maliyeti ve zamandan tasarruf etmeniz için stannous tuzları içeren bir banyo kullanmanız yararınıza olacaktır. Fakat her şey bu kadar basit değildir, çünkü birkaç faktör konuyu karmaşık hale getirmektedir ve bir kaplamacı olarak siz, ihtiyaçlarınız için hangi tip kalay kaplama banyosunun en iyisi olduğuna karar vermek durumunda olacaksınız.

Kalay, mekanik koruma sağladığı düşünülürse, özellikle elektromotiv seride çelik ve demirin altında olduğundan (Ayrıntılı eğitim programındaki kadmiyum kaplama ve kalay kaplama başlıkları altındaki konulara bakınız) bu ikisi için koruyucu bir tabakadır#. Aşındırıcı maddelerin kalayın altındaki daha zayıf olan metale ulaşmamaları için kalay kaplamanın üniform ve gözeneksiz olması önem taşır.


KALAY KAPLAMA BANYOLARI

Kalay asidik ve alkali tipteki çözeltilerle kaplanabilir. Şimdi asit banyolarını göreceğiz.

ASİTLİ KALAY SÜLFAT KAPLAMA BANYOSU #1
Reçete

Kalay sülfat (SnSO4,stannous)............. 340 gram
Sülfürik asit ............................ 113 gram
Tartarik asit ............................ 113 gram
Hayvan zamkı ............................. 141 gram
Keresol .................................. 226 gram
Su ....................................... 3,79 lt

Çalışma Koşulları

Çalışma sıcaklığı: 21 – 26,7 °C
Katot Akım Yoğunluğu: 1,07 – 3,23 A/dm² karıştırmadan
Ortalama katot verimi: %98

ANOTLAR: Saf kalay anotlar kullanın. Anot alanının katot alanına oranı yaklaşık 1,5 - 2’ye 1 olmalıdır. Anotlar üzerindeki maksimum akım yoğunluğu 2,69 A/dm²’den daha fazla olmamalıdır. İkinci derecede kalaydan (hurdadan iyileştirilmiş kalay) yapılmış anotlar genellikle kirli strait’e ya da Güney Amerika kalayına tercih edilir. En iyi sonuç için anotları vinyon ya da dynel torbalarla torbalayın.

TANKLAR: Kauçuk ya da teflon astarlı çelik, kurşun astarlı tahta ya da çelik ya da seramik tanklar kullanılabilir. Polietilen ve polipropilen tanklar ve dolaplar çok iyidir. Bununla birlikte en iyisi kauçuk ya da teflon astarlı çelik olanlardır.

pH: Bu tür çözelti çok düşük pH seviyesine sahip olduğundan ve asit içerikte yapılan büyük değişikliklerin bile pH’a çok az etkisi olduğundan pH’ın kontrol edilmeye çalışılmasına gerek yoktur.

KARIŞTIRMA: İstenirse, katot çubuğu ya da hava karıştırması kullanılabilir, ancak hava karıştırması stannous kalayı stanik kalaya oksitlendirmeye (yükseltgemeye) eğilimli olacaktır ve bu nedenle en iyi sonuç için katot çubuğuyla karıştırmanız önerilir.


ASİTLİ KALAY SÜLFAT KAPLAMA BANYOSU#2

Reçete
Stannous sülfat............................... 311,8 gram
Sülfürik Asit................................. 56,7 gram
Potasyum Asit sülfat.......................... 170 gram
Keresol sülfonik asit......................... 283,5 gram
Beta-naftol................................... 5,7 gram
Jelatin....................................... 11,3 gram
Su............................................ 3,79 lt

Çalışma Koşulları
Çalışma Sıcaklığı: Oda sıcaklığı
Katot akım yoğunluğu: Durgun banyolar için 1,07 – 2,15 A/dm²; Karıştırılan banyolar için 4,3 – 10,76 A/dm²
Katot Verimi: %98
Anotlar: Bir önceki banyoda tavsiye edildiği gibi.
Tanklar: Bir önceki banyoda tavsiye edildiği gibi.
Anot/katot oranı: Durgun tanklar için 1:1; Karıştırılan tanklar için 1,25:1
Anot Akım Yoğunluğu: 2,15 A/dm²

ASİT BANYOLARININ HAZIRLANMASI: (1) Tankı yaklaşık yarısına kadar su ile doldurun. (2) Banyolardan hangisi kullanılıyorsa ona göre dikkatli bir şekilde sülfürik asidi, ondan sonra krezol sülfonik asit ya da tartarik asidi ekleyin. Eğer banyo #2 hazırlanmışsa, potasyum asit sülfatı çözün. (3) Şimdi stannous sülfat tuzlarının çözünmesini sağlayın. (NOT: İstenirse, stannous sülfat, kalay anotları, Şekil 1’de görülen geçirgen kap aracılığıyla, yukarıda hazırlanan çözeltinin içinde çözerek doğrudan banyonun içinden üretilebilir). (4) Gerekli jelâtin ya da zamk ile bir sıcak su çözeltisi hazırlayın ve işaretle gösterilen seviyeye ulaşılana kadar banyoya ekleyin. (5) Beta-naftol ile bir etil alkol çözeltisi hazırlayın ve bundan gerekli miktarda banyoya ekleyin. (6) Banyoyu gerekli seviyeye getirin.


ASİTLİ SÜLFAT BANYOLARIYLA ÇALIŞMA

Banyonun kalay içeriğinin uzun zaman dilimleri süresince oldukça sabit tutulabilmesi anlamına gelen anot veriminin %100 ve katot veriminin bundan biraz düşük olmasından dolayı, asitli kalay banyolarıyla çalışılmak kolaydır.

Şekil 7
ASİT BANYOSU İÇİN KALAYIN ÇÖZÜLMESİ




Bununla birlikte, bir asitli kalay banyosuyla çalışma esnasında tartışılması gereken bazı noktalar da bulunmaktadır.


KATKI KİMYASALLARI

Eğer bakır sülfatla asit bakır banyosu hazırladıysanız, banyonun içinde mevcut olan sadece bu iki içerikle oldukça yumuşak taneli bakır kaplama elde edebileceğinizi bilirsiniz. Ancak, bir kalay banyosuyla, herhangi orta dereceli bir ticari akım yoğunluğunda, kalay sülfat ve sadece sülfürik asidin kullanımı, süngerimsi ve damarlı kaplama elde edilmesine neden olur. Damarlı bir kaplama, adından da anlaşıldığı gibi, Şekil 2’de görüldüğü gibi katottan dışarı doğru gelişen damarlar şeklinde görünür. Olan şey şudur: Dışarı çıkma noktasında malzeme üzerindeki yüksek akım yoğunluğu, o noktada daha hızlı



Bu katkı kimyasalları, doğada genellikle KOLOİDAL olarak bulunurlar. KOLOİD, suda eritildiğinde, tamamen çözünemeyen bir maddedir. Sıradan sofra tuzu suda eritildiğinde tamamen çözünür. Mikroskopla bakıldığında, su taneciklerinden ayrı olarak hiçbir tuz taneciği gözükmez. Diğer yandan, tutkal ya da jelatinin suda eritildiğinde elde edilen sonuç gibi KOLODİAL ÇÖZELTİLERDE, çıplak gözle görülmeyecek kadar küçük olmakla birlikte tutkal tanecikleri, su taneciklerinin arasında bağımsız var olmaya devam ederler. Bu, bu tür bir çözeltinin içinden geçmeyen, sağ açıdan aydınlatmayla mikroskop altında incelenmesiyle kanıtlanabilir. Bu yapıldığında, koloid tanecikleri, parlak ışık noktacıkları şeklinde görünür hale gelir. KOLOİD tanecikleri, doğrudan ışıkla mikroskopla görülmek için çok küçük olmakla birlikte, içlerinden geçen ışığın bir miktarını saçtıkları ve yansıttıkları için kendilerini görünür kılabilirler.



Güneşli bir günde, karanlık bir odada pencereyi yarı gölgeli bir şekilde açarak da benzer bir etki kolay gözlenebilir. Genellikle, odayı tepeden aydınlatan elektrikli bir ışıkla daha net gözükür. Eğer ışığı söndürürseniz ve odaya bir güneş ışığı huzmesi girmesine izin verirseniz, odadaki havanın içinde bulunan kolodial tozun varlığının göstergesi olan binlerce parlayan ışık noktacığı görebilirsiniz. Diğer bir deyişle, tanecikler göremeyeceğiniz kadar küçük, ama ışık dalgalarını yansıtıp yayacak kadar da büyüktür. Basitçe, AŞAĞI YUKARI SADECE BOYUTTUR. Tanecikler moleküler boyutta çözündüğünde çözelti GERÇEK ÇÖZELTİ, tanecikler moleküler boyuttan biraz daha iri, ancak hala bu özel aydınlatma olmadan mikroskop altında görülemeyecek kadar küçük bir şekilde, kaldığında ise KOLODİAL ÇÖZELTİ özelliğindedir. Tanecikleri normal ışıkla mikroskop altında görebilmeye başladığınız bu tanecik boyutunun ötesinde, artık KOLODİAL ÇÖZELTİNİZ yok demektir. Bu noktadan sonra artık bir SÜSPANSİYONUNUZ vardır.

Böylece, bulanık bir kaplama çözeltisi asılı kalmış yani çözülmeyen tanecikler içerir.

KOLODİAL ÇÖZELTİLERİ oluşturan çok çeşitli KOLOİDLER bulunmaktadır. Bunlardan, sadece kaplama sonuçlarını etkile- dikleri için bahsediyoruz. KOLODİAL TANECİKLER üzerlerinde, iyonlarınkilere benzer elektrik yükü bulundurabilirler ve bundan dolayı iyonların yaptıkları gibi ya ANODA ya da KATODA atlayabilirler. KOLOİDLER ayrıca yüzey aktiftirler, yani aşağıda gösterildiği gibi, sıvılarla


İşin bir parçası anoda doğru uzamaya başladığı zaman, akım yoğunluğu çevre bölgeden fazladır ve daha fazla koloid oraya doğru gitme eğilimindedir. Koloidal tabaka daha yüksek elektrik direncine sahip olduğundan, daha fazla elektriksel enerji daha düşük alanlara dağılır. Bu damarların oluşmasını engeller.



Bu koloidler, bunu yaparken, banyonun polarizasyonunu artırır ve böylece dağılma gücünü geliştirir (Bkz. Ünite 2). Böylece, şu bir gerçektir ki, asitli kaplama banyoları çok zayıf bir dağılma gücüne sahip olmakla birlikte, asitli kalay banyosu dağılma gücü söz konusu olduğunda diğer asitli banyolardan çok daha üstündür. Nispeten konuşarak, jelatinsiz, asitli kalay banyosunda mevcut dağılma gücü, -34’tür (Sıfırdan az olması çok kötü). Jelatin olması durumunda, 47’ye yükselir. dağılma gücünün ölçümünde kullanılanla aynı temelde, asitli bakır sülfat sadece 23, watts nikel banyosu 4, siyanür bakır banyosu 61 ve alkali kalay banyosu 68 değerini verir.

Jelatin ve beta-naftol, kalay kaplamada kullanılan tek katkı kimyasalları değildirler, tutkal, lisalbik asit, naftol, resorcinal ve keresol gibi daha bir çok çeşit bulunmaktadır. Bunlar genellikle, birinin diğerinin hareketini arttırdığı çift ya da kombinasyonlar şeklinde kullanılırlar.




DENEY 1#: Şu çözeltiyi hazırlayın: 37,5 gr/lt Stannous sülfat ve 30 gr/lt sülfürik asit. Bir quart kavanozunda (1 quart = 0,95 lt), anot olarak bir kalay levha ve katot olarak da temiz bir bakır şerit levha kullanarak, katoda 0,1 A/dm² akım yoğunluğu verecek şekilde akım geçirin. Katodun kavanozun içinde olmasına dikkat edin. Şimdi, akımı 2,15 A/dm²’ye çıkarın. Damarlar ilk nereden başlıyor? Şeridi kavanozdan temiz suya çıkarın ve kalay damarlarına dokunun ve inceleyin. Neye benziyorlar?

Bir başka 1 quart’lık çözeltiye (1 quart’tan birazcık az) quart kaptaki jelatin derişimini yaklaşık 2 gr. yapmak için yetecek kadar jelatin çözeltisi ekleyin. Şimdi, temiz bir bakır şeridinin üzerinden öncekiyle aynı akım yoğunluğunda akım verin. Kaplama ne şekilde fark gösteriyor?




Jelatin olmadan, 2,15 A/dm²’de banyodaki gerilim ne kadardı? Aynı akım yoğunluğunda, jelatinle ne kadardı? Jelatin, kutuplaşmayı artırdı (etkili direnç) bu yüzden öncekiyle aynı akım yoğunluğunu elde etmek için biraz daha fazla gerilim uygulanmalıdır.







KALAY BANYOSUNDAKİ ÇÖKELTİLER

Havayla temas ettiklerinde, stannous kalay çözeltileri, hızlı bir şekilde stanik şekle oksitlenmeye eğilimlidirler. Bununla birlikte, Stanik tuzlar hidroliz olmaya ve çözeltinin dışına çökelen çözünemez bileşikleri oluşturmaya eğilimindedirler (tuzlar baziktir). Sonuç olarak havaya maruz kalan sıradan bir asitli kalay banyosu bir süre sonra bulanıklaşacaktır. Kalay kaplamanın olabildiğince gözenekli olması için, bu tür bazik kalay tuzları çözeltiden dışarı süzülmelidir. Bu çözünemeyen bileşiklerin oluşumunu engellemek için, ayrıca, bu oksitlenme sürecini olabildiğince geciktirmek gereklidir. Oksitlenme ya da elektroliz yoluyla daha az çözünebilir şekle dönüştrtülebilecek kolodial katkı kimyasallarını oluşturan başka bir çökelti kaynağı daha vardır. Banyodaki diğer bir çökelti kaynağı ise, anottan kaynaklanan çamurdur (bu, torbalama yöntemiyle büyük ölçüde engellenebilir). Bundan dolayı, iyi bir iş için, kalay çözeltisi devamlı süzülmelidir.


ASİTLİ KALAY BANYOLARININ KONTROLÜ

KALAY İÇERİK: Yüksek anot ve katot verimliliğinden dolayı, uzun aralıklar dışında, bu tür banyolara kalay analizi yapmak gerekli değildir. Ancak, zaman zaman aşağıdaki gibi bir kalay testi yapılabilir:


KALAY İÇERİK: (Stannous kalay)

1. 5 ml lik çözelti numunesini, 250 ml lik bir erlenin içine pipetle aktarın.

2. 20 ml % 20’lik hidroklorik asit çözeltisi ekleyin (bu, 1 ölçü konsantre asidi 1 ölçü suyla karıştırarak hazırlanabilir).

3. 1/10 N standart iyodür çözeltisini indikatör olarak nişasta kullanarak titre edin. Standart iyodür çözeltisi gibi nişasta indikatör çözeltisi de yapılmış halde hazır alınabilir. Erlene 10 damla nişasta çözeltisi ekleyin ve şimdi kalıcı mavi bir renk oluşana kadar titre edin (indikatör sinyali).

4. Kullanılan her standart 0,1 N iyodür mililitresi, stannous kalay olarak 0,00593 gr kalaya eşittir ve böylece gr/lt cinsinden kalay, kullanılan iyodür (ml) çarpı 1,19 a eşittir.


SORU: Ons/galon için faktör nedir?


TOPLAM SERBEST ASİT

Kimyasal önermenin, ayrı olarak, hem sülfürik hem de sülfonik asit içeriğini saptaması çok zordur. Bu yüzden kontrol amaçları için, saptanan birleşmiş ya da toplam serbest asidin yeterli olması bir şanstır. Bu aşağıdaki gibi yapılır:

1. Pipet aracılığıyla 10 ml bir numune alın ve 100 ml.lik dereceli bir kaba koyun. Şimdi, 100 ml seviyesine gelene kadar etil alkol ekleyin. Oluşan çökeltinin yerleşebilmesi için bir gece bekletin.

2. 500 ml lik bir pipet kullanarak, dipteki çökeltiyi hareket ettirmeden, berrak çözeltiden 50 ml yi dereceli kaba ayırın ve 250 ml lik erlene aktarın. 100 ml saf su ve 5 damla Bromklorfenol mavi indikatör ekleyin.

3. Başlangıçtaki sarı renk maviye (indikatör sinyali) dönene kadar, 1 N sodyum hidroksit çözeltisini titre edin.

Bu testi, banyo tam olarak işaretli yere kadar ilk hazırlandığında uygulayın. Kullanılan yakıcı sodanın mililitresindeki toplam asit değerini alın. Bu okuma sizin standart değerinizdir. Kalay, anotlar üzerlerinde akım olmadan çözeltide eriyeceğinden, asit içerik için eğilim, azalma olacaktır. Bu yüzden sodyum hidroksit değeri aşamalı olarak düşecektir. Eğer değer, 1 mililitre ya da daha da altına düşerse, normak sodyum hidroksit değeri elde edilene kadar banyoya, banyoyu hazırlarken kullanılanla aynı oranda, bir asit karışımı ekleyin. Bunun yapmanın en iyi yolu, kaplama banyosundan 1 quart (0,95 lt) gibi belli bir hacme, az miktarda asit karışımı ekleyip karıştırdıktan sonra, yeni sodyum hidroksit değerini ölçmek için bir test numunesi almaktır. Eğer mavi rengin eldesi için ölçtüğünüz standart değer 9 ml 1 Normal kostik ise ve iki hafta sonra, mavi renk sadece 8 ml ile elde ediliyorsa, 1 quart (0,95 lt) çözeltiye 1 ml asit karışımı ekleyip iyice karıştırdıktan sonra, titrasyon için bir numune alın. Şimdi, örneğin ölçümün 8,5 e yükseldiğini düşünün. Başka bir numune alıp 1 ml daha asit karışımı ekleyip titre edin. Eğer ölçüm 9 a yükseldiyse, bundan çıkarılacak sonuç, kaplama çözeltinizin her 1 galonuna (3,79 lt’sine) 4 x 2 yani 8 ml asit karışımı eklemek zorunda olduğunuzdur. Bu yolla elde edilen değerler, aşağıda gösterildiği gibi bir grafikle de gösterilebilir ve asit değeri aşağı düştüğünde bir test örneği almak yerine bu grafikten yararlanabilirsiniz.

Şekil 14

ASİT TİTRASYON GRAFİĞİ





KATKI KİMYASALLARI

Koloidal tipteki bu kimyasallar, deneyim ve gözleme dayanan ampirik yollarla test edilir. Yine de akılda tutulması gereken bazı etkenler vardır: (1) Katkı kimyasalı banyodan çıkarıldığında, banyo üzerindeki gerilim düşme eğilimi gösterir. Eğer yeni hazırlanmış bir banyoda, belli miktar kullanımdan sonra, orijinal gerilim değerindeki düşüş %10 dan fazla ise, gerilim normal değerine ulaşana kadar katkı kimyasalları ekleyin. (2) Kaplamanın tanecik büyüklüğünü, gözünüzle her zaman test edebilirsiniz. Eğer kaplama pürüzsüz ve son derece ince taneliyse, yeterli miktarda katkı kimyasalı kullanılmış demektir. Eğer tanecikler kabaysa katkı kimyasalı yetersizdir, bu durumda kristal boyutları istenilen seviyeye gelene kadar kimyasal eklemesi yapın. (3) Oldukça tutarlı olan başka bir test de kapatma gücü testidir. Bu test şöyle yapılır: Ufak bir bakır katodu (diyelim ki 12 cm x 7,5 cm) tamamen temizledikten sonra, gösterilmiş olduğu gibi düşük dirençli bir tel ve ampermetre üzerinden banyoya bağlayın. Parçayı tanka asın ve üzerindeki akım yoğunluğunu 0,21 A/dm2 olacak şekilde reosta ile ayarlayın (SORU: Akım değeri ne olmalıdır? Eğer tankta sadece bir tane anot dizisi varsa, test parçasına ne yapılmalıdır?). 12 dakika kaplama yapın; bu değer 12,5 mikron kalınlığında bir kaplama kalınlığı eldesi için yeterlidir. Eğer katkı kimyasalı miktarı yeterliyse, bakır barça tamamen kalayla kaplanacaktır. Eğer değil ise, parça tamamen kaplanmayacak, yüzeyinde gözenekler olacaktır. Kaplamayı kontrol etmek için bir büyüteç kullanın. (4) Testi yapmak için bir hull cell kabı da kullanabilirsiniz. Şeritler yaklaşık olarak, aşağıda Şekil 15’te gösterildiği gibi sonuçlar verecektir.


Şekil 15

HULL CELL ŞERİTLERİNİN KALAY KAPLANMASI





ÇALIŞMA İPUÇLARI

1. Havayla karıştırma stannous kalayın stanik kalaya yükseltgenmesini oldukça arttıracağından, katot çubuk hareketi ile karıştırma yapın.

2. Anot alanını, çalışma sırasında akım yoğunluğunun 2,15 ila 2,7 A/dm² yi geçmesine izin vermeyecek büyüklükte seçin.

3. Banyo çalıştırılmıyorken anotları çözelti içinde tutun. Anotlar üzerine hafif bir hücum olsa bile, çözelti içindeki anotlar kalayı indirgenmiş halde tutma eğiliminde olarak çözeltinin oksidasyonunu yavaşlatacaklardır. Çözeltiye istenmeyen kirleticileri getirme eğiliminde olduklarından, yünlü ve pamuklu torbalar kullanmaktan kaçının. Cam bezi, vinyon, dinel veya polietilen torbalar en iyileridir. Cam bezinden olan torbaları kullanmadan önce degresleyin.

4. En iyi çalışma sıcaklığı 21 °C civarıdır.

5. Gözenekli kaplama oluşumunu engellemek için, çözeltiyi zaman zaman veya sürekli olarak Selit filtre aparatıyla filtreleyin.

6. Tutkalın etkisi sebze tutkalına değil de hayvan tutkalındaki belirli proteinlerin varlığına bağlı olduğu için, tutkalı hazırlarken hayvan tutkalı kullanın.

7. İlk banyo için U.S.P. krezol (orto) ve mümkün olan en saf krezol sülfonatı kullanın.

8. Krezolü çözeltide tutmak için, her 1 galon (3,79 lt) başına kalay çözeltisinde 1 ons (28,35 gr) sodyum toluen sülfonat çözmek yararlı olacaktır.

9. Yukarıdaki ekleme beta-naftolün çözeltide tutulmasına yardımcı olacağından, krezol sülfonat çözeltisine de yapılabilir.

10. Düzgün bir donanımınız olmadığı sürece tavsiye etmiyor olmama rağmen, eğer istiyorsanız ağırlıkça iki birim sülfürik asit ve bir birim orto krezolü yuvarlak dipli tepkime şişesinde dikkatlice ısıtmak suretiyle kendi krezol sülfonik asidinizi hazırlayabilirsiniz. 2 saatliğine 110 °C de kaynatın ve soğutun. Bu işlem sonunda iki birim krezol sülfonik asit ve bir birim serbest veya tepkimeye girmemiş sülfürik asit karışımı elde edeceksiniz. Bu karışım daha önce açıklandığı gibi gözenekli bir çömlekte kalayı, kalay sülfat ve kalay sülfonata çözmek için elektrolit olarak kullanılabilir.


ASİTLİ KALAYDA HATA GİDERME

Asitli kalay banyolarında çok fazla sorunla karşılaşılmaz ve bu yüzden ciddi bir sorun giderme tablosu verilmeyecektir.
Eğer ortamda bakır mevcutsa, optimum kaplama aralığını düşürecek ve yüksek akım yoğunluklarında yanık ve çatlak kaplama oranını arttıracaktır, fakat bakır çok hızlı bir şekilde kaplanarak çözeltiden ayrılacaktır.
Aynen bakır gibi zararlı etkileri olacak olsa da, eğer krezol sülfonik asit yeterince yüksek miktarda ise kurşun tuzları banyoda sülfat olarak çökelecek, ama kaplanıp ortamdan ayrılacaklardır.
Büyük, gevşek kalay kristalleri yetersiz katkı kimyasalı ve aşırı katkı kimyasalı kullanımına, çatlak ve kareli kaplamalar, organik madde varlığına işarettir. Bu organik madde aktif karbon kullanılarak filtrelenmelidir. Çinko kaplama açısından herhangi bir zorluğa yol açmaz.
Aşırı miktarda klorür varlığı oldukça donuk bir kalay kaplama ve büyük kristalli yapıya sebep olur. Aldehit (formaldehit, asetaldehit, vb.) gibi bileşikler siyah ve yapışık olmayan kaplama eldesine sebep olur. Aktif karbon kullanılarak filtreleyin.


FLUOBORATLI KALAY KAPLAMA BANYOSU

Reçete

Stannous fluoborat.......................... 760 gram
Serbest fluoborik asit...................... 190 gram
Serbest borik asit.......................... 93,5 gram
Hayvan tutkalı.............................. 22,7 gram
Beta-naftol................................. 9,4 gram
Su.......................................... 3,79 lt

Çalışma Koşulları

Çalışma sıcaklığı: 21 – 38°C.
Katot akım yoğunluğu: 2,15 ila 8,07 A/dm².
Tank üzerindeki gerilim: 1 – 3 volt.
Anot/katot oranı: 2/1
pH: 1 - 2 arası
Bome: 21 – 23 derece
Anotlar: Saf dökme kalay. Vinyon torbalar kullanın.
Tank: Kauçuk astarlı çelik veya tygon astarlı çelik.


BANYONUN HAZIRLANIŞI: 100 litrelik bir banyo hazırlamak için: (1) 60 lt suya 26,6 lt kalay fluoborat konsantresi kullanın. (2) Katkı kimyasallarının (tutkal ve beta-naftol) sıcak su emülsiyonunu güzelce karıştırarak ekleyin. (3) Daha sonra işarete kadar su ekleyin. Böylece yukarıdaki reçeteden 379 l’lik bir banyo elde etmiş olacaksınız. (Serbest borik asit kalay fluoborat konsantresinden gelmektedir.) Tutkal olarak kemik tutkalı özütü kullanın.


KONTROL: Banyo, pH’ı pH kağıdıyla test etmek suretiyle basitçe kontrol edilir. Eğer 0,2 nin altındaysa yeterli miktarda asit kullanılmıştır, 0,2 kolorimetriğin üzerindeyse, 0,2 veya altına düşene kadar fluoborik asit ekleyin. Metal içeriği bome değerlerine bakılarak test edilir. Eğer düşükse, bome değerleri normale dönene kadar kalay konsantresi ekleyin. Katkı kimyasalları önceden verilmiş olan metotlar ile kontrol edilebilir. Bu banyo, diğer bütün asit kalay kaplama işlerinde kullanılabilse de, özellikle kovanların galvanik bakır kaplanmasında kullanılır. Anot akım yoğunluğu söz konusu olduğunda çok az kontrole ihtiyaç duyar ve kaplamanın yanmasına izin vermeksizin daha yüksek akım yoğunluklarının kullanımına olanak sağlar. Banyonun bakımı oldukça basittir.


ALKALİ KALAY KAPLAMA BANYOLARI

İki standart alkali kalay banyosu, sodyum stanat ve potasyum stanat banyosudur. Bu banyolarda bulunan kalay daha yüksek değerliktedir ve sonuç olarak belli bir elektrik enerjisi kullanıldığında kaplanan kalay miktarı yar yarıya düşer. Dahası, alkali banyosundaki katot verimliliği asit banyosununkinden daha düşüktür ve bu nedenle verilen bir elektrik enerjisiyle asit banyosu ile 2,25 ila 2,5 kat daha fazla metal kaplanır. Şu da doğrudur ki, asit banyosunun elektriksel direnci, alkali banyonun 0,25 ila 0,25 i kadardır, yani verilen bir ağırlıktaki kaplama eldesi için alkali banyosunda, asit banyosundan 5 ila 10 kat daha fazla elektrik enerjisi kullanılacaktır (Bkz. 1. Ünite). Asit banyolarının bu avantajlarına karşın, alkali stanat banyolarının, daha iyi dağılma gücü, malzemenin daha iyi ıslatılması ve çalışmada esneklik gibi avantajları vardır. Bunun yanında, alkali banyolarında elde edilen kaplamaların asit banyolarından elde edilenlere göre daha iyi olduğu ve alkali banyolarında, iyi kaplamaların elde edilebilmesi için koloidal tabiatlı karmaşık katkı kimyasallarına ihtiyaç duyulmadığı gözlenmiştir.


SODYUM STANAT KAPLAMA BANYOSU

Reçete

Sodyum stanat (Na2SnO3.3H2O)................. 340 gram
Sodyum hidroksit (NaOH)..................... 56,7 gram
Sodyum asetat(NaOOCCH3) ..................... 85 gram
Hidrojen peroksit (100 hacim)............... 1,8 gram
Su.......................................... 3,79 lt

Çalışma Koşulları

Çalışma Sıcaklığı: 60 – 71 °C.
Katot akım yoğunluğu: 2,15 – 3,23 A/dm². NOT: Bunun üstündeki akım yoğunluklarında verim hızlı şekilde düşer. Bu aralıkta verim %75–80 arasındadır.
Anot akım yoğunluğu: 1,08 – 4,3 A/dm²

ANOTLAR: Saf dökme çinko.

TANK: Çıplak çelik veya paslanmaz çelik, sert kauçuk astarlı çelik.

ISITMA: Çelik veya demir daldırma sargıları ya da ısı eşanjörleri.


POTASYUM STANAT BANYOSU

Bu tip banyo sodyum stanat tipi banyoyla özdeş olmasına rağmen, ayarlanmış verimlilikte daha yüksek akım yoğunlukları kullanılabilir ve hidrolizden kaynaklanan tortu oluşma eğilimi daha azdır.

Reçete

Potasyum stanat (K2SnO3.3H2O)................. 850,5 gram
Potasyum hidroksit (NaOH) ................... 113,4 gram
Potasyum asetat(NaOOCCH3) ................... 113,4 gram
Hidrojen peroksit (100 hacim)............... 1,8 gram
Su.......................................... 3,79 lt

Çalışma Koşulları

Çalışma Sıcaklığı: 82 °C
Katot akım yoğunluğu: 2,15 – 10,76 A/dm². Bu aralıktaki katot verimliliği %90 cıvarındadır.
Anot alanının katot alanına oranı: 2 ye 1

ANOTLAR: Saf dökme çinko.

TANK: Önceki banyoda açıklandığı gibi.

ISITMA: Daldırma sargıları veya ısı eşanjörleri. Demir veya çelik kullanın.


STANAT BANYOSUNUN HAZIRLANIŞI

1. Tankı 2/3’üne kadar suyla doldurun. Daha sonraki tortu problemlerinden kaçınmak için, oldukça yumuşak ya da düşük iyonlu su gibi kaliteli su kullanımı önerilir. (Bu öneri kalay tankına geçmeden önceki durulama suyu için de geçerlidir.)

2. Sabit karıştırmayla stanat tuzunu çözün.

3. Yeterli miktarda hidroksidi çözün, daha sonra asetat ve peroksit ekleyin ve doğru seviyeye kadar su ekleyin.


STANAT BANYOLARININ ÇALIŞTIRILMASI

Stanat banyosunu çalıştırırken önemli nokta, stanit İYONLARININ (düşük değerliki kalay bileşikleri) oluşumunu engellemek için elinizden geleni yapmak zorunda olduğunuzdur. Hatırı sayılır araştırmaların yapıldığı birçok sene sonra, stanit iyonlarının, (Aşırı hidroksitli stannous hidroksit çözeltisi olarak düşünülebilir.) bu tip banyonun bugüne kadar kullanımında baş belası olan, kaba ve süngerimsi kaplamalara sebep olduğu anlaşılmıştır. Stanit iyonlarının dikkate değer özelliklerinden kaynaklanan bu durumda, iyonlar kendiliğinden indirgenip yükseltgenirken eş zamanlı olarak koyu süngerimsi kalay ve stanat kaplamaları oluşur. Bu süngerimsi kaplam, katot üzerinde kaba ve zayıf kaplama oluşumuna sebep olur. Bunun yanında, eğer çözeltide ağır metal tuzları bulunuyorsa bu ağır metallere bir indirgeyici gibi davranıp kaplanmalarına sebep olurlar.

STANİT İYONLARI ---> SÜNGERİMSİ KALAY KAPLAMA + STANAT İYONLARI

Yeni hazırlanmış bir kalay çözeltisinde bir miktar kalay iyonu bulunacak ve bu yüzden kararsız stanit iyonlarını daha kararlı stanat iyonlarına çevirmesi için, güçlü bir yükseltgeyici kimyasalı olan hidrojen peroksit eklenecektir.

Stanat banyosunun katodunda tam indirgenme gerçekleşir ve indirgenme şu şekildedir:

Sn+4 + 4e- ---> Sn0

İndirgenme geçiş aşamaları olmaksızın tamamlanır.


Diğer yandan, anotta kalayın aşağıdaki gibi çözünerek stannous kalaya veya stanik kalaya dönüşme olasılığı vardır.


Sn0 ---> Sn+2 + 2e-

veya

Sn0 ---> Sn+4 + 4e-


Görülmüştür ki, belirli kritik anot akım yoğunluğunun altında, kalay anotlar stanit iyonlarına çözünmektedir. Bu kritik noktanın üstündeki belli bir akım yoğunluğuna kadar anotlar stanat olarak çözünecektir. Bu aralığın üstünde kalay anotlar polarize olur ve üzerlerinde siyah oksit tabakası oluşur.

Yani anotlar üzerindeki doğru akım yoğunluğunun ayarlanması ciddi bir problemdir.

Stanat banyosunu doğru akım yoğunluğuyla çalıştırıp çalıştırmadığınızı anlamak oldukça kolaydır. Anotlar üzerindeki akım yoğunluğu düşükse, anotlar temiz çalışıyor gibi görünür veya aralarında temiz kalay kristallerinin bulunduğu, koyu parçacıklardan, hafif bir tabakayla kaplanırlar. Doğru akım yoğunluğunda, anotlar yeşilimsi mavi bir tabakayla kaplanırlar.


STANAT BANYOSUNU ÇALIŞTIRIRKEN, KAPLAMA İŞİNİN BAŞINDA BU TABAKAYI ELDE ETMENİZ BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR.


Başlangıçta akım yoğunluğunu anlık olarak normalin 1,5 ila 2 katına çıkarırsanız bu tabakayı elde edersiniz. Bu akım yoğunluğunu, yeşilimsi mavi tabaka oluşana kadar ya da banyo üzerindeki voltmetre 1 ila 2 voltluk ani bir artış gösterene kadar kullanın. (Anotlar üzerinde yeşilimsi mavi tabakanın oluşması, bu bölgelerin devreye ilave dirençler ekleyip tank üzerinde daha fazla gerilim düşümü olduğunun bir göstergesidir.) Anotlar çözülmeyen siyah bir tabakayla kaplanıp banyoyu kalay açısından tazeleme özelliklerini yitireceklerinden ve bu yüzden kaplama sırasında banyodaki kalay tükeneceğinden, aşırı akım yoğunluğu kullanımı verilen bu sürenin üzerine çıkmamalıdır.


Banyoyu mükemmel bir şekilde çalıştırmak için uyulması gereken bazı noktalar vardır:

1. Eğer mümkünse, anotlar dar eliptik tipte olmalıdır. Bu, arka ve ön yüzler referans alındığında daha homojen bir akım dağılımına izin verir. Eğer kaplama anotları kullanılmış ve hatta haddelenmiş ise, arka kısımlarına bir askı kaplaması yaparak ya da bir örtme uygulayarak akım geçirgenliklerini gidermek çok iyi bir fikir olacaktır. Arkası kaplanmış anotlar ufalanma ve parçalanmaya karşı daha az eğilim gösterirler.

2. Anodun ön yüzünün alanı katodunkinin 3/4 ü kadar olmalıdır. Stanat banyosunda 10,76 A/dm² akım yoğunluğunda çalışmak istiyorsanız, istisnai olarak bu kuralı çiğneyebilirsiniz. Katottaki böyle bir akım yoğunluğu, anotta da aşırı akım yoğunluğuna sebep olacak ve böyle özel bir durumda katot:anot oranının 2:1 olması önerilir. Çünkü bu anotlar üzerinde, doğru kaplama elde edilmesini sağlayan 5,38 A/dm² gibi bir akım yoğunluğu eldesini sağlar.

3. Anotların sürekli olarak banyoda tutulduğu düşünülürse, anotlar ve elektrik kaynağı arasındaki bağlantıların sıkı olmasına dikkat edin. Çünkü yetersiz kontak nedeniyle anotlardan biri üzerindeki akım yoğunluğu kritik noktanın altına inebilir, bu da stanit iyonu kirliliğine yol açar.

4. Eğer anotları, kullanımda değilken banyodan çıkarmak istiyorsanız, kaplamanın başındaki FİLMİ elde etmenin doğru yolu, malzemeyi tanka yerleştirdikten daha sonra, akım tamamen açıkken saniyede 2,5 cm gibi bir hızla anotları tanka indirmektir. Bu durum, ilk bölümde malzeme üzerinde yüksek akım yoğunluğuna yol açar ve burada ani bir tabaka oluşur; malzeme çözelti içindeki doğru seviyesine gelene kadar bu kaplama derece derece yayılmaya devam eder.

5. Eğer anot üzerindeki akım, herhangi bir sebepten dolayı doğru değerin altına düşürülecek ise, ince tabaka (FİLM) hızlı bir şekilde çözülecek ve stanit iyonları oluşmaya başlayacaktır. Bu sebepten, elektriksel açıdan bütün bağlantıların sıkı olduğuna emin olun. Banyoyu tamamıyla bir anda yüklemek ve eğer yükün bir kısmı kaldırıldıysa, anotlardaki yükü sabit tutarak bu bölgedeki stanit iyonu oluşumunu engelleyecek, taklit kalay katotları kullanmak da akıllıca olacaktır. Bu taklitler, eğer arzu ediliyorsa daha sonraki bir zamanda anot olarak kullanılabilirler.


STANAT BANYOLARININ ÇALIŞMA KONTROLÜ

AKIM YOĞUNLUĞU: Yukarıda zaten bunun üzerinde durulmuştu.

KOSTİK İÇERİĞİ: Düştüğünde, katot verimliliği de düşeceğinden, banyodaki kostik derişimini doğru seviyede tutmak önemlidir. Değeri her zaman %10 cıvarında tutun. Kostik miktarının azalması, temel kalay bileşiklerinin çökelmesine yol açacaktır. Eğer anot ve katot verimlilikleri doğru şekilde dengelenmezse, aşağıdaki tepkimede gösterildiği gibi, havadaki karbondioksitten dolayı, kostik, karbonata dönüşecektir. Kostik içeriğini aşağıda verilen metot ile sık sık kontrol etmek akıllıca olacaktır.

2NaOH + CO2 ---> Na2CO3 + H2O

KARBONAT İÇERİĞİ: Karbonatlar yukarıda belirtildiği gibi oluşurlar ve aşırı miktarda oluşumları katot akım verimliliğinde düşüşe yol açar. Miktarı 75 gr/lt’nin üzerine çıkarsa soğutma metoduyla banyodan çıkarılması gerekir. Tank içine demir tel ağından bir tabla yerleştirin ve çözeltinin soğumasını bekleyin. Portatif bir soğutma sargısında, soğuk tuzlu su (deniz suyu) gibi bir dondurucu kullanımı, işlemi büyük oranda kolaylaştıracaktır. Yüksek kütlelerde karbonat soğutulduğunda demir ağa yapışacak ve bu yolla tanktan çıkarılabilecektir.

KALAY İÇERİĞİ: Kalay içeriği verilen değerlerin %10 u gibi bir seviyeye sabitlenmelidir. Kalay içeriğinin bu değerin altına düşmesi, katot verimliliğinin düşmesiyle sonuçlanır.

KÖPÜRME: Anot ve katot verimleri %100 olmadığından, banyo çevresindeki atmosfere nüfuz eden hoş olmayan bir kostik püskürmesine yol açan, belli miktarda gaz çıkışı olacaktır. Bu durumun üstesinden şu iki yolla gelinebilir: 1)Tank üzerinde havalandırma (slot havalandırma) kullanarak. 2) Püskürtme kapanı kullanarak. Püskürtme kapanı, çözelti yüzeyini yüzen plastik maddelerle kaplayarak veya banyoya yeterli miktarda (çözeltinin litresine 0,5 gr kadar) sodyum rezinat ekleyerek ya da diğer ıslatıcı veya köpüren maddeler kullanıp, gazın nefes alınan bölgeye ulaşmasını engelleyen ve havaya karışıp ziyan olacak materyalleri koruyan ağır bir köpük tabakası oluşturarak oluşturulabilir.


STANAT BANYOLARINDA HATA GİDERME


BELİRTİ MUHTEMEL NEDENİ



Kalay kaplama koyu (1) Stanit iyonları varlığı.
ve süngerimsi. (2) Kostik miktarı çok yüksek.

ÇÖZÜM: Anotlar üzerinde tabaka oluşup oluşmadığını kontrol edin. Anotların elektrik bağlantılarını kontrol edin. Anotlar üzerindeki akım yoğunluğunu kontrol edin. Düzeltin. Eğer akım ile ilgili her şey doğru ise kostik içeriğini kontrol edin ve düzeltin. Eğer aşırı kostik miktarı varsa, bir pilot çözelti kullanarak, kostik miktarı doğru seviyeye gelene kadar, dikkatlice asetik asit ekleyin. Eğer anotlar üzerinde tabaka oluşumu yoksa akım yoğunluğu koşullarını düzeltin ve orijinal reçetede belirtilen miktarda hidrojen peroksit ekleyin.

* * * * * *

Kalay kaplama koyu Stanit iyonu varlığı
ve kaba.

ÇÖZÜM: Yukarıda verilmiştir.

* * * * * *

Kalay kaplama pürüzlü Organik kirleticiler, aşırı
ve çizgili. reçine veya nemlendirici.

ÇÖZÜM: Aktif karbon ile filtreleyin.

* * * * * *

Kalay kaplama koyu. (1) Kurşun varlığı.
(2) Antimon, arsenik varlığı.

ÇÖZÜM: Temizleme veya düzenli kaplama bu kirletici metalleri çıkaracaktır.

* * * * * *

Düşük katot verimi. (1) Akım yoğunluğu çok yüksek.
(2) Nitratların veya diğer
oksitleyici kimyasalların varlığı
(3) Düşük kostik soda içeriği.
(4) Düşük çalışma sıcaklığı.
(5) Düşük kalay içeriği.

ÇÖZÜM: Akım yoğunluğunu kontrol edin. Reçetede verilen değerinden yüksek olmamalıdır. Eğer sodyum veya diğer nitrat bileşikleri mevcutsa, katottaki akım verimliliği düşecektir. Nitrat efekti temizleme ya da belli süre, düzenli kaplama yaparak giderilebilir. Kostik soda veya kostik potas içeriğini kontrol edin. Eğer düşükse doğru değere yükseltin. Banyo sıcaklığını ve kalay içeriğini kontrol edin, gerekliyse düzeltin.

* * * * * *

Çözeltinin rengi koyu. Stannous iyonlarının oluşmaya
(Normal renk: Soluk başlaması.
kehribar.)

ÇÖZÜM: Reçetede verilen miktarda hidrojen peroksit ekleyerek düzeltin. Eğer çözüm sadece geçici oluyorsa bu tablonun birinci şıkkını tekrar gözden geçirin. Not: Yüksek kostik içeriğini düzeltme amacıyla asetik asit eklerken, asidi ekleme sırasında düşük çözülebilirliği olan çinko bileşiklerinin oluşumunu engellemek için, asetik asidin 1’ e 3 oranında su ile seyreltildiğinden emin olun.

* * * * * *

İstikrarsız kaplama Banyoda siyanür varlığı.
sonuçları.

ÇÖZÜM: Eğer banyoya az miktarda siyanür karışmışsa, bu miktar çözeltinin yüksek sıcaklıkta (88 °C) kısa süre çalıştırılmasıyla beraber kaplanarak ortamdan ayrılacaktır.

* * * * * *

Kalitesiz kalay kaplama. Banyoda sülfür iyonu varlığı.
(Kaba – Düzensiz)

ÇÖZÜM: Çözeltideki sülfürün tamamını, çinko sülfür olarak çökeltmek için ne kadar gerekli olduğunu öğrenmek için, bir pilot çözeltisine az miktarda çinko asetat ekleyin. (Bu tip kirlilik çok seyrek görülmektedir ve ancak kalay banyosunu çinko banyosuyla karıştırıp yanlışlıkla sülfür eklerseniz ortaya çıkar.)

* * * * * *

Anotlar pullu ve Düşük kostik içeriği.
çamurla kaplı.

ÇÖZÜM: Kostik miktarını kontrol edin ve yeteri kadar ekleyin.

* * * * * *

Dağılma gücü düşük. (1) Düşük metal içeriği.
(2) Düşük kostik içeriği.

ÇÖZÜM: İki değeri de kontrol edin ve düzeltin.




KONTROL ANALİZLERİ


KALAY İÇERİĞİ:

1. Bir pipetle banyodan 5 ml örnek alın ve 500 ml lik erlene aktarın.

2. Bunun üzerine, 70 ml konsantre hidroklorik asit, 1/8 çay kaşığı kimyasal saflıkta (C.P.) demir tozu, 200 ml saf su ekleyin. Kaynayana kadar ısıtın ve demir tozu çözülene kadar devam edin. Cam balonu kauçuk bir tıpayla kapayın ve soğuk su altında soğutun. Oda sıcaklığına kadar soğutun.

3. Gecikmeksizin çözeltiyi 1/10 Normal iyodür çözeltisiyle asit banyosu analizinde anlatıldığı gibi titre edin.


KOSTİK İÇERİĞİ (SERBEST):

1. 250 ml lik cam balon içine 10 ml numune alın.

2. 10 ml seyreltik su ve 8 damla La Motte Sulfo Orange indikatörü ekleyin.

3. 1 Normal hidroklorik asit ile renk turuncudan sarıya dönene kadar titre edin. (Ayırt etmesi ustalık istediğinden, renk değişimine aşina olmak için birkaç numune ile pratik yapın.)


SERBEST SODYUM HİDROKSİT (gr/lt) = HCl (ml) x 4,007


Eğer potasyum banyosu kullanıyorsanız:

SERBEST POTASYUM HİDROKSİT (gr/lt) = HCl (ml) x 5,842


KARBONAT İÇERİĞİ:

Eğer bir süre sonra karbonat miktarının belirlenmesi gerekiyorsa, aşağıda verilen metodu kullanın.

1. Bir beher içine pipetle 10 ml kalay banyosu çözeltisi alın ve saf su ile 250 ml’ye seyreltin.

2. Çözeltiyi kaynatın ve 50 ml %10 luk baryum klorür çözeltisi ekleyin. Çökelip oturmasını bekleyin. Çökeltiyi filtre edin ve yıkama suyu turnusol kâğıdıyla tepkime vermeyene kadar filtre üstünde yıkayın.

3. Bütün çökeltiyi bir erlene aktarın. 100 ml saf su ve 2 damla metil oranj ekleyin.

4. Çözeltiyi 0,5 Normal hidroklorik asit ile titre edin.

5. Renk değiştiğinde, fazladan olarak 5 ml hidroklorik asit ekleyin ve 3 dakika kaynatın.

6. Kullanılan 0,1 Normal hidroklorik asit miktarını (eklenen 5 ml hidroklorik asidi de içermektedir) A hacmi olarak kaydedin.

7. Çözeltiyi oda sıcaklığına soğutun.

8. 2-3 damla timolftalein indikatör çözeltisi ekleyin ve 0,5 Normal sodyum hidroksit ile titre edin. Renk mavi olana kadar titre edin.

9. Kullanılan 0,5 Normal hidroksit miktarını B hacmi olarak kaydedin.

10. Gram bölü litre olarak sodyum karbonat miktarı hesabı şu şekilde olur:

Sodyum karbonat (gr/lt) = (A – B) x 2,621


DOLAPTA KALAY KAPLAMA

Reçete

Sodyum stanat............................. 150 gr/lt
Sodyum hidroksit.......................... 15 gr/lt
Sodyum asetat............................. 22,5 gr/lt
Hidrojen peroksit (100 hacim)............. 0,47 gr/lt

Çalışma Koşulları

Çalışma Sıcaklığı: 79,5 °C.
Dolap üzerine uygulanan gerilim: 8 – 12 Volt.

DOLAP: Çelik tank ile sert kauçuk dolap kullanın.

Önceden verilmiş olan potasyum stanat banyosu bileşimi de, iyi bir dolapta kaplama bileşimi olarak kullanılabilir.

Yeşilimsi tabaka oluşumu sırasında polarizasyonu önlemek için yeterli anotlar kullanın.


DALDIRMA KALAY KAPLAMA

Kalay, pirinç, bakır, altın ve gümüş malzemeler üzerine daldırma yoluyla kaplanabilir. Broş, klips gibi ufak nesnelerin kaplanmasında pratik bir işlemdir. Birçok uygulanabilir teknik bulunmaktadır.

REÇETE 1

Reçete

Stannous klorür (SnCl2. 2H2O)............... 113,4 gram
Potasyum bitartarat........................ 85 gram
Amonyum oksalat............................ 56,7 gram
Su......................................... 3,79 lt

Çalışma Koşulları

Çözeltiyi 88 °C’ye kadar ısıtın. Galvanizlenmiş demir tel sepetler içindeki malzeme kalay kaplanana kadar kaynayan çözeltiye daldırın.

Aynı çözelti, pirinç ve bakır nesneleri akım kullanmaksızın kalay kaplamak için dolapta kullanılabilir. Çözeltiyi sıcak kullanın, pirinç ve bakır yükünü az miktarda çinko janjan ile karıştırın.


REÇETE 2

Reçete

Sodyum klorür.............................. 28,4 gram
Potasyum bitartrat......................... 28,4 gram
Amonyum sitrat............................. 28,4 gram
Su......................................... 3,79 lt

Çalışma Koşulları

88 °C sıcaklıkta kullanın. Kaplama dolabınızın iç kısmını saf kalay folyo ile astarlayın. Tabaka devamlı olmak zorunda değildir ve gerekliyse dolabın kapı kısmında kırılabilir. Bakır ya da pirinç objeleri dolaba yükleyin ve kalayla kaplanana kadar dolabı döndürün. Bu işlem 1 ila 2 saat alacaktır. Çözelti, işlem sonunda çok az kalay içereceği için atılabilir.


HATALI KALAY KAPLAMALARIN SÖKÜLMESİ

ÇELİK PİRİNÇ VE BAKIRDAN KALAY SÖKME

Reçete

Hidroklorik asit........................... 3,79 lt
Antimon trioksit........................... 56,70 gr

Oda sıcaklığında daldırma yoluyla uygulayın. Kalay tabakası çözülene ve malzeme üzerinde koyu antimon isi oluşana kadar malzemeyi daldırın.

Bir diğer yöntemde ise, 120 gr/lt kostik soda çözeltisi hazırlanır ve sökme elektroliti olarak kullanılır. Malzemeyi oda sıcaklığında, 6 Volt uygulayarak anot olarak kullanın. Püskürme olduğunda içinize çekmemeye dikkat edin.


BİR KAPLAMA TECRÜBESİ

Yeni hazırlanmış stanat banyosundan elde edilen kaplama, olması gerektiğinden daha koyu görünümlüydü. Her şey olması gerektiği gibi gözüküyordu, fakat bir teknisyenin içine stanat tuzunu antimon içeriği bakımından test etmek doğdu, 10 ml 50-50 HCl içinde 1 gr çinko çözüp içine nitrik asitle temizlenmiş bakır şeridini daldırdı. Bakır şerit ısıtıldığında üzerinde yeşilimsi bir kaplama oluştu, bu da antimon veya arsenik içeriğine işaretti. Fakat daha sonra bunun antimon olduğunu fark etti, çünkü çözeltinin morumsu bir renk aldığını gözlemledi (Bakır antimonid karakteristiği).

Bu test ancak Sb veya As miktarı %0,2 nin üzerinde olduğunda çalışıyor, bu yüzden Sb miktarının %0,2 den fazla olduğuna karar verdi. Ne mi yaptı? Tabi ki ürün sağlayıcıya bu durumu şikâyet etti ama aldığı cevaptan tatmin olmadı. Bundan sonra ne mi yaptı? Siz olsanız ne yapardınız?
# Ayrıca 15. ünitede yer alan korozyon konusuna bakınız.
Yüzeyişlemleri.com dan alıntır