BAKIR KAPLAMA NEDİR, BAKIR KAPLAMA NASIL YAPILIR,BAKIRIN KAPLAMA METALİ OLARAK KULLANIM YERLERİ,BAKIRIN GERİ KAZANILMASI


Bakırın atom ağırlığı 63,57, sembolü Cu olup pembemsi renkte, özgül ağırlığı 8,92 olan bir metaldir (1cm³ suyun ağırlığı 1 gram iken, 1 cm³ bakırın ağırlığı 8,92 gramdır). Kolayca biçimlendirilebilir ve elektriksel iletkenlik bakımından gümüşten sonra en iyisi bakırdır. 1 veya 2 değerlikli olabilir.

Bakırın Kaplama Metali Olarak Kullanımı : Büyük ihtimalle en sık kaplanan metal bakırdır, çünkü yumuşak olup kolay biçimlendirilebilir, kolayca polisaj yapılabilir ve farklı birkaç çözeltiden kolaylıkla kaplanabilir. Atmosferin zararlı korozyon etkisi sadece demir için sözkonusu değildir, bakır metalinin dış tabakaları havadaki oksijenle reaksiyona girerek oksitlendiği için bakırın dış yüzeyi kararır ve kırmızı ile siyah arasında bir renk alır. Asidik atmosferde yeşil renkli bir pas oluşur (bakır pası, bakır yeşili). Bu oksit tabakası koruyucu bir tabaka olarak davranır ve bakırın oksijenle daha fazla reaksiyona girmesini engeller. Renkteki bu bozulma nedeniyle, eğer kaplamanın orijinal pembe rengini muhafaza etmesi isteniyorsa, bakırla kaplanmış bütün ürünler koruyucu bir lak tabakasıyla kaplanmalıdır. Elektrokaplanmış bakır özellikle hassas olduğundan dolayı havada renk değiştirir – öyleyse önlemini alın!

Bakırın Elektrokimyasal Özellikleri : Eğer hatırlarsanız 1. Ders’ te bakırın diğer elementlerle birleşerek en dış yörüngesindeki bir veya iki elektronunu kaybettiğini ve çeşitli bileşikler oluşturduğunu görmüştük. Bakırın bir elektronunu kaybederek oluşturduğu bileşikler, cuprous veya bir değerlikli bakır bileşikleri olarak adlandırılır. Bakırın iki elektronunu kaybederek oluşturduğu bileşiklere ise, cupric veya iki değerlikli bakır bileşikleri denir.

(oz -ous- ve ik -ic- soneklerine dikkat edin – Birden fazla değerlik (valans) elektronuna sahip tüm metallerde, “oz” ile biten metal bileşiklerinin birleşme değeri daha düşük, “ik” ile bitenlerin birleşme değerleri daha büyüktür).

Bir değerlikli bakır bileşikleri su içinde çözündüğünde, bakır tuzu iyonize olur ve bir elektron kaybetmiş haldeki bakır iyonları ortaya çıkar, bu iyonlar net olarak bir pozitif (+) yüklüe sahiptirler. İki değerlikli bakır bileşikleri iyonize olduklarında, bunlar iki elektron kaybederler ve net olarak iki pozitif yüklü hale geçerler. +1 değerlikli bakır (Cuprous) iyonunu metalik bakıra geri döndürmek için 1 elektron; +2 değerlikli bakır (Cupric) iyonunu metalik bakır haline geri döndürmek için 2 elektron gerektiğinden dolayı; şurası gayet açıktır ki; +1 değerlikli bakır iyonunun bakıra dönüşmesi için gereken enerji miktarı daha azdır. “Coulomb” ile anlatacak olursak; +1 değerlikli bakır çözeltisi kullanılarak belli ağırlıktaki bakır metalin kaplanması için gereken elektrik enerjisi miktarı, +2 değerlikli bakır çözeltisi kullanılarak yapılara göre yarı yarıya daha azdır.

Bir Faraday’lık elektrik enerjisi (96,500 coulomb) kullanıldığında, %100 katot veriminde +1 değerlikli bakır çözeltisinden 63,54 gr, +2 değerlikli bakır çözeltisinden 31,77 gr. bakır kaplama yapılır.

Yukarıda söz edilen durumu, uygulamada yapılan kaplama açısından aşağıda Tablo 1.de belirtildiği gibi değişik yollardan da açıklayabiliriz.

Özellik Cu+1 Cu+2
1 gram kaplamak için gereken amper-saat 0,422 0,844
1 ons kaplamak için gereken amper-saat 11,96 23,92
1 dm² ye 20 mikron kaplamak için gerekli amper-saat 0,753 1,516

Yukarıda tanımlanan durumların %100 katot verimi esas alınarak hesaplandığı gözardı edilmemelidir. Bakır, elektromotor seride hidrojenin oldukça altında bulunmaktadır. Bundan dolayı, sıradan bir asitli bakır banyosunda, katot verimi %100’e oldukça yakın bir değerdedir. Başka faktörlerin de etkili olduğu siyanürlü ve başka tipteki alkali banyolarda bu verim %30-40’lara kadar düşmektedir.


Şimdi, bakır kaplama banyolarını inceleyelim.


Bakır Kaplama Banyoları
Bakır bir çok değişik çözeltiden kaplanabilir. Bu çözeltiler 2 ana gruba ayrılır. pH’ı 7’nin altında olan asidik tip banyolar, pH’ı 7’nin üzerinde olan alkalik tip banyolar. Önce asidik tip banyolardan söz edeceğiz.

Aksi belirtilmedikçe, tüm kaplama banyosu reçetelerindeki çözeltiler su kullanılarak hazırlanmıştır. Örneğin; 75 gr/lt konsantrasyon, 1 litre suda 75 gram madde çözünmüş anlamına gelir.

Asitli Bakır Banyoları

En sık kullanılan asitli bakır banyosu “bakır sülfat banyosu” olarak bilinmektedir. Bunun pek çok değişik türleri bulunmakla birlikte, temel içeriği; bakır sülfat (mavi vitriol) ve sülfürik asittir. Aşağıda temel reçetesi görülmektedir. İyi sonuçlar elde etmek için bu banyonun işe yaradığını söyleyebilirim.

Bileşen Formülü Konsantrasyon (gr/lt)
Bakır sülfat CuSO4.5H2O 200
Sülfürik asit H2(SO4) 52
Aluminyum sülfat Al2(SO4)3 15 (isteğe bağlı)

Bu çözelti şu şekilde hazırlanır: Bakır sülfat kristalleri yarım (1/2) hacim su içinde çözülür (kristalin bir kısmı çözünmez). Daha sonra sülfürik asit dikkatlice eklenir (daima asidi suya ekleyin, tersini yapmayın.) Oluşan çözeltiye aluminyum sülfat koyulup karıştırılır ve çözelti bir litreye tamamlayana kadar su ilave edilir.


Bu çözeltiyi hazırlarken karşılaştığınız şu üç hususun size diğer çözeltileri hazırlarken de faydası dokunacaktır:

1 Kristalleşme suyu: Kullanılan bakır sülfat kristalleri su içerir (hidratlıdır).
CuSO4.5H2O formülü ile ifade edilen şey, bakır sülfat çözeltisinin “kristalleşme suyu” içerdiğidir. “Hidrasyon” konusu 5. Ders’te ele alınmıştı fakat burada tekrar etme gereği bulunmaktadır. Neden tam olarak 5 molekül suyun bu şekilde bağlandığı, gereksiz bir takım ayrıntılara girmeden anlatılamayabilir, fakat sade bir yaklaşım daha yardımcı olacaktır. CuSO4 molekülünü, bir eyaletten diğerine (sıvı fazdan katı faza) yolculuk eden bir arabaya benzetirsek, su molekülünü de bir otostopçuya benzetebiliriz. Bakır sülfatın, tam 5 adet otostopçu su molekülü için yeri vardır ve bunları “katı faza” götürür.

Bakır sülfat kristalleri ve kristalleşme suyu içeren diğer kristaller “hidratlı” (sulu) kristaller olarak tanımlanır. Bu “kristalleşme suyu”, ısıtılarak veya başka bir yolla uzaklaştırılırsa, bu tip kristallere sudan arındırılmış anlamına gelen “anhidrit : susuz” kristaller denir.

Bu konuda, daha ileriye gidilmeyecektir çünkü kimyanın alanına girer. Fakat, yukarıda söz edilen konuların bir uygulaması vardır: Kaplama banyolarının hazırlanması.

“Hidratlı tuzlar”, aynı hacimdeki “susuz tuzlara” göre daha az derişiktir. Başka bir şekilde anlatırsak bir kilo susuz tuz yerine, bir kilo hidratlı tuz kaplama banyosunda çözülse, daha az miktarda tuz eklemiş oluruz. Aşağıdaki şekil daha açıklayıcı olacaktır.
Bakır sülfatı ele alırsak, bir kg. mavi (hidratlı) kristaller, bir kg.ın sadece 64/100’ ü kadar saf CuSO4 içermektedir. Burada kalan 36/100’lük kısma kristalleşme suyu karşılık gelmektedir. Daha önce verilen formül, 200 gram bakır sülfat kristali gerektirir. Elimizde açık yeşil renkli, toz görünümlü, susuz bakır sülfat varsa ve bundan kullanırsak, yukarıdaki reçeteye göre, her 1 gr. için fazladan 0,36 gram ekleme yapmamız gerekeceğinden; 200 gram bakır sülfat eklemiş olmak için, fazladan 72 gram bakır sülfat eklemek gerekeceği anlamına gelir. Eklediğiniz bu fazladan bakır sülfatın oda sıcaklığında suda çözünmediğini göreceksiniz. Bunu çözeltiden tamamen uzaklaştırmak zorundasınız ki, bu da zaman kaybı demektir. Yeni bir kaplama banyosu hazırlanırken, tuzların kristalleşme suyu içerip içermediğinin kontrolü önemlidir. Diğer önemli nokta da, eldeki tuzlar düşündüğümüz miktarda su içermiyorsa, gerekli toleransların dikkate alınmasıdır.

Farkı nasıl bilebilir nasıl tedbir alabiliriz?
5. Ders’te belirtilen “hidrasyon suyu” konusunda, konunun nasıl çözüldüğü anlatılmaktadır. Bu noktada, konuya açıklık getirecek, gerçek bir örnek vereceğim.
Çoğu kaplama banyosu reçetesinde, hidratlı veya susuz tuzlardan hangisinin kullanılacağı belirtilir. Eğer belirtilmemişse, bunlar bilimsel yollarla hazırlanmamış reçetelerdir! Eğer hiçbir açıklama yapılmamış ise, “susuz” formda olduklarını varsayın. Bunu bir çalışma kuralı olarak kabul edin. Şimdi, örneğe gelelim.
Cevap: Hidratlı bakır sülfatın formülü CuSO4.5H2O, susuz bakır sülfatın formülü CuSO4 tür. 5. Dersteki atom ağırlıkları tablosuna bakarsak, CuSO4 ün formül ağırlığını (Cu) 63,54 + (S) 32 + (O4) 64 = 159,54 gr olarak buluruz. 5 molekül su ilavesi ile 5 x 18 (H2O=2+16) = 90, toplam ağırlık 159,54 + 90= 249,54 olur. Buradan, doğru miktardaki susuz bakır sülfat; 180 . (159,54 / 249,54) = 115,08 gram olarak bulunur.

Problem #1: Bir bakır kaplama banyo reçetesi 112 gr/lt susuz bakır sülfat gerektiriyor. Elimizde hidratlı formda bakır sülfat var. Bir litre çözelti için kaç gram ilave edilmelidir?

2. Sıvı Ons ve Ağırlıkça Ons. Konuyla ilgili ikinci nokta,kullanılacak sülfürik asit miktarıdır. Reçete, bir litrede 52 gram (7 oz/gal) sülfürik asit (H2SO4) gerektirmektedir. Aksi belirtilmedikçe, reçetedeki asitlerin “saf” veya “konsantre = derişik” asit olduğu varsayılmalıdır. Konsantre sülfürik asidin özgül ağırlığı 1,834 gr/cm³ = 1,834 gr/ml veya bome ölçüsüyle 66o Bome’ dir.

Bazı reçetelerde İngiliz ölçü sistemi birimleri ile karşılaşabilirsiniz. Bu durumda, asidin sıvı formda olması demek, onun ölçümünde birim olarak sıvı ons (fl-oz) kullanılması anlamını taşımaz. Reçete, birim olarak ağırlıkça ons kullanılmasını ister ki, bu da avoirdupois ons anlamına gelir. Bazı kaplamacılar, 7 onsluk asit diye okuduklarında, 7 sıvı onsluk bir miktar ölçerler ve bunu banyoya ilave ederler. Bu yapılan doğru değildir. Eğer formülde “ağırlık” baz alındı ise, tüm diğer girdilerde olduğu gibi, asit de tartılarak işleme dahil edilir. Darası alınan boş bir şişe veya tanka istenen miktarda asit ilave edilerek, bu işlem kolaylıkla yapılabilir.

Eğer elinizde terazi yoksa, doğru asit miktarını, ağırlıkça onstan sıvı onsa çevirerek elde edebiliriz. Bu aşağıda belirtilen yöntemle yapılır.

“Sıvı ons”a göre derecelendirilmiş bir ölçü kabımız (dereceli silindir) olduğunu varsayalım. (1 kuart’ın (0,95 lt) 32 sıvı ons’a eşit olduğunu hatırlatalım). Reçete bizden ağırlıkça 7 oz/gal (52 gr/lt) asit istemektedir.

“Bir fl-oz (sıvı ons) su, 1,04 avoirdupois ons ağırlığındadır.

Yukarıdaki eşitlik kullanılarak, ağırlıkça ons, sıvı ons’a çevrilebilir.

Sülfürik asit söz konusu olduğunda, asidin özgül ağırlığı 1,834 olduğundan dolayı; asidin bir sıvı onsu, 1,04 x 1,834= 1,91 avoirdupois ons’a eşit olacaktır. Buna göre; bir kaplamacı banyoya eklemek için 7 sıvı ons (198,89 ml) asit ölçtüğünde, ağırlıkça 1,91 x 7 = 13,3 ons (377 gr) asit eklemiş olur. 7 ons’a (198,45 gr) ihtiyaç duyulduğundan dolayı, eklenen uygun hacimdeki asit miktarı 7 / 1,91 = 3,66 fl-oz’tur. Bu miktar, reçetenin gerektirdiği ağırlıktır.

Görüldüğü üzere İngiliz – Amerikan Ölçü Sistemi çok karışıktır. Metrik sistemde, bu durum çok daha kolaydır. Reçetede istenen sülfürik asit miktarı 7 x 7,5 = 52,5 gram/litre (1 oz/galon = 7,5 gr/lt) olarak bulunur. 1 mililitre sülfürik asit 1,834 gr gelmektedir. Böylece 52,5 / 1,834 = 28,7 mililitre asit miktarı hesaplanır.

Yukarıda söz edilen hesaplama yöntemi, sıvı maddelerin tartılmasında kullanılabilen kullanışlı bir yoldur. Eğer, maddenin özgül ağırlığı biliniyorsa, o maddenin ağırlığı, hacimce hesaplanabilir. İngiliz sitemi için şöyle bir kural verilmiştir:

Sıvı ons’u (fl-oz) ağırlıkça ons’a (oz) çevirmek için: Özgül ağırlığı 1,04 ile çarparak bir sıvı onsun ağırlığını hesaplayın. Çıkan bu sayıyı, ağırlıkça ons sayısına bölerek, ilave edilmesi gereken sıvı-ons miktarını bulun.

Tabi ki, bazı reçetelerde konsantrasyon, (fl-oz/gal) galon başına sıvı ons miktarı olarak belirtilir. Bu değeri mililitre/litre’ye (veya cm3/lt) çevirmek için: fl-oz/galon değeri 7,81 ile çarpılır.

Tablo 2- Bazı Konsantre Asitlerin Özgül Ağırlıkları

Asit Özgül Ağırlık Bome Derecesi
Asetik 1,07 9,5
Hidroflorik 1,15 19,0
Hidroklorik 1,18 22,0
Nitrik 1,41 42,0
Sülfürik 1,84 66,0


Problem #2: Bir asitle dağlama banyosu için, ağırlıkça 24 onsluk hidroklorik aside ihtiyaç vardır. Ölçümü sıvı ons biriminde yaparsanız sonuç ne olur. Mililitre biriminde yaparsanız sonuç ne olur.


3. Ortak İyon Etkisi. Basit bir asitli bakır banyosu, 2 temel girdiden oluşur. Bakır sülfat ve sülfürik asit (aluminyum sülfat isteğe bağlıdır.) Bakır sülfat bakır iyonları sağlarken; sülfürik asit hidrojen iyonları sağlayarak elektriksel iletkenliğini iyileştirir. Bu, krom kaplama banyoları hariç, tüm banyolar için geçerlidir. Belirtilen formüle göre, alüminyum sülfat olmadan da, banyo, gayet iyi iş görür. Peki, alüminyum sülfat niçin ilave edilir?

Banyoya ilave edilmesinin nedeni kaplama yüzeyinde daha ince taneli bakır kristallerinin toplanması içindir.

2.dersten bildiğimiz gibi, daha küçük kristaller, daha düz, daha sağlam ve daha sert kaplamaların elde edilmesini sağlar. Alüminyum sülfat bunu niçin yapar? Yanıt, “basit iyon etkisi” kavramında yatmaktadır. Fikir, karmaşık görünse de, oldukça basittir.

Aşağıdaki tepkime, bakır sülfatın suda çözünürken nasıl iyonize olduğunu (veya ayrıştığını) göstermektedir.

CuSO4 D Cu +2 + SO4 -2

Sağ yönü gösteren ok, iyonlaşma işleminin nasıl ilerlediğini işaret etmektedir. Sol yönü gösteren ok ise, bakır ve sülfatın iyonlaşmamış bakır sülfata dönüşme eğilimini işaret etmektedir. Sonuçta, belli orandaki iyonlaşma ile bakır ve sülfat iyonlarının tekrar birleşme tepkimeleri arasında bir eşitlik mevcuttur. Eğer biz, banyoya, sülfat iyonları ekleyecek olursak, reaksiyonun, sol tarafa doğru gerçekleşme durumu olacaktır ki, bu da bakır iyonlarının, birleşerek iyonlaşmamış bakır sülfat oluşturması anlamına gelmektedir. Bu, bakır sülfatın iyonlaşmasının tekrar bastırılmasına denktir. Tepkimenin, geriye doğru (iyonlaşmamış bakır sülfat oluşumu) gitmesinin nedeni, elimizde bakır iyonları ile bağlanma isteği duyan, fazladan sülfat iyonlarının olmasıdır. Kimyanın önemli bir prensibi olarak, basitçe söylemek gerekirse, buna kütlenin davranışı kanunu denir. “Sabit sıcaklıkta, tepkime hızı, tepkimede bulunan her bir maddelerin kütleleri ile orantılıdır. Gerçekte, iki tepkime olmaktadır. İyonlaşma tepkimesi ve iyonlaşmama tepkimesi. Eğer daha fazla sülfat iyonları eklersek, iyonlaşmama reaksiyonuna yardım etmiş oluruz. Yani, daha fazla SO4-2 iyonları eklenerek, bakırın “iyonlaşmamış” formuna geri dönmesi ile, çözeltimin serbest enerjisi düşer.

Nasıl ifade edilirse edilsin, bu durum, çözeltideki bakır iyonlarının miktarının düşmesine denktir. Eğer bakır iyonlarının sayısı düşer ise, “polarizasyon” (kutuplaşma) oluşumuna eşdeğer bir olay gerçekleşir (2. derse bakınız) ve belli miktardaki akım yoğunluğu için sonuçta daha ince kristalli yapı oluşur. Bakır iyonlarımın sayısının düşürülmesi, kaplama için yok oldukları anlamı taşımaz. Onlar (bakır iyonları) bakır sülfat rezervine geri dönmüşler demektir. Bakır iyonu, kaplandığı anda, kimyasal dengenin sağlanması için, rezervedeki bakır iyonları devreye girer. Bu basitçe şu anlamı taşımaktadır: iyonlaşma işlemi gittikçe zorlaşmakta veya. karmaşıklaşmaktadır ki, bunun sonucunda, polarizasyon (kutaplaşma) artmaktadır.

Fazladan sülfat iyonlarımın alüminyum sülfattan gelme zorunlulukları yoktur. Bu sülfat iyonları, potasyum sülfattan veya sülfürik asidin kendisinden de gelebilir. Gerçekte, sülfürik asit miktarı arttıkça, sıradan iyon etkisi ile kristaller daha da ufalır, fakat bu durum ne yazık ki, çözeltinin daha asidik olmasına ve eğer pH çok düşer ise, katot verimliliğimin azalmasına yol açar. Bu nedenle, alüminyum sülfat gibi bir tuz kullanılır ki bu, pH üzerinde çok az etkili iken, sülfat iyonlarını da sağlamış olur.

Aluminyum sülfattan gelen sülfat iyonlarının, aluminyumun iyonlaşmasına etki etmemelerinden dolayı, bakır iyonlaşmasını bastırıp, aluminyumun iyonlaşmasına etkisiz kalıp kalmadığını merak edebilirsiniz? Cevap evettir. Alüminyumun iyonlaşması (iyonize olması) dikkate değer bir olay değildir. Çünkü sulu çözeltisinden kaplanabilmesi için çok yüksek enerji gerektiğinden Al kaplanmaz,. Burada kaplanan element bakırdır. Buradaki esas amacınız; banyosunun kaplama kalitesini bozmayacak bir şekilde iyonlaşmanın engellenmesidir (sınırlanması).

Şimdi, reçeteye geri dönelim.

Banyonun Bileşenleri Derişim (gr/lt)
Bakır sülfat (CuSO4 5H2O) 200
Sülfürik asit (H2SO4) 52
Aluminyum sülfat (Al2(SO4)3) 15

Anotlar: Bu banyo ile kullanılan anotlar, mümkünse tavlanmış elektrolitik bakır olmalıdır. Yoksa, döküm veya haddelenmiş bakır da kullanılabilir, Çok daha düzgün çözüneceğinden, elektrolitik bakır tercih edilmelidir. Fosforlu bakır (alaşımında, az miktar fosfor bulunan bakır) hemen hemen hiç tortu bırakmaz. Anot ne kadar düzgün çözünür ise, kaplama yüzeyi o kadar düzgün olur. Bu konuda daha sonra ayrıntılı bilgi verilecektir.

Anot Alanının Katot Alanına Oranı: Mümkünse anot alanı, kaplanacak yüzey alanı ile aynı olmalıdır (oran 1:1). Gereğinden fazla anot alanı çözeltiye daha fazla bakır sülfat geçmesine neden olur ki, bu da çözeltinin asitliğini ve iletkenliğini düşürüp, aşırı bakır sülfat çökelmesi tehlikesini ortaya çıkarır.

Çalışma Sıcaklığı: Asitli bakır sülfat banyosu 22 – 49 °C arası çalışılabileceği gibi, ihtiyaç halinde daha yüksek sıcaklıkta da çalışabilir. Banyo sıcaklığı arttıkça, daha fazla bakır sülfat çözünecektir (270 gr/lt’ye kadar çıkabilir). Özellikle, “elektrikle şekil verme” işleminde olduğu gibi, kaplama yakılmadan daha yüksek akım yoğunluğu kullanılarak, kaplama işleminin daha hızlı yapılması sağlanmış olur (17. Ders’e bakınız).

Eğer sıcak çözelti ile çalışmak iterseniz, buharlı, gazlı veya elektrikli daldırma ısıtıcılardan veya harici eşanjör kullanılmalıdır (büyük işlerde harici ısı eşanjörleri kullanılması tavsiye edilir). Buharlı ısıtıcılar için kurşun, paslanmaz çelik, cam, Karbate veya titanyum; elektrikli daldırma ısıtıcılar için paslanmaz çelik veya kuartz kullanılmalıdır.

Klorür iyonu içeren asit banyolarında kurşun veya paslanmaz çelik kullanılmamalıdır.

Akım Yoğunluğu: Sözü edilen reçete ile; karıştırma işlemi olmaksızın, banyoda 1,07 – 4,3 A/dm² akım yoğunluğu uygulanabilir. Karıştırma ile; karıştırmanın şekline ve tipine bağlı olarak, akım şiddeti iki, hatta üç katına çıkar.

Gerilim: Anot ve katotların banyo içindeki yerleşimleri, boyutları, banyo sıcaklığı gibi bazı durumlara bağlı olarak, asitli bakır sülfat banyosu içindeki gerilim, 0,5 ile 3 volt veya biraz daha fazlası arasında oynayabilmektedir. Bu tip banyolardaki gerçek direnç değeri 4 ile 7 ohm-santimetre arasındadır. Birbirinden yaklaşık 15 santimetre uzaklıkta, her birinin yüzey alanı 9,29 dm² olan anot ve katodun bulunduğu banyoda 1,25 voltluk bir gerilim, yaklaşık olarak 10 amperlik bir akım üretir. Birbirinden 30 santimetre uzaklıkta bulunan aynı tipteki elektrotlar 2-15 voltluk bir banyo ortamı için 10 amperlik akıma ihtiyaç duyarlar.

Aşağıdaki örnekte verildiği gibi yukarıda söz edilen durumu kendi kendinize “Ohm Kanunu” kurallarını uygulayarak da bulabilirsiniz.


Örnek #2: Birbirinden 15 santimetre uzaklıkta yüzey alanı 9,29 dm2 (=929 cm²) olan elektrotlar asitli bakır sülfat banyosu içinde bulunmaktadırlar. Banyonun elektriksel direnci 5-6 ohm-santimetre’dir. 10 amperlik akım üretilebilmesi için ne kadar gerilime ihtiyaç duyulur?

Cevap: Ohm Kanunu’na göre E= I.R dir (E= Voltaj, R= Direnç, I= Akım). Bir kaplama banyosu için Rt = R+Rc+Ra (R= kaplama çözeltisinin direnci, Rc= Katot polarizasyonundan dolayı oluşan fazladan direnç, Ra = Anot polarizasyonundan dolayı oluşan fazladan direnç). 2. Ders’te öğrenilen formüle göre, öncelikle direnç ve boyutlar kullanılarak “R” değeri hesaplanır.

R=K.L/A = R = (5,6 x 15) / 929 0,09 ohm.

Not: 5,6 değeri ohm-inç değil ohm-cm dir. Bu nedenle, tüm birimler cm cinsinden olmalıdır. (1foot2= 929 cm2 ve 6 inç=15 cm olarak kabul edilir.)

Haring Kabı ile ölçülen Ra+Rc toplamı 0,035 ohm civarındadır. Buna göre;

E = 10 x (0,09 + 0,035) 1,25 Volt
Anot-katot uzaklığı 30 santimetre için; R = (5,6 x 30) / 929 0,18 ohm ve

E = 10 x (0,18 + 0,035) = 2,15 Volt.

Bilinen miktardaki bir akım değeri için, anot ve katottaki polarizasyonlardan dolayı oluşan gerilim düşümü miktarı biliniyor ise örneğin Haring Kabı ile ölçülebiliyor ise, Ra ve Rc direnç değerleri Ohm Kanunu’ ndan kolayca hesaplanabilir (R=E/I). Örneğin, 10 amperlik bir akım varken, anotta 0,2 voltluk bir gerilim düşümü oluyorsa, bu demektir ki, Ra= 0,2 / 10 = 0,02 ohm. Eğer katottaki gerilim düşümü 0,15 volt ise, bu demektir ki, Rc = 0,15 / 10 = 0,015 ohm ve Ra + Rc = 0,02 + 0,015 = 0,035 ohm’ dur. (Bu problemde verildiği gibi)

Yukarıdakiler sadece fikir vermek için verilmiş yaklaşık hesaplamalardır. Kaplamacı olarak siz bunları yapmak zorunda değilsiniz. Fakat, eğer bu hesapları yapabilirseniz, bu sizin daha iyi düşünmenize yardımcı olacaktır. Bu nedenle, yukarıda söz edilen örnek ve hesaplamalara zaman ayırmayı uygun gördüm. Aşağıda sizin çözmeniz için bir problem veriyorum bundan sonra konumuza devam edeceğiz.


Problem #3: Bir bakır sülfat banyosunda, anot ve katodun her birinin yüzey alanı yaklaşık 9,29 dm² (929 cm²) olup ikisi de bakırdır. Banyo sıcaklığında, banyonun özgül direnci 6 ohm-cm’dir. Banyonun Haring Kabı ile ölçülen değerlerine göre, 20 amperlik akımda anottaki gerilim düşümü 0,30 volt, katottaki ise 0,20 volttur. Eğer anot-katot arasındaki uzaklık 25 cm ise, banyoda 20 amperlik akım elde etmek için ne kadar gerilim uygulanmalıdır?


Asitli Bakır Sülfat Çözeltileri İçin Tanklar: Asitli bakır sülfat çözeltileri için kullanılan tanklarda değişik tipte materyaller kullanılabilir.

 Seramik Tanklar: Kaplama çözeltileri için, sırlanmış seramik tanklar oldukça uygundur. Bunlar yükleme esnasında sert çarpmalara ve ani sıcaklık değişimlerine karşı hassas oldukları için, dikkatli çalışılması gerekir.

 Güçlendirilmiş (Takviye edilmiş) Plastik Tanklar: Cam elyafı (fiberglas) ile güçlendirilmiş polyester tanklar, kaplama çözeltilerinin içine koyulması için mükemmeldir. Daha iyi hizmet veren, daha değişik tipte türleri mevcuttur.

 Plastik Astarlı Çelik: Büyük tesisler için uygundur. Plastik kaplamanın kimyasal tepkimeye girmeyen türden olduğuna ve organik pisliklerden arındırılmış olmasına dikkat edilmelidir. Tygon veya teflon astarlı tanklar en iyileridir, fakat oldukça pahalıdırlar.

 Cam tanklar: Ufak çaplı çalışmalar için iyidir. Cam da seramik gibi kırılgandır.

 Lucite/Pleksiglas Tanklar: Deneysel ve ufak çaplı çalışmalar için uygundur.

Karıştırma: Asitli bakır banyoları için genelde kullanılan 2 tip karıştırma vardır. Katot çubuğun ileri geri hareketi ile sağlaman karıştırma ve hava üflenerek sağlanan karıştırma. Hava ile sağlanan karıştırma yöntemi, katot çubuğun hareketi ile sağlanandan daha verimlidir ve bu sebeple daha yüksek akım şiddeti değerlerine ulaşmaya imkan verir. Hava ile karıştırma daha etkili olduğundan, tank tabanında biriken çamuru banyoya karıştırır ve böylece kaplama yüzeyinde pürüzlülüğe yol açar. Bu nedenle, sürekli filtreleme yapılmıyorsa, hava ile karıştırma yöntemi ticari amaçlı tanklarda asla kullanılmaz. Ayrıca, filtre ediliyor olsa bile hava kaynağı olarak asla sıradan bir kompresör kullanılmamalıdır. (Kısa bir süre çalıştıktan sonra, filtre yağlı buharın geçişine izin verir ve böylece banyonun kalitesi bozulur). Kuru ekran tipi filtre ile birlikte fan tipi üfleyici (blower) kullanılırsa işletmedeki toza karşı da önlem alınmış olur.

Eğer katot çubuğu karıştırması kullanılır ise, 5 – 20 santimetre arası ileri geri mesafesi ve dakikada 8 – 16 kez hareket yeterli olacaktır. Elektrikle şekil verme konusunda anlatılacağı üzere, daha özel durumlar için, farklı tipte karıştırma yöntemleri de kullanılabilir.

Filtreleme: Karıştırma işlemi uygulanmayan asitli bakır banyolarında genelde filtrelemeye ihtiyaç duyulmaz. Çok uzun çalışma periyotlarında ise filtreleme gereklidir. Katot çubuğu karıştırmasında her 3 haftada bir, hava karıştırmasında ise sürekli filtreleme yapılır. İnce taneli ve düzgün yüzeye sahip kaplamalar elde etmek için filtreleme bir zorunluluktur. Filtreleme hızı, banyonun bir saat içinde en az bir kez filtreleme ünitesinden geçirilmesi için yeterli olmalıdır. Eğer, anot torbaları kullanılırsa (yüzey pürüzlülüğünü azaltan bir uygulamadır) 407 gr/m² lik tüylendirilmiş polipropilen tercih edilmelidir. Buna alternatif olarak; 340 gr/m² lik kolalanmamış kanvas kumaş da kullanılabilir. Filtre pompaları ve çözelti için kullanılan ekipmanların malzemeleri paslanmaz çelik, cam, kauçuk veya plastik astarlı çelik ya da PVC olmalıdır.

Sülfat Banyosundan Parlak Kaplama Elde Edilmesi:

Size reçetesini vermiş olduğum orijinal banyo çok güzel görünümlü, ince taneli bakır kaplamanızı sağlayacaktır. Kısmen bunun nedeni, çözelti içinde bulunan aluminyum sülfatın bakır sülfat iyonlaşmasını bastırması, yani normal durumdan daha hızlı bir şekilde “çekirdek” bakır kristallerinin toplanması için uygun şartları oluşturması, böylece daha düzgün ve ince taneli kaplamanın elde edilmesidir (Bkz. Metal kaplama nasıl meydana gelir, Ders 2).

Patentli parlatıcı maddeler (katkılar) kullanılarak, asitli bakır banyolarından çok parlak bakır kaplama yüzeyleri elde etmek mümkün olur. Ben size patentli ürünleri öneririm, ama istiyorsanız kendiniz de imal edebilirsiniz. Tablo 3’ te verilen maddeleri kullanarak çok düzgün parlak ve yarı parlak kaplamalar elde edebilirsiniz.

Tablo 3. Asitli Bakır Kaplama İçin Patentli Olmayan Bazı Parlatıcılar

Malzeme Derişim (gr/lt)
Fenolsulfonik asit 1 gr/lt
Hayvan Derisi Tutkalı 5 mg/lt
Melas (Şeker tortusu) 2,5 ml/lt
Tiyoüre 1 gr/lt
Tiyoüre 1 gr/lt


Yukarıda söz edilen maddelerin hepsini birarada kullanmayın. Bu kaplama banyosunun bozulmasına yol açacaktır. Önceden anlatmış olduğumuz banyoda bunlardan sadece birini kullanın. Az sonra verilecek 3 banyonun reçetelerinden de görebileceğiniz üzere, bazen bunlardan ikisini birleştirerek kullanabilirsiniz.


Philips Parlak Banyosu

Bileşen Derişim (gr/lt)
Bakır sülfat (CuSO4 . 5H2O) 202
Sülfürik asit (H2SO4) 30
Tiyoüre (NH2CSNH2) 0,04
Melas 0,75


Beaver Parlak Banyosu #1

Bileşen Derişim (gr/lt)
Bakır sülfat (CuSO4 . 5H2O) 210
Sülfürik asit (H2SO4) 60
Tiyoüre (NH2CSNH2) 0,01
Dekstrin (C6H10O5)x 0,01
Hidroklorik asit (HCl) 0,012


Beaver Parlak Banyosu #2

Bileşen Derişim (gr/lt)
Bakır sülfat (CuSO4 . 5H2O) 225
Sülfürik asit (H2SO4) 40
Hidroklorik asit (HCl) 0,015
Asetile tiyoüre 0,06
Dietilamin 0,03


Çalışma Bilgileri – Parlak Bakır Banyoları

Katot Akım Yoğunluğu: 1,94 – 8,07 A/dm². En yüksek parlaklık, 5,4 – 6,4 A/dm² arasında elde edilir.

Karıştırma: Banyo karıştırılmalıdır. Daha önce söz edildiği üzere temiz hava kullanınız. Kuvvetli karıştırma ile daha yüksek akım yoğunlukları kullanılabilir. Tank içindeki tüm çözeltinin bir saatte bir devridaim ederek filtrelenmesi şarttır.
Anotlar: Daha önce de belirtildiği gibi, sıradan asitli bakır banyoları için, %0,004-0,006 arası fosfor içeren fosforlu anotlar (fosfor alaşımlı) en iyi sonucu verirler. Anotlar polipropilen torbaların içine konmalıdır.

Anot-Katot Oranı: 1:1

Sıcaklık: 21- 26,5 °C arası olmalıdır. Eğer 26,5 °C aşılırsa, parlaklık azalır. Bu tip banyolar kaplama çözeltisinin birim hacmi başına daha yüksek akım yoğunluğu taşıdığından dolayı banyonun ısınma eğilimi çok yüksektir (Buradaki joule etkisini demir kaplama konusunu işlerken detaylı olarak inceleyeceğiz). Bunun yüzden, banyonun karıştırılması için kullanılan havanın önceden soğutulması oldukça iyi bir fikirdir. İyi bir düzenleme ile, bu banyo sıcaklığının 21 °C de sabit kalmasına yardımcı olacaktır. Böyle bir düzenleme yapmadan önce, hesapların sağlıklı yapılması gereklidir. Çünkü böyle bir düzenleme oldukça pahalıya mal olmaktadır. Buna alternatif soğutma eşanjörü kullanılmasıdır.

Kontrol: Düzenli olarak bakır ve sülfürik asit testleri yapınız. (Burada hidrometre kullanılamamaktadır). Nikel kaplamada konusu işlenirken anlatılmış olan gümüş nitrat testini kullanarak klorür testi yapınız.

Bakım : Parlatıcılar, kullanıldığı süreç içinde emilim, süzüntü ve parçalanma gibi mekanizmalarla tükenir. Buna göre, düzgün bir tazeleme programı uygulanmalıdır. Beaver’ın 2. Banyosu için aşağıda belirtilen yenileme (tazeleme) programı bir örnek teşkil edebilir. Her bir litre çözelti için 3 – 5 amper-saatlik çalışma periyodundan sonra banyoya 0,03 gr/lt “asetile tiyoüre” ilave edilir. Dietilamin’i düşünecek olursak, her 1 litre başına çalışılan her 6 – 10 amper saat için, 0,03 gr/lt yeni parlatıcı ekleyin.


ÖRNEK 3: Eğer tankınızda 3.000 litre kaplama çözeltisi var ve 12.000 amper-saat geçmiş ise; bu çözeltinin her litresinden 12.000/3.000= 4 amper-saat geçtiği anlamına gelir.
Bu banyoya, 0,03 x 3.000 = 90 gr “asetile tiyoüre” eklenmelidir.


Parlatıcılar, her bir litre çözelti için, 60-80 amper saat geçtikten sonra ayrışırlar. Örneğin, 180.000 amper saat çalışmış, 3.000 litrelik bir tank için, kaplama çözeltisinin her litresi için 2 ml hidrojen peroksit (30 hacim) ilavesi yapılmalıdır (bunu bir işlem tankında yapınız). Çözeltiyi 5-6 saat süresince 50o C’ye ısıtırken, aynı zamanda karıştırın. Daha sonra, her bir litre çözelti için 2gr aktif karbon ilavesi yapın. İyice karıştırın ve çözeltiyi bir kez filtreden geçirip, filtre edilmiş temiz çözeltiyi kaplama tankına geri koyun.

Beaver tipi asit banyoları, oldukça parlak, düzgün yüzeyli kaplamalar verdiği ve iyi bir mikro dağılmaya sahip olduğu için hayli yaygındır. Örneğin; basınçlı döküm (kalıp-döküm) yöntemi ile üretilmiş parçalar üzerindeki küçük gözeneklerinin doldurulmasında, parlatılmış çelik malzemelerin üzerlerindeki çiziklerin tamirinde son derece etkili bir kaplama tekniğidir.

Bu banyoda az bir miktarda klorür kullanılması, kaplamanın daha düzgün olmasına katkıda bulunurken, banyo içindeki kirliliklerin etkisini de azaltmaktadır. Bu tip bir banyo ile çalışmayı düşünüyorsanız, eğer klorür miktarı çok aşağılara düşerse, yüksek akım şiddeti olan bölgelerde, kaplamanın kararacağını aklınızdan çıkarmayın. Diğer belirtiler parlaklığın kaybolması ve malzeme üzerinde çift renkli (mat ve parlak) bölgelerin oluşmasıdır. Eğer, banyodaki klorür miktarı çok azalırsa, fazladan parlatıcı ilave edilmesinin tam parlaklığın tekrar elde edilmesi için bir yararı olmayacaktır. Diğer taraftan, eğer klorür iyonları gerekenden çok fazla ise, parlak kaplama yapılabilecek aralık ufalacak ve yapılacak kaplama daha sert olacaktır.

Diğer Asitli Bakır Banyoları:

Çeşitli türlerde asitli bakır kaplama banyoları mevcuttur. Fakat, sülfat banyolarının yanı sıra, en yaygın kullanılan asit banyosu “fluoborat” banyosudur. Öteki tiptekilerin zayıf kalitesiz kaplamalar üretmelerinin ötesinde, bu iki tip banyonun en önemli üstünlükleri iyi sonuç elde etmeleri ve kolay kontrol edilebilmelidir.Fluoborat banyosuna “elektrikle şekil vermede” ihtiyaç duyulduğu gibi, büyük çaplı kaplamalar için iyi bir yöntemdir. Banyo içinde çok ufak polarizasyon olacağından, yüksek akım yoğunluğu uygulanabilir ve sülfat banyosuna göre sabit değeri korumak daha kolaydır. Bazen, kirlenmiş banyolardan elde edilen kaplama yüzeyinin parlatılması oldukça zor olur. “Elektronik devre plakalarının delik içlerinin kaplanmasında bu reçeteyi kullanmayın. Çünkü burada çok iyi dağılma gücüne ihtiyaç vardır.


Fluoboratlı Bakır Banyosu

Bileşen Derişim (gr/lt)
Bakır fluoborat (Cu (BF4)2) 225
Çalışma Parametreleri Önerilen Değerler
pH (fluoborik asit ile ayarlanır) 1,2 (0,8 – 1,4)
Sıcaklık 18,5 – 49 °C
Katot Akım Yoğunluğu 8,1 – 13,5 A/dm²
Tank Gerilimi 3 – 5 Volt
Anot Katot Oranı 1:1

Karıştırma: Bakır sülfat banyosundaki gibidir. Hiç kullanılmayabilir, hava ile veya mekanik olarak yapılabilir.

Filtreleme: Bakır sülfat banyosunda tavsiye edildiği gibidir. Sadece, selülozik filtrelere izin verilir. Anot torbaları için sadece Dynel veya polipropilen kumaşlar kullanın. Fluoborik asit, naylon, kanvas (çadır bezi) ve fiberglas gibi maddelere zarar verir (deler).

Tanklar: Seramik veya cam tanklar, tabu (yasak) olarak değerlendirilmelidir. Çünkü florür iyonları bunlara zarar verirler (fluoborat iyonu, florür ve borat iyonlarına ayrışır). Kauçuk astarlı çelik, PVC ya da teflon veya polipropilen astarlı tanklar kullanın.
Isıtma: Karbate ısı eşanjörleri veya ısıtma-soğutma bobinleri en iyileridir. Teflon kaplı olanlar daha iyi olmakla birlikte çok daha pahalıdırlar! Evet, belki soğutmaya ihtiyaç duyulabilir. Bu konuda daha sonra ayrıntılı bilgi verilecektir.
Parlatıcılar: Bakır sülfat banyoları için tavsiye edilen miktardaki melas ile bir miktar düzgün yüzey elde edilebilir. Bir litre çözelti içine 0,05 – 0,10 gr asetil tiyoüre katılması ile etkili parlatma elde edilebilir. Çok dikkat edilmesi gereken nokta, aşırı miktarda ilave kaçınılmasıdır. Emin olmak için, az miktarda, ilave yapın ve daha sonra bunu kontrollü olarak arttırın. Bunun tersi bir hareketin geriye dönüşü zordur.

Asit Tipi Banyolar İçin Genel Çalışma Prensipleri

Bakır sülfat banyolarının (ve aksi belirtilmedikçe fluoborat banyolarının) çalıştırılmasında aşağıda belirtilen prensipler size yardımcı olacaktır. Aşağıda bahsedilenleri “kaplama banyoları kontrolü” dersinden iyi biliyorsunuz, fakat burada bazı ek bilgilerle birlikte tekrar edilmektedir.

Kaplamanın daha şekillendirilebilir (yumuşak) olmasını istiyorsanız:

1- Akım yoğunluğunu düşürün (genellikle en etkili yoldur).
2- Banyo sıcaklığını arttırın.
3- Asit konsantrasyonunu düşürün.
4- Bakır konsantrasyonunu arttırın.

Daha sert ve düzgün kaplama yüzeyi elde etmek istiyorsanız:

1- Akım şiddetini arttırın.
2- Banyo sıcaklığını düşürün.
3- Asit derişimini arttırın.
4- Bakır derişimini düşürün.
5- Parlatıcı ilavesi yapın.

Bakır sülfat banyolarının çalıştırılmasında bakır sülfat oranı belli bir ivme ile artarken, sülfürik asit içeriğinin düştüğü çok sık gözlemlenen bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Bunu nedeni; bakırın bir miktarı “+1 değerlikli bakır” halinde çözünürken, bir miktarı da asit ile kimyasal etkileşim sonucu çözünmektedir. Rakamlarla konuşmak gerekirse, anot verimi %104 iken, katot verimi %100 olarak ölçülmektedir ki bu, çözeltiden aldığınızdan daha fazla miktarda bakırı ilave ettiğinizin bir kanıtıdır. Bu, tasarruf hesapları için iyi bir fikirdir, fakat kaplama banyoları için iyi bir fikir değildir. Gelen fazladan bakır serbest asit ile birleşerek daha fazla miktarda bakır sülfat oluşumuna yol açar. Normalde eğer bu çalışmada kayda değer bir süzüntü kaybı süreci varsa, bakır sülfat seviyesi sabitliğini korurken asit miktarı düşecektir. Fakat metal tasarrufu sağlamak ve çevre kirliliğinin azaltılması söz konusu olduğunda, kayıplar aza indirilmelidir. Böyle olduğunda, banyodaki bakır derişimi artarken, asit içeriği düşecektir. Bu nedenden dolayı, çözeltinin kontrolü bölümünde anlatıldığı gibi bu iki faktör, zaman zaman kontrol edilmelidir. Yoksa aşırı polarizasyon ve kötü kaplama yüzeyi elde edilir. (Pürüzlü yüzey) Asit miktarının düşme eğiliminde olması sorununun üstesinden birkaç yöntemle gelebilirsiniz.

1- Kullanım Harici Zamanlarda, Anot Banyonun İçinden Çıkartabilirsiniz. Zaman ve efor harcanması gereken bir iş olduğundan baş belası bir eylem olarak düşünülür. Bazı durumlarda ise, örneğin; altın ve gümüş kaplama işleri düşünülürse, altın ve gümüş anotların banyo içinden çıkartılması doğru bir hareket olmasının yanı sıra, hırsızlar tarafından çalınmasının engellenmesi açısından da zorunlu bir harekettir.

2- Şekil 2’de gösterildiği gibi, birkaç çözünmeyen kurşun anodu bakır anotların arasına koyabilirsiniz. (Bu püf noktası çözelti içinde kurşun çözüleceğinden dolayı, fluoborat çözeltiler için geçerli değildir. Sadece karbon anotlar kullanılabilir ve karbon taneciklerinin banyodan uzaklaştırılması için, ince dokulu dynel veya polipropilen torbalar içinde torbalanmalıdır). Çözünmeyen kurşun bir anotta sülfürik asit tekrar oluşmaktadır (Niçin?) ve bakır ile kurşun anotların akıllıca bir arada kullanılması ile asit miktarı uzunca bir süre olması gereken seviyeyi korumaktadır. Bu iş bir miktar deneyim gerektirmektedir. Kurşun yüzeyi için öngörülen doğru miktar, 24 saat içinde tank içine giren iş miktarına göre değişkenlik göstermektedir. (Bu bağlamda, devreye bağlanan amper-saat metre oldukça yardımcı olacaktır.)

Kurşun anotların kullanımı, kolayca üstesinden gelinebilecek bazı zorluklara neden olacaktır. Bunlardan biri kurşun anotlarda oksijen açığa çıkmasıdır (Niçin?) ve bu durum, ince asit püskürmesine yol açar. Bu problem Şekil 2’de gösterildiği gibi kurşun anotların torbalanması ile halledilir. İkinci problem ise; Anot-katot aralığındaki yüksek elektriksel dirençten dolayı, seyrekte olsa, kurşun anodun karşısına denk gelen bölgede, düzgün olmayan bakır kaplama görüntüsünün oluşmasıdır. Bu problemin üstesinden gelmek için, kurşun anoda daha yüksek potansiyel uygulanır. Şansımıza, genelde böyle bir işlem gerekmez (Bu gibi durumlar için, 10.Ders’te daha fazla bilgi mevcuttur.) Çalışılmayan durumlarda, kurşun anotlar ya banyodan dışarı çıkarılır veya kauçuk içinde dinlendirilmeye bırakılır (Niçin?)

3- Tersinir Elektrot Sistemi Kullanabilirsiniz. Banyoyu dengede tutmak için, belki en iyi düzenleme; katot çubuğuna birkaç taklit kurşun elektrot asmak ve küçük ters potansiyel uygulamaktır. Bu banyo kullanım dışı iken (örneğin gece vakti) uygulanır. Bu, Şekil 2’de gösterildiği gibi çok basit bir devre düzenlemesi ile sağlanır. Bakır katotların, çözünmesini engellemek için uygulanacak potansiyelin miktarı deneme yanılma metodu ile bulunur. Bu yöntem, banyonun asit ve bakır içeriklerinin doğru düzgün kontrolünü sağlar. Eğer arzu edilirse, tüm sistem otomatik hale getirilebilir. Yani, banyo içinde kaplama işleri olmadığı zamanlarda akım terse döner (tersinir) ve çok küçük miktardaki bakır, katot üzerine tekrar kaplanır ve kurşun anot üzerinde sülfürik asit tekrar açığa çıkar. Bu olay arzu edildiği sürece banyoyu dengede tutmaya yarar. Asit buharının engellenmesi için kurşun anotlar torbalanmalıdır.
Yukarıda söz edilen 2. yöntemle çalışmak için her 8 bakır anot için bir kurşun anot kullanmayı deneyiniz. Bu denemeyi 1 hafta sürdürdükten sonra, asit miktarının azalıp azalmadığını, varsa ne kadar olduğunu not alınız. Eğer bir kurşun anot kullanıldığında asit miktarı azalıyorsa, başka bir kurşun anot ilavesi yapınız ve doğru kombinasyonu bulana kadar testi devam ettiriniz.

Yukarıda söz edilen benzer bir deneme ile, 3. yöntem için de doğru şartlara ulaşılabilir. Hatta kullanılacak 1 veya 2 taklit elektrotla ters yöndeki gerilim ayarlanır. Böylece küçük miktarda akım oluşacaktır (Kaplamada kullanılanın ortalama akım miktarının 1/100 ile 1/50’ si oranında). Birkaç gün sonra banyodaki asit miktarını kontrol edin. Eğer sabit olduğunu görürseniz doğru miktarda ters potansiyel kullanıyorsunuz demektir. Eğer asit miktarı düşük çıkarsa ters potansiyel miktarını biraz arttırın ve denemeyi tekrarlayın. Bu deneme yanılmalarla banyonun doğru çalışma kombinasyonuna çabukça ulaşacaksınız. Bu tip çalışma, sülfürik asit ilaveleri açısından zaman, para ve işçilik açısından büyük tasarrufu da beraberinde getirecektir.

Asit Banyolarının Çalıştırılması:

Genelde, asitli bakır banyolarının işletilmesi, eğer metal içeriğini, asitlik derecesini ve çalışma şartlarını sabit tutarsanız oldukça basittir, düzeneğin kendi kendine kararlı şekilde çalıştığını göreceksiniz. Gözardı edilmemesi gereken en önemli şey, kirletici olarak adlandırılan istenmeyen maddelerdir, bunlar organik veya inorganik olabilirler. Genelde en büyük sorunu çıkaranlar organik olanlardır.

Burada önemli bir özdeyişten bahsetmeliyiz: “Az harcayarak önlemek, çok harcayarak tamir etmekten daha iyidir.” Buna göre aşağıdaki önlemleri dikkate alınız.

1- Eğer iletken olmayan (yalıtkan) malzemeler kaplıyorsanız malzemelerin organik çözücülerden arındırılmış olduğuna dikkat edin. Örneğin; bebek ayakkabıları kaplanmadan önce çok iyi kurutulmalıdır. Tüm lak ve yüzey işlem kimyasallarını kontrol edin. Bazıları kirletici maddeler içerirler. Eğer malzemeler gümüş ile kaplanacaksa, kaplama banyosu içine girecek olan katodun “yüklü” olduğuna (üzerinden akım geçtiğine) emin olun.
2- Tankın içine metal cisimler düşürmekten sakının.
3- Hiçbir zaman kaplama tankı içine aktif karbon kömürü ilavesi yapmayın. Aktif karbonun dipte kalan artıklarının kaplama tankı içinden uzaklaştırılması zordur. Bu parçacıklar kaplama yüzeyinin pürüzlü olmasına neden olurlar. Eğer çözeltiye karbon filtreleme işlemi uygulanmak istenirse ayrı bir işlem tankı kullanılmalıdır. İşlem başlamadan önce filtrenin en uygun şekilde “kalıp yapıldığına” emin olun.
4- Su kaynağınızı kontrol edin. Kaplama işi ile uğraşanların çoğu kaplama banyosu ve durulama için tamamen iyonlaşmamış su kullanılırlar. Başlangıçta ne kadar az su bulunursa, o kadar az problemle karşılaşılır.
Her şeyi çok düzgün bir şekilde hazırlarsanız bile çeyrekte olsa sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle size Hata Giderme Şeması sunulmuştur. Fakat uzun yıllara dayanan tecrübeye göre söylemem gerekirse operatör dikkatsiz veya basiretsizce davranırsa sorunlar ortaya çıkmaya başlar.


Bakır Sülfat Banyosunda Hata Giderme


Belirti/Problem

Bakır kaplamanın yüzeyinde kabartılı çizgili görüntü oluşması. Çizgiler hemen hemen dikine ilerliyor. Not: Bu durum yalıtkan malzemelerin bakır banyosunda metalize edilmesi sırasında sıklıkla gözlemlenir.
Muhtemel Sebep
1. Çözeltide istenmeyen organik kirleticilerin bulunması
2. Aşırı miktarda gümüş veya demir bulunması
Çözüm
Eğer organik kirleticiler bulunuyorsa çözeltiyi aktif karbondan geçirerek filtre edin. Filtre pompasını biraz su ilave edilmiş karbon çamuru (2,27 kg) ile sıvayın. Bu karışımda, “selit” filtre aparatı da bulunmalıdır. Fluoborat çözeltilerde, “selit” kullanmayınız. Bunun yerine “selüloz” filtre aparatı kullanınız. Bahsedilen miktar 380 litre çözeltinin işlenmesi için yeterlidir. Eğer filtre pompanız ve işlem tankınız yoksa, alternatif olarak çözeltinizin 1/3’ ünü atın. Bu en son çözümdür ve bana hiç de çevreci bir yaklaşım olarak gelmemektedir. Eğer soruna yol açan gümüş ise, gümüş içeriği azalana kadar gece boyunca 0,54 A/dm² de taklit katoda bakır kaplayın. Taklit katotları daha sonradan anot alarak kullanmayın (Bunun düşüncesizce çalışan bazı personelce yapıldığına şahit oldum). Eğer, probleme neden olan demir ise “düşük katot verimi bölümünde söz edilen çözümü yöntemleri geçerlidir”.

Belirti/Problem

Bakır kaplama rengi koyu, yüzeyi damarlı ve düzensiz görünümlü.
Muhtemel Sebep
Organik kirleticiler mevcut.
Çözüm
Çözeltiyi yukarıda bahsedildiği gibi aktif karbondan geçirerek filtre edin. Lütfen, dışarıya atık olarak atmayın. Eğer çözeltide küf oluşumu gözleniyorsa, ki bu nedenlerin başında gelir, her 380 litre çözelti için 475 ml konsantre hidrojen peroksit ilavesi yapın, düzgünce karıştırın ve en az 2 saat süresince 60 °C’ye veya üstüne ısıtın.

Bakır Sülfat Banyolarında Hata Giderme (devamı)


Belirti/Problem

Bakır kaplama sert ve kırılgan.
Muhtemel Sebep
1- Organik maddelerden dolayı olabilir.
2- Çok düşük miktardaki metal içeriği
3- Çok fazla miktarda asit
4- Sıcaklık çok düşük
5- Akım yoğunluğu çok yüksek
Çözüm
Eğer organik maddeler bulunuyorsa, daha önce belirtilen yöntemle problem giderilmelidir. Eğer sebep düşük metal miktarı ise bakır sülfat veya fluoborat miktarını arttırın. Eğer neden yüksek asit içeriği ise bakır karbonat ilavesi yaparak asit miktarını düşürün. 50 gram bakır karbonat yaklaşık olarak 25 gram kadar sülfürik asidi çözeltiden uzaklaştırır. Bu banyonun bakır içeriğini ne kadar arttırır? Bu hesabı kendi başınıza yapın. Bu hoşunuza gitmeyebilir fakat şu ana kadar pek çok şey öğrendiniz; eğer sıcaklık 21 °C ’den daha düşük ise çözelti içine bir ısıtıcı daldırarak sıcaklığı en az 24 °C’ye çıkartınız. Eğer akım yoğunluğu çok yüksek ise düşürün.

Belirti/Problem

Düşük katot verimi
Pürüzlü kaplamalar
Muhtemel Sebep
Aşırı miktarda demir veya nikel içeriği
Çözüm
Bakır karbonat ve suyun karıştırılması ile elde ettiğiniz sulu bakır karbonat harcını çözeltiye ekleyerek çözeltinin pH değerini 5,0’a yükseltin (pH kağıdı kullanın). Şimdi çözeltinin içinden birkaç saat süresince temiz hava üfleyin ve banyoyu bir filtreden geçirerek hidroksit olarak çökelmiş nikel veya demirden arındırın. Sülfürik asit ilavesi yaparak, uygun asitlik derecesini koruyun. Çünkü bu çözelti bakır karbonat ile nötralize olmaktadır. Çok zorda kalırsanız uzaklaştırma (arıtma) işlemi yapılabilir, fakat bu tavsiye edilen bir yöntem değildir!

Bakır Sülfat Banyolarında Hata Giderme (Devamı)


Belirti/Problem

Bakır kaplamanın yüzeyi dallanmış yapıda
Muhtemel Sebep
1- Banyoda çok yüksek miktarda klorür içeriği var.
2- Parlatıcı miktarı yetersiz.
Çözüm
Eğer klörür miktarı yükselir ise; az miktarda çözünmüş gümüş sülfat ilavesi yaparak, klorürün çökelmesini sağlayın. 23 gram gümüş sülfat, 10 gram “+2 değerli bakır” klorürü uzaklaştırır. Gümüş işleminden sonra, çökelmiş gümüş klorürü uzaklaştırmak için, çözeltiyi “selit” filtresi ile filtre edin (sadece gümüş işlemini kullanamadığınız zaman uzaklaştırma işlemini kullanın). Eğer banyoyu hazırlarken düşük klorür içerikli su kullanır ve banyoya giren tüm kimyasalların klorür içeriğini kontrol altında tutarsanız bu sorunla çok nadir karşılaşırsınız. Eğer parlatıcı az ise parlatıcı ilavesi yapın. Çökelen gümüş klorürü, rafine edilmesi için saklayın.

Belirti/Problem

Bakır kaplamalar pürüzlü ve/veya kırılgan
Muhtemel Sebep
1- Banyo içinde yabancı parçacıkların bulunması
2- Aşırı akım kullanılması
3- Arsenik veya antimon varlığı
Çözüm
Eğer mümkünse banyoyu filtreden geçirin. Anotları vinyon veya dynel torbalar ile torbalayın. Gerekirse karıştırma şiddetini düşürün. Kullanım harici zamanlarda tankın üzerini kapalı tutun. Akım şiddetini düşürün. Düşük kalite anotlardan banyoya arsenik veya antimon karışır. Eğer mümkünse düşük kalite anotları değiştirin. 1,08 A/dm² akım yoğunluğunda, arsenik ve antimon elementleri (dalgalı yüzeyli) taklit katotlar üzerine kaplanarak giderilebilirler. Banyo içine çok az miktarda jelatin ilavesi yapılırsa da bu iki metalin kaplanması azaltılmış olur. (Tavsiye edilen miktarlar için parlak bakır kaplama bölümüne bakınız.)
Şüphesiz, sizin de gördüğünüz gibi, pek çok sorunun kaynağı, büyük oranda organik bazlı kirlenmelerdir. Bir kez daha, canınızı sıkma riskini göze alarak belirtmeliyim ki, Az harcayarak önlemek, çok harcayarak tamir etmekten daha iyidir.” özdeyişi ışığında, sorunlardan uzak olmak için mümkün olan her çaba harcanmalıdır.
Bakır Sülfat Çözeltisinin Kontrolü
Kontrol edilmesi gereken iki bileşen, metalik bakır miktarı ve sülfürik asit konsantrasyonudur.
Bakır İçeriği

Çözeltinin kontrolü için en kolay yöntem bir “hidrometre” kullanmak ve yapılacak basit bir kimyasal testtir.
Bome hidrometresini çözeltiye daldırın. Hidrometre, çözelti içinde durağan (kararlı) şekilde yüzer duruma geldiğinde, çözelti seviyesinin hidrometre üzerindeki göstergeyle kesiştiği yeri okuyun (şekilde gösterilmiştir). Aşağıdaki tabloyu kullanarak, okunan bu rakamdan toplam asit miktarını ve bakır sülfat miktarını öğrenebilirsiniz.
Hidrometre testi, bakır ve asit miktarını birlikte vermektedir. Bu nedenle, iki değerin birbirinden ayrılması için ilaveten bir asit miktarı testi yapmak gereklidir. Bu testin nasıl yapıldığını, bakır için bir standart volumetrik analiz metodu verdikten sonra anlatacağız.

Standart Bakır Metodu

Bu analizi yapmaya çalışmadan önce, 5.Ders’e tekrar bakınız. Volumetrik analizin prensiplerini ve “titre etme”, “normalite” vb. tabirleri anladığınızdan emin olunuz. Bu sizin yapacağınız ilk analiz uygulaması olacağından, konuyu anladığınızdan emin olmak için, gerekenden biraz daha fazla zaman harcayarak konu üzerinde duracağım. Sonraki analizlerde açıklamalarım daha kısa olacaktır. Ayrıca aklınızdan çıkarmayın ki, titrasyon veya indikatör çözeltisi hazırlamak istemiyorsanız, bunlar herhangi bir kimyasal malzeme satıcısından da temin edilebilir (istediğiniz kuvvet ve normalitede).

1- Pipet ile banyodan 5 mililitre numune alın (banyonun tümünü temsil etmesi için, numune almadan önce banyo karıştırılmalıdır.) ve bunu 250 ml.lik erlene koyun.

2- Çözeltinin rengi koyu maviye dönüşene kadar konsantre amonyum hidroksit (NH4OH) ilavesi yapın. Fazla amonyağı uzaklaştırmak için, 15 dakika kaynatın.

3- 5 mililitre derişik (konsantre) asetik asit ve 2 gr. amonyum biflorür ilavesi yapın (eğer mevcutsa, ki normalde mevcuttur, bu karışım kompleks demir için ilave edilmiştir.)

4- Çözeltiyi oda sıcaklığına kadar soğutun ve şimdi, 30 miligram (%10luk) potasyum iyodür çözeltisi ilavesi yapın.

5- Çözeltinin rengi açılana kadar (kahverengiden sarıya döner), standart 0,1 N sodyum tiyosülfat çözeltisi ile titre edin.

6- %1’lik nişasta indikatör çözeltisinden 3 ml ilave edin. (Az bir miktar su içinde, 1 gr nişasta ile macun hazırlayın. 100 ml olana kadar kaynar su ilavesi yapın).

7- Koyu mavi renk, gri beyaza dönene ve en az 1 dakika bu şekilde kalana kadar “tiyosülfat” ile titre etmeye devam edin. Bu, son noktadır.

Hesaplamalar: 1 ml 0,1 N tiyosülfat = 0,00636 gram bakır. Kendiniz hazırlamışsanız ve normalitesi 0,1 N değilse, veya normalitesi değişirse, bunu şöyle düzeltebilirsiniz: Varsayalım ki, normalite 0,1 değilde, 0,12 olsun. Öyleyse bakır eşdeğeri, 0,00636 x (0,12/0,10) = 0,00763 gr. olacaktır. Buna göre, kullandığınız 5 ml.lik numunede, toplam, gram biriminde bakır olacaktır (ml cinsinden kullanılan tiyosülfat x bakır eşdeğer). Varsayalım ki, 20 ml tiyosülfat kullanıldı; elinizde 5 ml numune varsa, elde 20 x 0,00763= 0,153 gr bakır var demektir.

Öyleyse, mesela 1000 ml. tiyosülfat harcanmışsa 200 kat daha fazla, yani 30,6 gr/litre (her 1 litrede 30,6 gram) bakır var demektir. Bu değerleri, ons/galon birimine çevirmeniz gerekirse, 0,134 ile çarparak sonucu 4,07 ons/galon biriminde de elde edebilirsiniz. Sonucu ons bakır sülfat (susuz) / galon cinsinden hesaplamak isterseniz, susuz bakır sülfatın %39,9’u bakır olduğundan dolayı (bunu kendiniz hesaplayın ve görün!) bütün yapmanız gereken 4,07 yi 0,399’a bölmektir. Çıkan sonuç, 10,2 ons /galon bakır sülfat’a eşit olacaktır.

Eğer her zaman, 5 ml numune alır ve sonucu, bakır sülfat cinsinden ons/galon (=oz/gal) birimi ile elde etmeye karar verirseniz, aşağıda belirtildiği gibi, hesaplamaları oldukça basitleştirebilirsiniz.

Bakır sülfatı (susuz), gram/litre biriminden elde etmek için:

(1,272 / 0,399) x … [mililitre] tiyosülfat = … [gr/litre] CuSO4

veya

3,18 x … [ml] tiyosülfat = … [oz/gal] CuSO4

yukarıdaki hesaplamalar, 0,1 Normal tiyosülfat baz alınarak yapılmıştır. Eğer daha farklı normalite değerleri ile hesap yapmak isterseniz, size daha önce gösterdiğim gibi, hesaplarda düzeltme yapmalısınız. Farklı bir normalite değeri için hesaplamaları yapmak istersek, formülü aşağıdaki gibi tekrar yazmalıyız.

3,18 x tiyosülfat [ml] x (yeni normalite / 0,1)= CuSO4 [gr/lt]


Örnek #4: Titrasyon işlemi tamamlanana kadar 15 ml 0,11 N tiyosülfat kullanılmıştır. Ne kadar susuz bakır sülfat vardır?

Cevap: 3,18 x 15 x (0,11/0,10) = 52,5 gram/litre



Kendi çözeltilerinizi nasıl standart hale getirebileceğinizi gösteren bir kılavuza (talimatlara) ihtiyaç duyarsanız, bunları 5. Ders’in sonunda bulunan referans listesinden edinebilirsiniz.
Şimdi, kısaca asit titrasyonu konusuna değinerek, biraz daha ilerleyelim.

Çözeltinin Asit İçeriği

Yöntem: Banyo normal çalışma seviyesinde iken, banyodan numune alarak küçük bir şişeye koyun. Bir pipet aracılığı ile, bu şişedeki çözeltiden 10ml. numune alın.

1- 10 ml numuneyi, 500 ml hacmindeki erlene koyun.

2- Üzerine 100 ml su koyun ve 3 damla metil oranj (turuncu) indikatörü damlatın.

3- 50 ml.lik büretten yavaşça 1 Normal sodyum hidroksit (NaOH) ilave edin. Bu işlem, çözeltinin rengi turuncu-mor renkten, pembe-kehribar rengine dönüşene kadar devam ettirilmelidir. Bu bitim noktasıdır.

Hesaplama: … [ml] NaOH x 0,657 = … [oz/gal] sülfürik asit miktarını, “ons/galon” birimi cinsinden elde etmemizi sağlar. (Eğer, gr/litre biriminden sonuç elde etmek istersek, katsayı kaç olmalıdır?)

Bakır analizi için; hidrometre’den okunan değeri kullanmak için, bütün yapmanız gereken şey, okunan hidrometre değerini ons/galon biriminde bulunan, toplam bakır sülfat ve sülfürik asit’e çevirmek ve değerden, asit titrasyonu ile elde edilen, ons/galon birimi cinsinden hesaplanan asit miktarını çıkartmaktır.


Örnek #5: Hidrometreden 17,0 Bome değeri okunmuştur. Tablo 4’den asit + bakır sülfat miktarının 29,8 ons/galon (29,8 x 7,49 = 223,2 gr/lt) olduğu bulunur. Asit titrasyonu sonucu 6,5 ons/galon (6,5 x 7,49 = ) sonucu çıkmıştır. Bu elimizde, 29,8 – 6,5 = 23,3 ons/galon (23,3 x 7,49 = 174,5 gr/lt) bakır sülfat var demektir.


Not: Banyo eskidikçe ve kirlilik oranı arttıkça hidrometre metodu ile yapılan ölçümler hassasiyetini kaybeder. (Niçin?) Böyle bir şeyden şüphelenilmesi durumunda, bakır için “titrasyon” metodunu kullanın.

Fluoborat Banyosunun Kontrolü

Bakır İçeriği : Bakır sülfatta kullanılan metodu kullanınız.

Asit İçeriği:

1- 250 ml’lik behere pipetle 10ml numune koyun.

2- 3 damla keresol kırmızısı indikatör çözeltisi ilave edin.

3- Mor mavi renk, yeşilimsi mavi renge dönene kadar 1 N NaOH ile titre edin. Burası bitim noktasıdır.


Hesaplamalar: ... [ml] 1 N NaOH x 8,78 = … [gr/lt] HBF4

Kabaca bir kontrol için hidrometre kullanılabilir. 37,0 – 39,0° bome okumaları, banyonun doğru değerlerde çalıştığını gösterir.

Yeni Başlayanlar İçin Asitli Bakır Kurulumu:

Eğer kaplama işine yeni başlayan biri iseniz, 3. sayfada belirtilen reçetelere uygun olarak 4 ila 20 litrelik bakır sülfat kaplama banyosu hazırlayarak işe başlayabilirsiniz. Kurulumu Şekil 4’te gösterilmiştir. Ayrıca, 4.Ders’te basit bir temizleme reçetesi verilmiştir. İlave olarak, 45. sayfada verilen reçeteyi kullanarak 3,79 lt.lik siyanürsüz alkali bakır çözeltisini hazırlayın. Tedarikçiler için, bu dersin ve 5. Ders’in sonunda yer alan referanslara başvurabilirsiniz. Şekilde gösterildiği gibi, kuru pillerin birleştirilmesinden oluşturulmuş elektrik kaynağı kullanabileceğiniz gibi, 0-6 volt veya 0-12 voltluk gerilim, en az 5 amperlik akım üretebilecek küçük bir redresör de kullanabilirsiniz. Kurulumu, depo veya garaj gibi bir yerdeki bir masada yapın. Lütfen, tehlikeli maddelerle çalışmakta olduğunuzu akıldan çıkarmayın, bu malzemelerde çalışırken en yüksek seviyede dikkat gösterin. Kimyasal atıklar, şehir kanalizasyonuna veya gelişi güzel toprağa gömülerek bertaraf edilmemelidir.
Deney #1. Çelik bir çiviyi alkali bir temizleyici ile yıkayın ve suyla durulayın. Bakırdan ince bir tel ile bağlanmış halde, çiviyi asitli bakır banyosuna daldırın. Akımı açmadan, birkaç dakikalığına, çiviyi banyo içinde tutun ve banyodan çıkartın. Çelik çiviye ne oldu? Eğer deneyi doğru bir şekilde yaptıysanız, çivi üzerine bakır kaplandığını göreceksiniz. Kaplama yapışkan mı? Tırnağınızla, bunu çıkarmayı deneyin. Genelde, kaplama yapışkan değildir. Eğer çiviyi tekrar banyoya daldırır ve akım uygularsanız, onun bakır ile elektro kaplandığını göreceksiniz, elektro kaplamanın başka türlü yapışmadığını göreceksiniz!
İlk kaplama biçiminde yapışma olmaz, çünkü bu daldırma kaplamasıdır. Her durum için geçerli olduğu gibi eğer temel zayıfsa, tüm yapı zayıf demektir.
Deney #2: Temiz bir çivi veya çelik bant alın ve birkaç dakikalığına özel, yüksek pH değerindeki (sayfa 45) alkalin banyoya daldırın. Daldırma bakır kaplama formu oluşturuyor mu ? (oluşmayacaktır) Akım uygulayın ve çelik bant veya çiviyi, üzeri çok ince bakır kaplanacak kadar bir süre için (30 saniye veya daha az bir süre) banyo içinde tutun. Çiviyi dışarı çıkartın ve duruladıktan sonra, daha fazla bakır kaplanması için asitli bakır banyosuna daldırın. 5 dakika kadar kaplama işini yaptıktan sonra, banyodan çıkartın ve kaplama yüzeyini inceleyin. Kaplamayı çıkarmaya çalışın (çıkmayacaktır).

Deney #3: Küçük bir parça çelik şeridi parlatın, temizleyip durulayın ve ilkönce yüksek pH değerlikli alkali banyosuna (sayfa xx) daldırıp az bir miktar bakır kaplanmasını sağladıktan sonra, durulayın ve asit banyosuna daldırın. Yukarıda söz edilen aynı işlemi pirinç malzemelerden bir şeride uygulayın daha sonra, bakır bir şerit kullanarak, işlemi tekrarlayın. Bakır şerit deneyi için ilk daldırma operasyonu gereksizdir. Çünkü bakır kaplanması olmayacaktır. Direkt olarak asit banyosunda kaplama işlemini yapabilirsiniz. Metalden imal edilmiş cisimler kullanarak, denemeye devam edin.
Alkali Kaplama Banyoları
Alkali bakır kaplama banyoları içinde 2 ana banyo tipi; siyanürlü bakır banyosu ve pirofosfatlı bakır banyosudur.
UYARI: Siyanür içermeyen banyolarla deneyim kazanana kadar siyanürlü banyolarda çalışmayınız! Aşağıda siyanür içeren malzemelerle çalışma konusunu içeren bölümü, siyanürlü bileşiklerle çalışmadan önce mutlaka okuyunuz.
Yüzeyişlemleri.com dan alıntır

4 yorum :

  1. Sayın blog yöneticisi makaleleriniz çok başarılı ve etkileyici olduğundan dolayı ekibimiz Parsel bacası olarak sitenizin takipçisiyiz.

    YanıtlayınSil
  2. Çok açıklayıcı ve detaylı. Mükemmel bir çalışma olmuş. Allah cc razı olsun. Hazırlayanların aklına sağlık. Gerçekten konunun içinde adeta kayboldum. Çalışmalarınızda artan başarılar dilerim.

    YanıtlayınSil
  3. TEBR,K EDERİM HARİKA VE AYRINTILI YAZMIŞSINIZ. ÇOK İSTİFADEETTİM.ALLAH RAZI OLSUN

    YanıtlayınSil
  4. Alüminyum üzeri bakır kaplama ile ilgili tecrübe ve bilgisi olan varsa yardımcı olabilir i

    YanıtlayınSil